1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Hukuk ve AdaletTürkiye

Yargının "eğitimsiz" hâkim ve savcı krizi

7 Ocak 2022

2016'dan beri alınan 14 bin hâkim ve savcının kıdeminin 5 yılın altında olması ve yargıdan çıkan bazı kararlar, "eğitim" tartışması başlattı. Bunu dile getirdiği için görevden alınan hâkim Ahmet Çakmak, HSK'yı eleştirdi.

https://p.dw.com/p/45GsN
İstanbul'daki Çağlayan Adliyesi
İstanbul'daki Çağlayan AdliyesiFotoğraf: Reuters/M. Sezer

Turgutlu Cumhuriyet Savcısı Nusreddin Saltabaş'ın üstü çıplak şekilde spor yaparken çektiği videoyu TikTok hesabından paylaşması tartışma yaratırken, gözler bir kez daha hâkim ve savcıların eğitimine çevrildi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaklaşık 14 bin yeni hâkim ve savcı alındı. Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, bu hâkim ve savcıların kıdeminin 5 yılın altında olduğunu belirterek, "Herkes meslek içi eğitimden geçirilmeli" çağrısında bulundu. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde 12 yaşındaki iki çocuğun "sarkıntılık" suçundan tutuklanması talebini reddeden ve savcının "meslek içi eğitime alınmasını" öneren hakim Ahmet Çakmak, kendisini görevden alan Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu (HSK) "Bu mudur tarafsız ve bağımsız yargı?" diyerek eleştirdi. Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı, emekli yargıç Mustafa Karadağ, 2016 yılından sonra alınanların staj yapmadan mesleğe başladığını, liyakatin gözetilmediğini, başarılı adayların mülakatta elendiğini belirterek, hâkim adayı alım yönteminin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaklaşık 4 bin yargı üyesi meslekten ihraç edildi. Darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnameyle hakim adaylarının eğitildiği Türkiye Adalet Akademisi lağvedildi. Bu arada, yazılı sınavda aranan en az 70 puan şartı da kaldırıldı. Alımları doğrudan yapan Adalet Bakanlığı, oluşan boşluğu gidermek amacıyla avukatlara da kontenjan ayırdı. Bu nedenle büyük çoğunluğu avukat olmak üzere yargıya 14 bin yeni hâkim ve savcı alındı. Bu isimler arasında, AKP teşkilatlarında görev yapan çok sayıda avukatın da yer alması tartışma yaratmıştı.

Kıdemsiz hâkim ve savcıların yeterli eğitim almadan göreve başlamaları yargıda gözle görünür sorunlara yol açmaya başladı. Bunun son örneği, Turgutlu Cumhuriyet Savcısı Nusreddin Saltabaş'ın üstü çıplak şekilde spor yaparken çektiği videoyu TikTok hesabından paylaşması oldu. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Saltabaş'ı açığa almak zorunda kaldı.

Akçakale'de tutuklama tartışması

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde görevli savcının 12 yaşındaki iki çocuk hakkında sarkıntılık suçundan tutuklama istemesi de adliyede kriz yarattı. Tutuklama talebini reddeden sulh ceza hâkimi Ahmet Çakmak, HSK'ya yazı yazarak savcının meslek içi eğitime alınmasını önerdi. Ancak HSK, savcıyı eğitime vermek yerine Çakmak'ı görevden aldı.

Hâkimden HSK'ya eleştiri

Hâkim Çakmak, görevden alınmaya sessiz kalmadı. HSK'ya yazı gönderen Çakmak, "Bir hâkim olarak her zaman insan hak ve hürriyetini, özgürlüklerini ve yaşam hakkını savunacağım" dedi. Eski Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın düğününden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret etmesine karşın Yargıtay üyesi yapılmasını eleştiren Çakmak, şunları kaydetti:

"Yargı erkinin tam bağımsız ve tarafsız olması ile birlikte böyle de görünmesi gerekmektedir. Daha önceden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olan Yüksel Kocaman'ın düğünden sonra eşini de gelinlik kıyafetiyle alıp Cumhurbaşkanını ziyarete gitmişti. Şimdi sormak isterim. Bu mudur tarafsız ve bağımsız yargı? Daha sonra HSK tarafından Yüksel Kocaman Yargıtay üyeliğine seçilmiştir."

Akçakale'deki savcının bu üçüncü hatası olduğunu savunan Çakmak, aynı savcının daha önce hazırladığı bir iddianamede, satırla mağdurun kafasına vurup mağdurda kafatası kemik kırığı oluşmasına sebebiyet verecek şekilde hayatını tehlikeye sokan sanık hakkında herhangi bir adli kontrol veya tutuklama talebinde bulunmadığını kaydetti. Çakmak ayrıca, savcının öldürmeye teşebbüse girme ihtimali bulunan bu dosyayı ağır ceza yerine asliye ceza mahkemesinde açtığına dikkat çekti.

Yargıda adli vakalar arttı

Yargıda benzer vakalar yalnızca bu iki olayla sınırla kalmadı. 15 Temmuz'dan sonra birçok hâkim ve savcının adı "FETÖ borsasına" karıştı. AKP'li Burhan Kuzu'nun devreye girmesiyle hâkim Cevdet Özkan'ın, uyuşturucu baronu Zindaşti'yi tahliye ettiği iddiası uzun süre gündemden düşmedi.

Antalya'da "dolandırıcılık" ve "tefecilik" suçlarından örgüt lideri olarak yargılanan kişi hakkında beraat kararı veren mahkeme başkanı Ö.İ.'nin, daha sonra aynı sanıkla yemek yediği fotoğraf ortaya çıktı. Bu hâkim, HSK tarafından açığa alındı.

Yine hâkim ve savcıların, özellikle özel hayatlarında yargı yetkisini keyfi şekilde kullandıkları görüldü. Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde halı saha maçına çıkan savcı Mehmet Kıran, tartıştığı 14 öğretmeni gözaltına aldırdı. HSK, Kıran'ın görev yerini değiştirdi.

Osmaniye'de görev yapan savcı Mehmet Bülbül, muayene olmak için gittiği Osmaniye Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi'nde tartıştığı doktor Kemal Gökhan Günel'i gözaltına aldırdı.

İstanbul'da hâkim Mehmet Yoylu, duruşma sırasında kadın avukatın etek boyunu ölçmeye çalıştı. Görevden alınan Yoylu, bu nedenle Yargıtay tarafından hakaret suçundan 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı.

'Stajsız alımlar, liyakatsiz atamalar…'

Peki, yargıdaki bu sorunun tam olarak kaynağı ne? Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı, avukat Mustafa Karadağ, hâkim ve savcı alım yöntemini eleştirerek, "Yargı düzeni içinde yargıç ve savcı alımlarında mevcut yöntem devam ettiği sürece ne yazık ki biz yargıç ve savcıların kendilerine yaraşır şekilde davranmadıklarını çok göreceğiz" dedi. Karadağ, özellikle 2016 yılından beri mesleğe stajsız alınanlar olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

Avukat Mustafa Karadağ
Avukat Mustafa KaradağFotoğraf: Privat/DW

"Gerekli eğitimi almadan mesleğe başlatılanlar, liyakatin gözetilmediği, yazılı sınav notlarının yüzde 55'e düşürüldüğü, sınavda dereceye giren başarılı adayların ne yazık ki mülakatta elenmesi gibi liyakatsiz davranışları gördükçe ne yazık ki bu tür anılan davranışları, anılan hâkim savcı tipolojisini çok göreceğiz."

Hâkim-savcı stajının çok önemli olduğunu belirten Karadağ, "Mesleği öğrenme, mesleği sindirme ve davranış şekillerini öğrenme bakımından önemi var. Gerek Bangalor Yargı Etiği, gerekse bizim söylediğimiz Mecelle'deki hâkim ve savcıların niteliğine ilişkin kuralların bir şekilde öğrenilmesi gerekiyor. Eğer sen mesleğine dair bir şeylerini bilmezsen, kendini başka şekilde ifade etme gereği duyarsın" dedi.

"Tahammül sınırlarını aşan bilgisizlik örnekleri"

Karadağ, Akçakale Adliyesi'ndeki hâkimin "Bu savcının eğitime alınması gerekir" demesinin ciddi bir örnek olduğunu vurguladı. "Son 5 yılda alınan yaklaşık 14 bin hâkim ve savcının içinde mutlaka iyileri var ama gerçekten artık tahammül sınırlarını aşan bilgisizlik örnekleri de var" diyen Karadağ, bunun Türkiye açısından çok tehlikeli olduğunu kaydetti. Karadağ, "Hem yargıdaki adalet sisteminin düzeltilmesi hem de insan hak ve özgürlükleri bakımından çok önemli" dedi.

Yargıtay Başkanı da eleştirdi

Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, 6 Ocak'ta Yargıtay'da gazetecilere yaptığı açıklamada, hâkim ve savcıların eğitimsiz olmasından şikâyetçi olmuştu. Yargıda yaklaşık 23 bin hâkim ve savcı olduğunu belirten Akarca, şöyle konuşmuştu:

"En büyük sorun, kaliteli hâkim, savcı, avukat yetiştirememek. En önemli sebeplerinden bir tanesi de hiç kuşkusuz FETÖ'nün Türk yargısına verdiği zarar var. Hukuku bir silah gibi kullandılar. 14 bin hakim savcının kıdemi 5 yılın altında. Hukuk fakültelerinin fazlalığı ortada. Hakim ve savcı yardımcılığı müessesesi getirilmeli. Herkes meslek içi eğitimden geçirilmeli."

Alican Uludağ

© Deutsche Welle Türkçe