1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Washington'a güven artırıcı adım çağrısı

Ayhan Şimşek27 Aralık 2007

Cumhurbaşkanı Gül, gelecek ay ABD’yi ziyaret edecek. Gündemde PKK’ya yönelik operasyonlar ve İran nükleer krizi var. Meclis Dışişleri Komisyonu sözcüsü Suat Kınıklıoğlu, Türk-Amerikan ilişkilerini DW’ye değerlendirdi.

https://p.dw.com/p/CgmH
Gözlemcilere göre Türk-Amerikan ilişkilerinde köklü ve temel bazı sıkıntıların aşılması gerekiyor.
Gözlemcilere göre Türk-Amerikan ilişkilerinde köklü ve temel bazı sıkıntıların aşılması gerekiyor.Fotoğraf: AP

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Türkiye’nin kuzey Irak’taki PKK hedeflerine operasyon yapmasına destek vermesi, Ankara ile Washington arasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Geçen yıllarda Irak işgali, PKK’nin kuzey Irak’taki faaliyetleri ve Amerikan Kongresi’ndeki Ermeni karar tasarısı nedeniyle gerilen ilişkiler, son günlerde yerini işbirliği mesajlarına bıraktı. Diplomasi kulislerinde gözler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gelecek ay başında Washington’a yapacağı ziyarete çevrildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinden, Meclis Dışişleri Komisyonu Sözcüsü Suat Kınıklıoğlu, Deutsche Welle’nin sorularını yanıtlarken, Türk-Amerikan ilişkilerinde sıkıntıların tümüyle ortadan kalkmadığını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin, PKK hedeflerinin Kuzey Irak’ta vurulmasına yönelik vermiş olduğu desteğin memnuniyet verici olduğunu kaydeden Kınıklıoğlu, şöyle konuştu: "Fakat bununla birlikte son birkaç yıldır özellikle Irak’ın işgaliyle başlayan bu kırılmanın da, öyle kolay bertaraf edilebilecek bir gelişme olmadığını görüyoruz. Türk-Amerikan ilişkilerinde daha köklü ve temel bazı sıkıntıların olduğunu kabul etmemiz lazım.”

Türkiye, ABD’nin tek yanlı adımlarından rahatsız

AKP'den Kınıklıoğlu, ABD yönetiminin, Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma çalışmalarının Türkiye’de rahatsızlık yarattığını belirtiyor.
AKP'den Kınıklıoğlu, ABD yönetiminin, Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma çalışmalarının Türkiye’de rahatsızlık yarattığını belirtiyor.Fotoğraf: AP

Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Suat Kınıklıoğlu, Amerikan yönetiminin, uluslar arası alandaki tek yanlı adımlarının ve Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma çalışmalarının Türkiye’de rahatsızlık yarattığını belirtirken, Washington yönetiminden beklentileri şöyle sıraladı:

“ABD ile ilişkilerimizde şu andaki temel sorun karşılıklı güven bunalımı. Bunun aşılması gerekiyor. Karşılıklı niyetlerin ortaya konması gerekiyor. Özellikle İran, Suriye gibi, bizim bölgesel olarak daha fazla entegre olmaya başladığımız ülkelerle ilişkilerini, bizimle danışarak, bizimle istişare ederek ve bizim çıkarlarımıza aykırı olmayacak şekilde düzenlemesi önemli. Bu anlamda Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğunu ve bu bölgesel güçle, bu bölgede yapılacak işleri karşılıklı olarak istişare etmesi gerektiğini görmesini bekliyoruz.”

Türk-Amerikan ilişkilerinde İran damgasını vuracak

Alman Marshall Fonu’nun eski Türkiye temsilcisi olan Suat Kınıklıoğlu'na göre, 2008 yılında Türk-Amerikan ilişkilerinde öne çıkacak konu İran nükleer krizi olacak.

AK Parti milletvekili Kınıklıoğlu, Türkiye’nin İran konusunda Amerika ve Avrupa ülkeleriyle danışmalara önem verdiğini, ancak Bush yönetimi tarafından dile getirilen askeri operasyon seçeneğine soğuk baktığını vurguladı. Kınıklıoğlu, şunları söyledi:

“Biz temel olarak İran konusunda, müttefiklerimizle istişare halinde, koordineli hareket etmeyi öngörüyoruz. Fakat bununla birlikte müttefiklerimizin de bizim İran’la komşu olduğumuzu ve İran’la olan ilişkilerimizin özellikle ticaret ve enerji alanında derinleştiğini tanımasını istiyoruz. Bu anlamda en doğru yolun, akıllı ve uluslar arası camianın birlikte hareket edeceği bir konsensüs ve gerekirse izolasyon süreci olduğunu düşünüyoruz”

Türkiye, AB sürecine hız verecek

Meclis Dışişleri Komisyonu Sözcüsü Suat Kınıklıoğlu, Türkiye’nin dış politikasında gelecek yıl ağırlık vereceği konunun Avrupa Birliği üyelik süreci olacağını vurgularken, 2007 yılından dersler çıkarıldığını söyledi. Kınıklıoğlu, şöyle konuştu:

“2007 yılı bizim arzu etmediğimiz hem Türkiye’de bir siyasi krizin olduğu, iki tane önemli seçimin olduğu, çalkantılı bir yıl oldu. Aynı zamanda Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve orada sayın Sarkozy’nin görev başına gelmesi, şüphesiz ki arzu edilen derecede müzakerece sürecinin hızlanması ve ilerlemesine engel oldu. 2008 yılına tabi biz daha umutlu bakıyoruz. 2008 yılında özellikle hem iletişim stratejisi alanında, hem de müzakerelerin somut olarak ilerlemesi konusunda daha kararlı olacağız. İçeride de, reform ve AB sürecinin gerektirdiği bazı değişiklikleri yerine getiren bir yaklaşım içerisinde olmayı arzu ediyoruz.”