Yavru horozların acı sonu | YAŞAM | DW | 21.09.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Yavru horozların acı sonu

Horozlar ekonomi için tavuklar kadar değerli görülmüyor. Bu yüzden yavru horozların büyük bölümü ya kıyma makinesinde ya da gazla boğularak itlaf ediliyor.

En son ne zaman yumurta yediniz? Kahvaltıda mı? Şurası kesin ki, yumurtasız hayat tasavvur etmek artık mümkün değil. Katı, sulu, omlet, sahanda, bin bir çeşidi pişirilebilen yumurta aynı zamanda tatlı, kek ya da makarnaya da malzeme olabiliyor. Tabii, bu kadar yumurta ancak tavuk ordularından alınabilir. Malum, sadece tavuk yumurtlayabilir. Tavuk çiftliklerinde de sadece dişi hayvanlar bulunur. Peki ya yavru horozların akıbetini hiç merak ettiniz mi?

Yumurtlayamamak horozun sonu oluyor. Kuluçka makinelerinden çıkan civcivler tecrübeli ellerde kontrol edilip cinsiyetleri belirlendikten sonra dişiler daha bir günlükken ayrılıp karton kutulara yerleştirilir, ilerde bol yumurta vermek üzere çiftliklere gönderilir. Sürekli banda konan erkek civcivler derhal imha edilir.

Alman Hayvan Koruma Birliği sözcüsü Marius Tünte, “Besicilikte sağlanan ilerleme sayesinde tavuklar eti ya da yumurtası için semirtilir. Yumurta tavuklarının erkek civcivi ekonomik bakımdan makbul değildir. Ne etinden yararlanılabilir ne de yumurtasından. Bu nedenle erkek civcivler itlaf edilir” diyor.

Marius Tünte bunun bütün dünyada böyle olduğunu ve her yıl Almanya'da 40 milyon, dünya genelinde ise 2,5 milyar civcivin yumurtadan çıktıktan hemen sonra öldürüldüğünü söylüyor. Tünte telef etmede iki ayrı yönteme başvurulduğunu anlatan Tünte, “Civcivler ya bant üzerinden dev kıyma makinelerine aktarılıp parçalanır ya da karbondioksit gazıyla boğulur” açıklamasını yapıyor.

Bazıları yem oluyor

Ölü civcivler hayvan yemi haline getirilir, bir kısmı ise yakılır. Gazla boğulan civcivlerin bir bölümü de yırtıcı kuş yemi olarak hayvanat bahçelerine satılır.

Küken in einer Hühnerfarm

Ölü civcivler hayvan yemi haline getiriliyor ya da bir kısmı yakılıyor

Bu meşum uygulama son yıllarda yaygınlaştı. 1950'li yıllara kadar horozlar piliç büyüklüğüne gelene kadar beslenir ve etinden yararlanılırdı. Tavuk eti üretmede artık özel yetiştirme yöntemlerine başvuruluyor. Bu alanda uzmanlaşan Inga Tiemann semiz tavuk yetiştirmede her iki cins de kısa zamanda et tuttuğu için tavuk kadar horozların da kullanılabildiğini söylüyor: “Yumurta tavuklarından çıkan horozun bir yıl sonra da besi tavuğu kadar göğüs eti olmuyor.”

Marius Tünte bu nedenle erkek civcivi beslemenin anlamı olmadığını belirtiyor ve ekliyor: “Hayvan koruma yasasına göre bir hayvanın öldürülmesi için mantıki bir neden olması gerekiyor. Ama civcivin sırf ekonomik nedenlerle itlaf edilmesi ilgili yasaya ters düşüyor. Bu uygulamaya son verilmesi için tavukçulardan ve sorumlu politikacılardan çözüm üretmelerini bekliyoruz.”

Alternatifler arasında çifte yararlanma türleri de var. Bu cinslerde tıpkı eskiden olduğu gibi, tavuk yumurtası, horoz da eti için beslenebiliyor. Bu yerli Alman tavuklarının cinsi henüz tükenmiş değil. Bayan Tiemann bu amaçla üretilen yeni türlerin de piyasaya çıkmaya başladığını anlatıyor.

Tiemann, “Ama aşırı ümitlenmemek lazım. Bu cins hayvanların eti ve yumurtası oldukça pahalı. İnsan gibi tavuğun da yetişme kapasitesi bellidir. Tavuk kapasitesinin tamamını yumurta üretmeye ayırırsa, etinden hayır bekleyemezsiniz. Daha az yumurta vermesi sağlanabilirse, yeniden et üretmek de mümkün olabilir. Tabii modern yetiştirme metotlarındaki kadar verim alamazsınız” diyor.

Cinsiyet belirleme

Bu nedenle çifte yararlanmaya elverişli türlerin kabul göreceğine ihtimal verilmiyor. Araştırmalar bu cinslere paralel olarak başka alternatifler üzerinde de çalışıyorlar. Amaç civcivin cinsini daha yumurtadayken belirleyebilmek. Bu durumda sadece dişi civciv yumurtaları kuluçkaya verilebilir. Dresden Üniversitesi'nde geliştirilmekte olan yöntemde lazer yardımıyla yumurta kabuğundan küçük bir parça alınıp, döllenmiş ama henüz kuluçkaya verilmemiş yumurtanın cinsiyet DNA'sı ışınla okunabiliyor. Normal bir yumurta çiftliğinden her gün yüz bin yumurta çıktığı düşünülürse, bu yöntemin ucuza gelmesi ve son derece hızlı uygulanabilmesi şart. Proje başkanı Maria Krautwald-Junghanns bu metodun gerçekleştirilip uygulanabileceğine inanıyor: “Bu işle uğraşanlar dâhil kimse her gün binlerce civciv öldürmeye meraklı değil. Çözüm bulduğumuz takdirde tavukçuların en kısa zamanda bu yönteme geçeceklerinden eminim.”

Başarılı olması şartıyla projenin uygulama aşamasına gelmesi birkaç yıl sürecek. O zamana kadar da erkek civcivler daha dünyadaki ilk günlerini doldurmadan kıyma makinesinde can verecek.

©Deutsche Welle Türkçe

Brigitte Osterath / Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay

Reklam