TTB′den ″Covid-19 meslek hastalığı sayılsın″ çağrısı | TÜRKİYE | DW | 11.11.2020
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

TTB'den "Covid-19 meslek hastalığı sayılsın" çağrısı

TTB koronavirüs salgınında sağlık çalışanları arasında ölümler ve zor çalışma şartlarına dikkat çekmek için eylemlilik programı başlattı. Birlik, Covid-19‘un meslek hastalığı sayılması için yasa tasarısı önerisi sundu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından düzenlenen Covid-19 sekinci aylık değerlendirme raporu toplantısında Merkez Konsey üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurt, Covid-19‘un sağlık çalışanları için meslek hastalığı, diğer iş kollarında çalışanlar için de iş kazası olarak tanımlanması gerektiğini kaydetti.

Bir milyon 60 sağlık çalışanının pandeminin ilk gününden itibaren ciddi bir mücadele içinde olduğuna, 10 Kasım itibarıyla 66'sı hekim 152 sağlık çalışanının koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğine işaret eden Akkurt, TTB'nin Covid-19‘un sağlık çalışanları için meslek hastalığı olması için yasa tasarısı önerisini toplantıda sundu.

Tasarıda sağlık çalışanı ibaresinin resmiyet kazanması ve kayıtlı olan bu kişilerin "işiyle ilgili" hastalık olan Covid-19'un kendilerine bulaşması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumuna otomatik olarak bildirilmeleri talep ediliyor.

Tasarıda eğer bir sağlık çalışanı Covid-19 hastalığını geçirmişse o dönemde uğradığı zararın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından değerlendirilmesi ve incelenmesi isteniyor. Eğer sağlık çalışanı kaybedilmişse yakınlarının yaşamlarını devam ettirebilmelerinin koşullarının bu kapsama alınması isteniyor. Tazminat ve mahkeme yollarının açık tutulması talep ediliyor. Tasarıda ayrıca bu yapının iş kazaları ve meslek hastalıkları fonunun güçlendirilerek oluşturulması isteniyor.

TTB bu taleplerine dikkat çekmek için bugünden itibaren 5 gün boyunca saat 21.00’da ışık açıp kapama eylemi  gerçekleştireceklerini duyurdu.

"Patlayıcı tarzda yayılıyor"

TTB‘nin toplantısında konuşan TTB Covid-19 Danışma ve İzleme Kurulu üyesi doktor Cavit Işık Yavuz, salgında Mart-Nisan aylarından farklı bir dinamikle "patlayıcı tarzda yayılmanın Türkiye‘ye de yerleştiğini" kaydetti. Yavuz bunun ağır hasta sayısı ve ölüm sayılarından da görüldüğünü belirtti.

Yavuz dün 87 kişinin yaşamını yitirdiğini, bu rakamın 8 Nisan‘da görüldüğünü ve 19 Nisan’da 127 kayıpla en yüksek günlük kaybın verildiğini aktardı. On gün içinde günlük ölüm sayılarının 100’ü zorlayabileceğini belirten Yavuz, bu eğilimin sürmesi durumunda Kasım ayında ölüm vakalarının 2 bin 500'ü geçebileceğini kaydetti.

Kısıtlama çağrısı

Yavuz Nisan ayında artan vaka sayıları nedeniyle haftasonu kısıtlamalarının getirildiğini hatırlatarak işyerleri, toplu taşıma ve özellikle kapalı mekan kısıtlamalarında geç kalındığını ve önümüzdeki dönemde toplumsal hareketliliğin kısıtlanması anlamında "çok ciddi" önlemler alınması gerektiğini belirtti. Yavuz Aralık ayının Türkiye’de "çok zor" geçeceğini kaydetti.

Kayıpların ve ağır hasta sayılarının çok arttığını ve 1 Kasım’dan bu yana 807 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Yavuz,  etkin kamusal önlemler için çağrıda bulundu.

TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Kayıhan Pala da toplumsal bulaşıcılığın kontrol altına alınması için çalışanların ekonomik zarar görmesinin engellenmesi suretiyle en az 14 gün, mümkünse 28 gün boyunca gıda ve ekmek satışı yapan yerler haricinde kamu ve özel sektörde her yerin kapatılması gerektiğini belirtti.

DW / SSB, BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler