‘Yahudi diasporası’ tartışması | AVRUPA | DW | 03.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

‘Yahudi diasporası’ tartışması

Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın Gezi olaylarını değerlendirirken, uluslararası medyanın yayınlarını ve “Yahudi diasporasını” suçlaması tartışma yarattı.

Turkish Interior Minister Besir Atalay addresses a press conference in Ankara on December 17, 2009. The Turkish government will press ahead with reforms aimed at mending fences with the restive Kurdish community in spite of surging violence and unrest, Interior Minister Besir Atalay said. 'Despite all obstructions, we insist on more democracy, more freedoms for everybody,' Atalay told a news conference. AFP PHOTO/ADEM ALTAN (Photo credit should read ADEM ALTAN/AFP/Getty Images) Erstellt am: 17 Dez 2009

stellvertretender türkischer Regierungschef Besir Atalay

Türk Musevi Cemaati haberler üzerine açıklama yapıp kaygısını dile getirirken, Dünya Yahudi Kongresi yaptığı açıklamayla Atalay'ın sözlerine tepki gösterdi, özür dilemesini talep etti.

Atalay'ın makamından yapılan açıklamada ise konuyla ilgili haberi yayınlayan Cihan haber ajansının açıklamaları çarpıttığı savunuldu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Maalesef bir haber ajansı, Başbakan Yardımcımızın açıklamalarını kendisi yorumlayarak ve çarpıtarak bu şekle getirmiş ve servis etmiştir. Konuşma kaydına ve diğer haber ajanslarının metinlerine bakılırsa bu görülecektir. Değerlendirmede sadece uluslararası medyanın Gezi Parkı olaylarını çabuk satın alması ve maksadı aşan uzun yayınlar yapması üzerinde durulmuştur. Konuşmada ne Türkiye'deki Musevi vatandaşlarımız ne de diğer ülkelerdeki Musevilere dönük bir işaret, ifade ve kasıt söz konusu değildir."

Tartışma yaratan sözler

Başbakan Yardımcısı Atalay, Kırıkkale temasları sırasında gazetecilere değerlendirmelerde bulunurken şunları kaydetmişti:

“Yurtdışında yurtiçinde Türkiye'nin fazla büyümesinden hasetlik duyanlar var, kıskananlar var. Bunların hepsi bir araya geliyor. Bir yandan Yahudi diasporası. Gezi Parkı olaylarında yurtdışı basınının tutumunu gördünüz. Nasıl hemen çabuk satın aldılar ve hemen hızlı şekilde değerlendirmeleri olmadan hemen çok geniş şekilde yayına başladılar gördünüz. Onun için biz birbirimize sahip çıkmak durumundayız.”

Tepki doğuran metin

Cihan haber ajansı, konuyla ilgili olarak pazartesi günü yayımladığı haberde ise şu satırlara yer vermişti:

“Türkiye'de yaşanan iç karışıklıklar ile ilgili açıklama yapan Atalay, dış güçlerin ve Yahudi diasporasının bu karışıklıkları tetiklediğini ve bu konuda etkin bir şekilde çalıştığını, Gezi olaylarında dünya basınının bunu iyi yönlendirdiğini bildirdi. Büyük Türkiye'nin önüne geçmek isteyenlerin başarılı olamayacağını belirten Atalay, milletin artık eski millet olmadığını ve her şeyden haberi olduğunu kaydetti.”

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın makamından yapılan yalanlama üzerine, Cihan haber ajansından yapılan açıklamada, bazı internet sitelerinin haberi özetlerken, “Gezi Parkı olaylarının arkasında Yahudi diasporası vardı” başlığını attıkları kaydedildi. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Haberimizde doğrudan alıntı şeklinde sunulan böyle bir cümle yoktur. Yalnız konuşma videosunu yayınladığımız bölümden anlaşılacağı gibi Sayın Atalay, iç ve dış karışıklığın sebeplerini sıralarken, “Yahudi diasporası” ifadesini kullanmış hemen devam eden cümleyle de Gezi Parkı olaylarındaki medyanın tutumuna değinerek, “nasıl hemen çabuk satın aldılar” iddiasında bulunmuştur. Bu cümlenin sarf edilmemiş gibi davranılması ve daha ileri gidilerek ajansımıza yönelik bir karalama kampanyasına dönüştürülme çabasına girilmesi üzücüdür.”

Genelleme yapmak yanlış'

Türk Musevi Cemaati, basında çıkan ilk haberlerin ardından yaptığı yazılı açıklamada, bu sözlerin anlamı, kapsamı ve ayrıntıları ile ilgili bilgi edinmeye çalıştıklarını vurgulamış ve şunları dile getirmişti:

“Her durumda, böylesi genelleme içeren söylemlerin, içinde biz Türk Yahudi vatandaşlarının da bulunduğu ve dünyanın herhangi bir ülkesinde yaşayan o ülkenin Yahudi inancına sahip vatandaşlarını da kapsadığının anlaşılabileceği ve hedef alınabileceğine ilişkin kaygılarımızı belirtir ve bu gibi algılamaların doğurabileceği sonuçlara dair endişe ve üzüntülerimizi paylaşmak isteriz.”

Dünya Yahudi Kongresi de basında çıkan ilk haberlerin ardından yaptığı sert açıklamada, Gezi Parkı protestolarının arkasında Yahudi diasporasının olduğu iddialarının “alçakça” olduğunu belirtmiş, bunların “tamamının temelden yoksun iftiralar” olduğunu kaydetmişti. Yazılı açıklamada şu görüşlere yer verilmişti:

“Sayın Atalay özür dileme nezaketini göstermelidir. Yaptığı açıklamalar yalnızca Yahudilere değil, bu protestolara katılan ve gerçek haksızlıklarla karşı karşıya kalan Türk vatandaşlarına da hakarettir.”

ABD'deki en güçlü Yahudi kuruluşlarından Anti-Defamation League (ADL), Atalay'ın basına ilk yansıyan açıklamalarına istinaden, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunarak, Atalay'ın sözlerine karşı kamuoyu önünde ve net bir açıklama yapmasını istedi.

ADL Başkanı Abraham Foxman, “skandal” olarak nitelendirdiği Atalay'ın açıklamasının, Türkiye'deki Musevilerin durumu hakkında da kaygı yarattığını belirtirken, ABD'deki Yahudilerin tepkisini Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan'a gönderilen mektupla dile getirdi.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/Reuters/dpa/KNA, AŞ/BK

Reklam