1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Hukuk ve AdaletTürkiye

Mehmet Ağar 32 yıl sonra Umut Davası'nda dinlendi

22 Eylül 2025

Uğur Mumcu suikastinin de aralarında olduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan "Umut Davası"nda eski Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar dinlendi.

https://p.dw.com/p/50lG9
Eski Emniyet ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar
Eski Emniyet ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar Fotoğraf: DHA

Başkent Ankara'da 24 Ocak 1993'te evinin önünde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu ile Ankara Barosu eski Başkanı Muammer Aksoy, akademisyen Bahriye Üçok ve siyasetçi Ahmet Taner Kışlalı'nın ölümünün de aralarında bulunduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan davanın 13'üncü duruşması bugün yapıldı. 

Duruşmada dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar 32 yıl sonra ilk kez tanık olarak dinlendi. 

Mehmet Ağar SEGBİS'le dinlendi

Duruşmaya, Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Aybars ile aile avukatı Yalçın Akbal katıldı. Duruşmada, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tanık sıfatıyla ifade verdi.

Mahkeme Başkanı, Mehmet Ağar'a, cinayetin hemen ardından Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu ile aralarında geçen "Tuğlayı çekersem duvar yıkılır" şeklindeki sözlerini sordu.

Olay sırasında Erzurum Valisi olduğunu belirten Ağar, Güldal Mumcu'yu mülkiyeden tanıdığını ve sınıf arkadaşı olduğunu söyledi. "Ankara Emniyet Müdürü olduğum dönemde müşterek bir dostumuz vasıtasıyla tanıdığımız rahmetli Uğur Bey'in evine zaman zaman gidip gelirdim, görüşürdük kendisiyle" diyen Ağar, "Hatta o dönemlerde kendisinin istememesine rağmen bazı kritik dönemlerde koruma ekibi de gönderirdim. Ve 2,5 yıl görev dönemimde hiçbir olay da olmadı. Kendisiyle temel meselelerde yaklaşımımız aynıydı. Türkiye'nin tam bağımsızlığından yana, hukuk devletinden yana, teröre tamamıyla karşı, nereden gelirse gelsin her türlü şeye karşı bir müşterekliğimiz vardı" dedi. 

Bu konu kendisine geldiğinde Emniyet Genel Müdürlüğü görevine başladığını kaydeden Mehmet Ağar, "Geldiler, ziyaret ettiler. Orada benim söylemediğim bir şeyi söylenmiş gibi oldu. Söylediğim şudur, 'Keşke bu cinayeti ucundan yakalayasabilsek, yakalasak, arkasından Muammer Aksoy, Bahriye Üçok gibi cinayetlerin de bununla bağlantılı çıkacağı ümidindeyim.' Söylediğimiz olay budur" dedi. 

Uğur Mumcu'nun bir ölüm yıldönümünde çalıştığı Cumhuriyet gazetesinde yer alan resmi, gazete anma için konulan çiçeklerin arasında
Uğur Mumcu, öldürüldüğü sırada Cumhuriyet gazetesinde çalışıyorduFotoğraf: ANKA

Ağar, "Ben neden korkacağım? Duvar da çekerim tuğla da çekerim. Ölümü göze almış, bu mücadelelerde, bu görevlerde bulunmuş bir insan olarak kimden korkup çekineceğim? Kaldı ki cinayetlerin yakalanması her polis için bir şeref olduğu gibi devletin neresinde olursa olsun bütün üst yöneticiler için de fevkalade olumlu karşılanacak bir sonuçtur. O dönemdeki sıkıntımız yoğun biçimde bölücü terör örgütüyle yoğun mücadelemiz vardı. Bu mücadele iyi yapılsın diye o göreve getirilmiştik. Allah'a çok şükür yüzümüzün akıyla oradan çıktık" ifadelerini kullandı. 

Ağar, davanın 2000 yılında Sadettin Tantan'ın İçişleri Bakanlığı döneminde açıldığını, bir örgütle ilişkilendirildiğini ancak sonrasını takip etmediğini söyleyerek "Bu cinayetin çözülmesi her polis için bir şeref meselesi olmuştur. Elden gelen her şey yapılmıştır ancak o dönemde sonuç alınamamış, daha sonraki süreçte bir sonuç alınmıştır. Dolayısıyla burada söylemek istediğimiz, kamuoyuna yanlış yansıtılmıştır. Olayın aslı budur" diye sözlerini sürdürdü. 

Özge Mumcu'dan Ağar'ın "Mumcu ile hukukumuz var" sözüne tepki

Aile avukatı Yalçın Akbal'ın "Peki, bu dava ile ilgili engellemeye sebep oldunuz mu ya da denk geldiniz mi?" sorusuna Ağar, "Hayır asla öyle bir şey söz konusu olamaz. Tam tersi, olayın çözülmesi için irade vardı. Öyle birşey olabilir mi, düşünülebilir mi? Kendileri de bilir, samimi bir ilişkimiz, hukukumuz vardı. Sonuçlandırmayı keşke Allah bize nasip etseymiş" diye yanıt verdi. 

Mumcu'nun kızı Özge Mumcu ise "Hayır, böyle bir şey yoktu" dedi. 

Ağar, hakimin, "Uğur Mumcu ile samimiyetiniz nasıldı?" sorusu üzerine, "Beynelmilel terör meselesini konuşurduk, böyle bir ilişkimiz vardı" yanıtını verdi. 

"Gladyo, mıladyo bunlar bizim işimiz değil"

Avukat Akbal, Uğur Mumcu'nun bahsettiği "Gladyo" adlı örgütün 1993'ten sonra eylemlerini artırdığını belirterek "Mahkeme kayıtları da gösteriyor ki Mehmet Ağar'ın da bu örgütün figürlerinden biri olduğu ifade ediliyor" dedi. Bunun üzerine Ağar, "Gladyo, mıladyo bunlar bizim işimiz değildir. Biz, yasal çerçeve içinde cumhuriyet başsavcılarının gözetimi altında yaparız bütün operasyonları. Bunların hepsi de devlette kayıt altındadır. Bunların hepsi hayali meselelerdir. Uzaktan yakından bizimle alakası yok" diye konuştu. 

Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu'nun, "1993 yılından sonra 2000 yılına kadar neden bir soruşturma açılmadı? Herhangi bir baskı gördünüz mü?" sorusuna ise Ağar, şu yanıtı verdi:

"Söz konusu soruşturma devam ediyor. Soruşturmayı olayın olduğu savcılıklar açar ve dosyalar kapanmaz. Savcılığın gözetimi altında ilerler. Zaten soruşturma 93 yılında açılmış, o şekilde devam etmektedir. Bizim yeni baştan soruşturma açmamıza gerek yok. O soruşturma kapanmadığı müddetçe açık şekilde devam eder. Asla baskı görmedim. Bana da böyle bir konuda kimse baskı yapamaz. Ben devletin hizmetinde gayri meşru hiçbir baskıya boyun eğmem."

Mahkeme heyeti, sanık Oğuz Demir ve ailesinin bulunduğu yerin araştırılması için Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Milli İstihbarat Başkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı ve bakanlığa bağlı konsolosluklar ile elçiliklere müzekkere yazılmasına karar verdi.

Dava, 9 Şubat 2026'ya bırakıldı.

ANKA/HS,TY

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik