1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

TRT’de tasfiye tedirginliği

17 Ağustos 2018

TRT personeli, emekliliği teşvik eden ve “istihdam fazlası personel” olarak tanımlanacakların başka kamu kurumlarına gönderilmesini öngören yeni KHK nedeniyle tasfiye tedirginliği yaşıyor.

https://p.dw.com/p/33K7w
Logo des Türkischen Staatssenders TRT
Fotoğraf: Imago

TRT çalışanları, Resmi Gazete'de Temmuz ayında yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'den beri (KHK) diken üstünde. Mobbinge maruz kaldıklarını dile getiren TRT personelinin tedirgin olma nedeni ise KHK'de yer alan "istihdam fazlası personel” olarak listeye alınacakların başka kamu kurumlarına gönderilmesini öngören madde ile emekliliğe teşvik maddesi.

DW Türkçe'ye konuşan TRT çalışanı Osman Köse'ye göre KHK ile geçirilen maddelerin asıl amacı, istenmeyen kadrolu personelin kurumdan uzaklaştırması ve iktidara yakın kişilerin yüksek ücretle işe alınabilmesi. Söz konusu KHK ile kadrolu personel sayısı yaklaşık 7 bin olan TRT'de emekliliğe hak kazanan 2 bin civarında çalışanın emekli edilebileceğini söyleyen Köse, "Ayrıca 3 binden fazla kişinin de diğer kamu kurumlarına gönderileceği dile getiriliyor. Yani yaklaşık beş bin kişi kurumdan uzaklaştırılacak. Bu konu, TRT yöneticilerinin bir araya geldiği toplantılarda ifade ediliyor” diyor.

"Asıl mobbing yöneticiler tarafından yapılıyor”

KHK'da yer alan emeklilikle ilgili maddede "Emekli aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlardan bu maddenin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde emeklilik başvurusunda bulunanların emeklilik ikramiyeleri yaş haddiden emekliliğine en fazla beş kalanlar için yüzde 30, beş yıldan daha fazla kalanlar için yüzde 50 fazlasıyla ödenir” deniyor.

"Ben emekliliğimi beyan etmiştim, o nedenle ‘Değişim Ofisi' adı verilen yerden aradıklarında dilekçemi verdiğimi söyledim ve telefonu kapattılar” diyen Osman Köse, kendi arzusuyla emekliliğini istediği için meslektaşlarıyla aynı tedirginlik içinde değil fakat yıllarını verdiği kurumda yaşananlara oldukça tepkili.

Yürürlüğe giren KHK'den üç gün sonra kurulan "Değişim Ofisi” adlı yerden TRT çalışanlarına "Emekliliğinizi hak etmişsiniz, emekli olacak mısınız” sorusunun sorulduğunu, olumsuz yanıt verenlere bir başka kamu kuruluşuna gönderilebileceği bilgisinin verildiğini anlatıyor:

"Görevlendirilen personel emekliliği dolmuş TRT çalışanlarını arıyor. ‘Merak ettiğiniz soru varsa cevaplayalım' diyorlar. Başka kuruma geçmek isteyip istemeyeceklerini soruyorlar. Ancak asıl mobbing, yöneticiler tarafından yapılıyor. Onlar da ‘Emekli olmazsan başka kuruma göndereceğiz' diyorlar.”

"İstihdam fazlası personel' tartışmalı bir konu”

KHK'da yer alan bir diğer maddede ise "istihdam fazlası personel” ibaresi dikkat çekiyor. İlgili maddede "Bu madde yürürlüğe girdikten sonra bir yıl içinde istihdam fazlası personel Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilir. Başkanlık, personelin atama tekliflerini yapar. Hangi ilde görev yapıyorsa o ile ataması gerçekleştirilir. Kadro bulunmaması halinde talep ettikleri üç il teklifte dikkate alınır” ifadeleri yer alıyor.

Osman Köse, "istihdam fazlası personel” ifadesinin tartışmalı bir konu olduğunu savunarak "TRT özelleştirme kapsamına alınsa bu ifade kullanılabilir ama böyle bir durum yok. Kurumun küçülmesi gibi bir durum da söz konusu değil. Bu ifade eski personelle çalışmak istememelerinden kaynaklanıyor” diye konuşuyor.

"Yıllardır çalışanlar ‘istenmeyen personel' oldu”

TRT'de daha önce de emekliliğe teşvik yapıldığını hatırlatan Köse, kurumda kadrolu personel istihdamına son verilmek istendiği kanaatinde. Söz konusu KHK ile getirilen değişiklikle "sözleşmeli personel” ibaresinin "özel hukuk hükümlerine tabi personel” olarak değiştirildiğini dile getiren Köse, yeni maddeyle TRT'de iş güvencesi olmadan istihdam sağlanacağına dikkati çekiyor. "Bireysel sözleşmelerle çalıştıracakları için istedikleri kişinin işine istedikleri zaman son verebilecekler. İstenenlere astronomik maaş da verilebilir” diye konuşuyor.

TRT'ye yıllarını vermiş ve kurumsal kimliğe kendilerini ait hisseden çalışanların bir anda ‘istenmeyen personel' durumuna düştüğünü belirterek "Yaşanan belirsizlik nedeniyle duygusal kırılma ve endişe var. Herkes her an başka kamu kurumlarına gönderilecek personel listesine girebilir” diye ekliyor.

"Uzun süredir mobbing uygulanıyor”

İsmini vermek istemeyen 25 yıllık bir TRT çalışanı da psikolojik baskı yaratıldığını söylüyor. TRT koridorlarına tepki, endişe ve huzursuzluğun hakim olduğunu dile getirerek senelerdir adaletsizliklerle karşı karşıya kaldıklarını anlatıyor. İktidara yakın isimlerin kuruma atamasının gerçekleştiğini hatırlatarak "Yayıncılık vasıfsız bir iş gibi görülüyor. Bir belediye çalışanı ya da şoför hangi birikimle müdür olarak atanabiliyor” diye soruyor.

TRT çalışanı, personelin onur kırıcı muameleler ile karşı karşıya kaldığı için kurumun cazibesinin kalmadığını söylüyor. Uzaklaştırılmak istenen eski kadrolara uzun süredir mobbing uygulandığını ifade eden TRT personeli, "Gece 11'de canlı yayını olan insana sabah 9'de mesaiye gelmesi söyleniyor. Program koordinatörleri zaten istedikleri konukları ayarlayamıyor. Onun yerine konuklara çay kahve getiriyorlar” diyor. TRT'nin "propaganda makinası” olarak kurgulandığını ve çalışanların da buna alet edildiğini dile getirerek "Eski kadrolar ‘TRT'ciler' diye tabir ediliyor ve onlara kurtulunması gerekenler olarak bakıyor” diyor.

"Mahkemeye gidip hesabını sorarız”

Burak Ustaoğlu, KHK sonrası TRT personelinin haklarını gündeme getirmek üzere basın açıklaması yapan KESK Haber-Sen'in genel sekreteri… Ustaoğlu, TRT için "Zarar ediyor” denildiğini hatırlatarak "TRT'nin asli görevi kamu hizmeti. Kâr zarar üzerinden değerlendirilemez. Şirket yönetir gibi yönetiyorlar. Tek sesliliğe geçmesine yani halka görevini yapmamasına rağmen halk tarafından finanse edilmeye devam ediliyor” diyor.

KESK Haber-Sen Genel Sekreteri, özel hukuk hükümlerine tabi tutulacak personelin "taşeron işçi” statüsünde, özlük haklarından mahrum bırakılarak çalışmaya zorlanacağını söylüyor. Kurumdan gönderilecekler konusunda ise durumun hukuki boyutuna işaret ediyor:

"Birini kurumdan gönderip diğerini tutacak ama hangi kritere göre? O zaman idari mahkemeye gidip hesabını sorarız. Avukatlarımızla çalışmalar yapıyoruz. Hukuksal zeminde haklarımızı arayacağız. TRT çalışanları özlük haklarını terk edecek hiçbir imza atmamalı.”

"12 Eylül döneminde yaşananlara benziyor”

Yakında TRT'den emekli olmayı bekleyen Osman Köse, yıllarca emek verdiği kurumda bugün yaşananları,12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra 101 TRT çalışanının gerekçe gösterilmeksizin görevlerinden uzaklaştırılarak diğer kamu kurumlarına sürgün edilmesine benzetiyor:

"Bugün olanlar 12 Eylül döneminin 101'ler vakası gibi… Şimdi de AKP, 12 Eylül faşizmi gibi ‘sakıncalı' gördüğü binlerce kişiyi uzaklaştırmak istiyor. Bu, hem TRT tarihinde hem de kamu istihdam politikaları açısından görülmemiş bir olay…”

Burcu Karakaş / İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe