Tanrıkulu: Deniz Yücel tecrit koşullarında tutuluyor | TÜRKİYE | DW | 07.03.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Tanrıkulu: Deniz Yücel tecrit koşullarında tutuluyor

Silivri'de Deniz Yücel ile görüşen CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Yücel'in tecrit edilmiş koşullarda kaldığını aktardı. Tanrıkulu'na göre Yücel'in tutuklanması Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçmene verdiği bir mesaj.

CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Utku Çakırözer, pazartesi günü Silivri Cezaevi’nde tutuklu gazetecileri ziyaret etti. Cumhuriyet Gazetesi'nden tutuklu gazeteciler ile görüşen milletvekilleri Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel ile de görüşme fırsatı buldu. Aynı zamanda bir avukat ve insan hakları aktivisti olan Tanrıkulu ziyarete ilişkin DW Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe: Sayın Tanrıkulu, dün Silivri Cezaevi'ndeki tutuklu gazetecileri ziyaret ettiniz. Hangi gazetecilerle görüşebildiniz?

Sezgin Tanrıkulu: Dün ikimiz (Utku Çakırözer) 15-16'ya yakın gazeteciyi ziyaret ettik. Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, Ahmet Şık ve Cumhuriyet gazetesinin diğer bütün tutuklu gazetecileri ile görüştük. Deniz Yücel ile de görüştük. Ayrı ayrı görüştük gazetecilerle. Çünkü birlikte görüşmemiz Türkiye’deki mevzuata göre mümkün değil. Ayrıca ben HDP Adana milletvekili Meral Danış Beştaş ile de görüştüm.

DW Türkçe: Peki Deniz Yücel neler aktardı size görüşmenizde?

Sezgin Tanrıkulu: Ben tabii Deniz Yücel’in tüm gözaltı sürecini izledim. Adliyeye çıkarıldığı gün de 10 saat boyunca duruşmasını, yakınları ve milletvekilleri ile beraber izledim. Öncelikle 13 gün gözaltında kaldı. Türkiye’de gözaltı süresi azami olarak 15 gün. Yani Deniz Yücel gibi bir gazeteci, azami sürede gözaltında tutuldu. Bu gözaltı süresinin kendisi, kötü muamele, işkence ve kötü niyetlidir. Çünkü Deniz Yücel bir terörist değil, bir canlı bomba, bir örgüt mensubu değil. Yaptığı haberlerden dolayı gözaltına alındı ve kendisine sadece bunlar soruldu gözaltında. 

DW Türkçe: Deniz Yücel "terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek" suçlamaları ile tutuklanmıştı. Ama buna sosyal medya paylaşımları mı yoksa haberleri mi gerekçe gösterildi tam netleşmedi. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?

Sezgin Tanrıkulu: Sorgu tutanağını okudum kadarıyla kendisine sorulan bir sosyal medya paylaşımı yok. Yaptığı haberler var. Bir; Rojava ve Kuzey Irak, Musul ve Kobane ile Türkiye’nin Suriye, Irak ve Kürt politikası ile ilgili yaptığı analiz ve yorumlar var. İki; Kürt meselesi ile ilgili yaptığı röportajlar var. Bu bağlamda kendisine sorulan sorular bu çerçevede. Hepsi Die Welt gazetesinde çıkan haber ve yazıları.

DW Türkçe: Deniz Yücel nasıl bir ortamda kalıyor?

Sezgin Tanrıkulu: Tutuklandıktan sonra önce Metris Cezaevine götürüldü, sonra yanılmıyorsam geçen hafta Cuma günü Silivri Cezaevi’ne sevk edildi. Şimdi üç kişinin ayrı ayrı odalarda kalıp birlikte 5-6 metrekarelik ortak açık alanı kullanacağı bir cezaevi ortamında tek başına tutuluyor. Hiç kimse ile bir teması yok. Cezaevi görevlilerinden kendisine bir muamele yok ama kaldığı koşullar, tecrit edilmiş koşullar.

DW Türkçe: Neden?

Sezgin Tanrıkulu: Bunun hiçbir açıklaması yok. Gittiği andan itibaren tek başına kalıyor.

DW Türkçe: Size başka ne aktardı?

Sezgin Tanrıkulu: Cezaevi ortamını aşağı yukarı biliyorum. Bir; 25 yıllık avukatlık yaşamımdan iki: avukat iken bu kadar sık gitmediğim cezaevi ziyaretlerinden biliyorum. Sonuçta Deniz Yücel, haksız, hukuksuz ve adil olmayan bir biçimde cezaevinde. Yazdığı haber ve yaptığı yorumlardan dolayı. Bakın size hem avukat hem de Avrupa İnsan hakları Mahkemesi, insan hakları hukuku konusunda uzman bir avukat olarak söylüyorum, şu anda tutuklu kalmasının haklı hiçbir gerekçesi yok. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, açıklamaları ile kendisini bir yargıç gibi mahkûm etti. Deniz Yücel yaptığı haberlerden dolayı değil, başka nedenlerle hapiste. Bunun bilinmesi lazım.

DW Türkçe: Hangi nedenlerle hapiste sizce?

Sezgin Tanrıkulu: Deniz Yücel’in gözaltına alınması, gözaltı süresi  ve tutuklanması olağan değil. Bu tamamen Türkiye’de referanduma dönük bir medya planlamasının bir parçası aynı zamanda. Deniz Yücel’in tutuklanmasına kim karşı çıkacak Almanya’da? Mutlaka hükümet karşı çıkacak, çünkü kendi vatandaşı aynı zamanda. Türk hükümeti, hukuken tutuklanmaması gereken bir gazetecinin tutuklanmasına Almanya’nın sessiz kalabileceğini düşünebilir mi? Düşünemez. Buna kim cevap verecek? Türkiye’de işte Başbakan, Cumhurbaşkanı. Bu nedir? Yeni bir gerginlik. Ne oldu şimdi? Sonuçta ebedi bir mağduriyetin parçası olan bir propaganda malzemesini hükümet kullanıyor. Nasıl kullanıyor? İşte Deniz Yücel tutuklandı. İşte Almanya bir tepki gösterdi.  O tepkiden sonra Türk bakanları referandum etkinliklerinde konuşamadılar. Ne oldu? İşte Almanya’ya, kendi seçmenlerine, Türkiyeli seçmenlere mesaj verdi Erdoğan: “Bak gördünüz değil mi, bizi konuşturmuyorlar, bizi yasakladılar”. Sanki Türkiye’de hiçbir şey yasaklanmamış gibi bir mağduriyet. O mağduriyet üzerinden Türkiyeli seçmene mesaj. Yani böyle bir gazetecinin yaptığı haber üzerinden böyle bir gerginlik, bu gerginlik üzerinden yapılan siyaset, etik değil, ahlaki değil, hukuki değil.

CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu

CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu

DW Türkçe: Almanya’da Deniz Yücel’in serbest bırakılması için birçok kampanya başlatıldı, araç konvoyları protesto gösterileri düzenlendi. Bu destek Deniz Yücel’e ulaşıyor mu?

Sezgin Tanrıkulu: Yani televizyon izleyemiyor. Bulunduğu ortamda televizyon yok. Ama Cumartesi günü itibari ile kendi seçtiği iki ya da üç gazeteye ulaşma imkânı var. Eğer orada yer alıyorsa ulaşma imkânı var. Tabii bir de avukatının kendisine ilettiği bilgilere ulaşıyor. Sağlığını moralini iyi tutması çok önemli. Ben sağlığını koruma konusunda olağanüstü çaba gösterdiğini gözlemledim. Her kötü koşula rağmen.

DW Türkçe: Morali nasıldı?

Sezgin Tanrıkulu: Şimdi insanın bu koşulları kabul etmesi mümkün değil. Seri katil değilsiniz, kimseye hakaret etmemişsiniz, kimseye şiddet uygulamamışsınız. Ama yazdığını haberlerden dolayı hapistesiniz. Bunu insanın kabul etmesi, moralinin iyi olması mümkün değil. Ama moral şu bakımdan iyiydi. Gözaltı koşullarından sonra cezaevinde olmak ona iyi gelmişti. Gözaltı koşulları Türkiye’de daha yalıtılmış koşullar, hiç kimseye ulaşamıyorsun. Hiç olmazsa şimdi biz gittik, avukatı gitti, gazete okuyabilir.

DW Türkçe: Diğer gazeteciler tek başına mı kalıyor?

Sezgin Tanrıkulu: Hayır, diğer gazetecilerin tümü üç kişilik bahsettiğim bölümlerde beraber kalıyorlar.

DW Türkçe: Meslektaşları ile mi yoksa başka tutuklularla mı?

Sezgin Tanrıkulu: Genellikle Cumhuriyet gazetesinden gidenler aşağı yukarı beraber kalıyor.

DW Türkçe: Deniz Yücel dışarı bir mesaj iletti mi?

Sezgin Tanrıkulu: Avukat, insan hakları aktivisti olarak bu ortamları bilirim. Burada dayanışmanın çok önemli olduğunu biliyorum. İnsanların cezaevinde iken ziyaret edilenin ne anlama geldiğini, yalnız bırakılmamaları gerektiğini çok iyi bilirim.

© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Başak Demir

 

Önerdiğimiz linkler

Reklam