Trump'ın Müslüman Kardeşler kararı Türkiye'ye mesaj mı?
14 Ocak 2026
ABD, Müslüman Kardeşler'in Mısır, Lübnan ve Ürdün kollarını terör örgütü ilan etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu adımın Müslüman Kardeşler örgütünün şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerini engellemek için sürdürülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını duyururken, "ABD, Müslüman Kardeşler örgütünün terör faaliyetlerinde bulunmasını veya terörü desteklemesini engellemek için elindeki tüm araçları kullanacaktır" ifadelerine vurgu yaptı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler'in Lübnan'daki kolunu "Yabancı Terörist Örgüt" ve lideri Muhammad Fevzi Takkuş da "Özel Olarak Tanımlanmış Küresel Teröristler" olarak sınıflandırırken, ABD Hazine Bakanlığı da örgütün Mısır ve Ürdün'deki kollarını Hamas'a maddi destek sağladıkları gerekçesiyle "Özel Olarak Tanımlanmış Küresel Teröristler" listesine aldı.
"İmha etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm yetkiler kullanılacak"
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump'ın talimatları doğrultusunda Müslüman Kardeşler'in kollarının terör örgütü olarak sınıflandırılması için adım atıldığına işaret ederken, bu örgütün terör eylemleri ile ilgili olarak köklü bir geçmişe sahip olduğunu kaydetti.
"Bizler, bu örgütü finansal sistemden koparmak için kararlılıkla çalışıyoruz" ifadelerine vurgu yapan Bessent, "Bu yönetim, Amerikalıların güvenliğini sağlamak amacıyla terörist ağları faaliyet gösterdikleri her yerde parçalamak, imha etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm yetkilerini kullanacaktı" açıklamasını yaptı.
Terör ile bağlantısı: "Hamas'ın kolu olarak hizmet etmektedir"
ABD Hazine Bakanlığı açıklamasında, Müslüman Kardeşler'in terör ile bağlantısı hakkında bilgiler paylaşılıyor.
"Müslüman Kardeşler'in kolları, Hamas'a önemli maddi destek sağlamaktadır. Hamas, Müslüman Kardeşler'den ilham alan ve onun bir kolu olarak hizmet veren bir örgüttür" ifadelerine yer verilen açıklamada, bu örgütlerin terör ve şiddete destek verdikleri aktarılıyor.
Mısır'daki Müslüman Kardeşler ve Hamas'ın "Ortadoğu'daki İsrail çıkarlarına karşı olası terör faaliyetleri konusunda koordinasyon kurduğu" ve "Mısır hükümetini zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak" için iş birliği yaptıkları kaydediliyor.
Açıklamada ayrıca Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in de Hamas'a destek verdiği, yurtdışındaki kuruluşlarla iş birliği içinde roket, patlayıcı ve insansız hava aracı üretimi ile adam toplama faaliyetlerinde bulunduğu, Ürdün ve yurtdışındaki Müslüman Kardeşler ile bağlantılı unsurların da yasadışı yollarla para toplayarak bu çalışmaları kolaylaştırdığı belirtiliyor.
Müslüman Kardeşler: Yasal yollardan itiraz edilecek
ABD'nin kararı üzerine Müslüman Kardeşler'in Mısır'daki kolu tarafından sosyal medyada yayımlanan açıklamada, örgütün şiddete karşı olduğu belirtildi.
ABD'yi hiçbir zaman tehdit etmediklerine işaret eden örgüt, Trump yönetiminin terör listesine alma kararına yasal yollardan itiraz edileceğini duyurdu.
Açıklamada, "Bu tanımlama hem gerçeklerden uzak hem de kanıtlarla desteklenmiyor. Bu, özellikle BAE ve İsrail'in ABD'ye, Amerikan halkının çıkarları yerine harici gündemlere hizmet eden politikalar benimsemesi için uyguladığı baskıların bir sonucudur" denildi.
Mısır, Suudi Arabistan ve BAE memnun
ABD, Müslüman Kardeşler'in üç kolunu terör örgütleri listesine alarak hem Arap müttefiklerinin, hem İsrail'in hem de ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi senatörlerin beklentilerine yanıt vermiş oldu.
1928'de Mısır'da Hasan el Benna tarafından kurulan Müslüman Kardeşler (İhvan el Müslimin), İslamcı hareket olarak özellikle Arap Baharı sürecinde Müslüman dünyasında güç kazandı.
Hatta 2012'de Mısır'da, Hüsnü Mübarek devrinin sona ermesinin ardından Muhammed Mursi'nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte kısa süreliğine de olsa iktidara geldiler. Bir yıl sonra ise dönemin Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi'nin darbesiyle Mursi görevden alındı. Bunu izleyen süreçte Müslüman Kardeşler Mısır'da terör örgütleri listesine alındı.
Mısır başta olmak üzere Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) uzun yıllardır "ulusötesi bir İslam halifeliğinin kurulması" vizyonunu savunan Müslüman Kardeşleri bastırmak ve tasfiye etmek için çabalıyor, ABD'nin bu yapılanmaları terör örgütleri listesine dahil etmesini istiyordu.
Mısır, Trump'ın Kasım ayında yayımlanan kararnamesi sonrasında bu yapılara karşı atılacak adımları memnuniyetle karşıladığını duyurmuş, Müslüman Kardeşler'in "aşırıcı ideolojisinin bölgede ve uluslararası güvenlik ile istikrara oluşturduğu tehdide" vurgu yapmıştı.
Erdoğan'a mesaj mı?
Uzmanlara göre ABD yönetiminin son hamlesi Müslüman Kardeşler ile "derin ve köklü ideolojik yakınlığa sahip" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de önemli bir mesaj niteliği taşıdığı görüşünde.
Mısır başta olmak üzere, pek çok Arap ülkesinde son yıllarda Müslüman Kardeşler üzerinde artan baskı nedeniyle bu örgüt ile bağlantılı işletmeler, medya kuruluşları ve hayır kurumları adı altında faaliyet gösteren yapılar için Türkiye'nin bir üs haline geldiği belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Arap Baharı sürecinde Müslüman Kardeşler'e verdiği güçErdoğan ve Sisi'den ilişkilerde yeni dönem mesajılü destek bir sır değil.
Erdoğan, 2011'de Mübarek'e karşı ayaklanmalara destek vermiş,iktidara gelen Mursi'yi de en önemli müttefiki olarak nitelendirmişti. Mursi'nin devrilmesiyle, darbeci yönetime karşı en sert tepkiyi gösteren de yine Erdoğan olmuştu.
Ancak son yıllardaki politika değişikliği ile birlikte Erdoğan, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerle ilişkilerini onarmaya yöneldi.
İkincil yaptırım riski
ABD'nin bu yapıları terör örgütleri listesine almasının kritik bazı sonuçları var.
Çünkü bu örgütlerin ve yaptırımlar kapsamına alınan kişilerin ABD'deki tüm varlıkları ve mülkiyetleri dondurulacak. Yaptırım ihlalleri, cezai yaptırımlarla sonuçlanacak. Yabancı finans kurumları, belirlenen kişilerle işlem yapmaları durumunda ikincil yaptırımlara maruz kalacak.
Bu arada George Washington Üniversitesi'nin Aşırılık Programı'nı yöneten Müslüman Kardeşler uzmanı Lorenzo Vidino, ABD yönetiminin son hamlelerinin Trump ile iyi geçinmek isteyen ülkelere baskı oluşturacağına dikkat çekiyor.
Vidino, Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bu ülkelerin "ABD tarafından terör örgütü olarak belirlenen kuruluşlara ev sahipliği yapmak istiyorlar mı?" sorusuna yanıt vermek durumunda kalacaklarını söyledi.
AFP, DW/ DA, JD