Yönetmen Emin Alper: Sinemacıdan ziyade bir hikaye anlatıcısıyım | YAŞAM | DW | 12.02.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

YAŞAM

Yönetmen Emin Alper: Sinemacıdan ziyade bir hikaye anlatıcısıyım

Berlinale'de yönetmen Emin Alper'in Altın Ayı için yarışan filmi Kız Kardeşler'in dünya galası yapıldı. Alper, üç kız kardeşin hikayesini anlattığı filmde, beslemelik üzerinden kadın ve sosyal eşitsizliği ele alıyor.

Video izle 04:37

Altın Ayı için yarışan Emin Alper: Bir sinemacıdan ziyade bir hikaye anlatıcısıyım

69'uncu Uluslararası Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışan yönetmen Emin Alper'in “Kız Kardeşler” filminin dünya prömiyeri Pazartesi akşamı yapıldı. Emin Alper'in üçüncü uzun metrajlı filmi olan “Kız Kardeşler” anneleri öldükten sonra babaları tarafından kasabada farklı ailelerin yanına besleme olarak verilen ancak çeşitli nedenlerle köylerine geri gönderilen Reyhan, Havva ve Nurhan adlı üç kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Reyhan hamile kaldığı için, Havva yanında yaşadığı ailenin oğlu öldüğü için, Nurhan da bakımını üstlendiği çocuğa vurduğu için köye geri gönderiliyor. Film, yıllar sonra yeniden bir araya gelen kız kardeşlerin pişmanlıklarını, hayallerini, kendi aralarındaki ve babalarıyla olan ilişkilerini anlatıyor. Üçü de ne istediğini bilen, güçlü karakterler.  DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Emin Alper, filmde “bulundukları ortamdan çıkmak isteyen, bu konuda yırtıcı davranabilen insanlar çizmek istediğini” ifade ediyor.

Filmin senaryosu da Emin Alper'e ait. “Başka türlüsünü düşünemediğini” söyleyen Emin Alper, “kendini bir sinemacıdan ziyade hikaye anlatıcısı olarak gördüğünü” dile getiriyor. Alper, kendisi için “hikaye yazmak ve hikayeyi filme çekmenin birbirinden ayrılamaz” olduğunu söylüyor.

Pek ele alınmayan bir konu: Beslemelik

Emin Alper, Kız Kardeşler'de beslemelik konusuna odaklanıyor. Beslemelik olgusunun Türkiye'de “sanatta, edebiyatta, sinemada ve akademik olarak çok az işlenmiş bir konu” olduğuna dikkat çeken Alper, beslemeliğin “küçük yaşlardan beri ilgisini çeken” bir mesele olduğunu belirtiyor.

Beslemeliğin “çok çelişkili” bir konu olduğunu ifade eden Emin Alper, beslemelik üzerine gözlemlerini şu sözlerle anlatıyor:  “Köyden çıkıyorsunuz, kasabaya geliyorsunuz. Kaldığınız ailedeki üyelere anne, baba, kardeş diyorsunuz ama hiç onlar kadar prestijli bir konuma sahip değilsiniz. Her zaman ikinci sınıf bir pozisyondasınız. Evdeki temizlik işlerini yapıyorsunuz. Bir yandan geri dönmek istemiyorsunuz. Ama bir yandan o ailedeki ikinci sınıf hayatı kabul etmişsiniz. Daha iyi bir evlilik yapabilmek istiyorsunuz. Ama asla gittiğiniz ailenin statüsüne eşit biriyle evlenmiyorsunuz, bir doktor ailesine gittiyseniz, bir doktor çocuğu ile evlenemezsiniz. Bir eczacı çırağı ile evlenebilirsiniz.”

Filminde beslemelik konusundaki çelişkilere değinen Alper, “bu arada kalmışlık halinin hem kadın meselesini hem de sosyal eşitsizlikleri gözlemlemek için muazzam bir fırsat” sunduğunu dile getiriyor. Kendi ailesinde de beslemelik durumunun olduğunu söyleyen Alper, “bu konuda başka filmler yapmak istediğini” de sözlerine ekliyor. 

"Politik bir hikaye olsaydı çekemezdim”

Emin Alper, ilk uzun metrajlı filmi “Tepenin Ardı” ile 2012 yılında Berlinale'ye konuk olmuştu. Forum bölümünde gösterilen film Caligari ödülüne layık görülmüştü. Emin Alper'in, ikinci uzun metrajlı filmi “Abluka” ise 2015 yılında Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü almıştı. İlk iki filminde siyasi göndermeler yapan Emin Alper'in son filmi “Kız Kardeşler” ise beslemelik üzerinden sınıf farkı ve eşitsizliği işliyor. Emin Alper, bu konuyu seçmesinde “Türkiye'deki değişen koşulların” etkili olmadığını ancak eğer “politik bir hikaye olsaydı, Türkiye'nin şu anki koşullarında bunu çekemeyeceğini” vurguluyor.

Başrolde üç genç aktris

Masalsı görüntülerle son derece gerçekçi bir hikaye anlatan film, Erzurum ile Artvin'e bağlı Yusufeli ilçesi arasında kalan Havger köyünde çekilmiş. 107 dakika uzunluğundaki filmin başrollerini ise Cemre Ebüzziya, Ece Yüksel, Helin Kandemir, Kayhan Açıkgöz ve Müfit Kandemir paylaşıyor.

Reyhan'ı canlandıran Cemre Ebüzziya, Emin Alper ile çalışmış olmanın bir “şans olduğunu” söylüyor. “Senaryoyu ilk okuduğunda” çok beğendiğini belirten Ebüzziya, “inada bindirerek, çok çalışarak” başrolde oynamayı başardığını söylüyor ve ekliyor: “İyi ki inat etmişim, benim için çok değerli bir deneyim oldu.”

Filmde Nurhan rolünü üstlenen Ece Yüksel ise Emin Alper'in “oyuncu ile ilişkisi çok kuvvetli bir yönetmen” olduğunu, “projesine çok güvendiğini” bu nedenle de çekimlerin çok rahat geçtiğini anlatıyor.

Havva'yı oynayan Helin Kandemir'in ise bu, ilk başrolü. Kandemir, “Daha önce hiç oyunculuk eğitimi almamıştım ama orada oyunculuğu öğrendim” diyor.

Jülide Danışman /Berlin

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız