Türkiye′de antisemitizm endişesi | AVRUPA | DW | 27.01.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Türkiye'de antisemitizm endişesi

Türkiye'deki Yahudiler, son dönemlerde İsrail'in politikaları nedeniyle protestoların hedefi olduklarını söylüyor. Kimi bu nedenle Türkiye'yi terk etmeyi planlıyor. Senada Sokollu'nun röportajı.

Jeff Besken'in dedesi ve ninesi 90 yaşın üzerinde. Yaşlı çift kendi aralarında genellikle Sefarad Yahudilerinin kökü eski İspanyolca'ya uzanan Ladino dilini konuşuyorlar. 39 yaşındaki Jeff Besken, anne ve babasının ise nadiren konuştuğu bu dili sadece anlıyor. Kız kardeşi ise tek kelime bile bilmiyor.

Türkiye'de çoğu İstanbul'da olmak üzere, yaklaşık 25 bin Sefarad Yahudisi yaşıyor. 15'inci yüzyılda Katolik İspanya'dan sürülen Yahudilere, Osmanlı İmparatorluğu kucak açmış ve o zamandan beri Türkiye'de bir arada yaşamaya devam ediyorlar. İspanyol hükümeti şimdi İspanya'dan kaçan Yahudilere eski haklarını iade etmeyi planlıyor. Bu konuda geçen yıl hazırlanan yasa tasarısı, dünyanın dört bir yanındaki 3,5 milyon Sefarad Yahudisine İspanya'ya geri dönmelerini mümkün kılmak için İspanyol vatandaşlığı verilmesini öngörüyor.

Jeff Besken

Jeff Besken

Besken, DW'ye "İspanyol pasaportu için başvurumu hemen yaptım. Tüm ailem ve Türkiye'de tanıdığım diğer tüm Sefarad Yahudileri gibi. Bu bir şeyler olursa, bir garanti olacak. Hiçbir sorun olmadan eşyalarımızı toplayıp gidebiliriz. Bu bizim için büyük bir avantaj" diyor.

Besken, varlıklı bir aileye mensup. Bodrum'da yaşayan ve ailesinin şirketinde inşaat mühendisi olarak çalışan Besken, iş hayatında karşılaşılan zorlukları şöyle anlatıyor: "Burada iyi bir hayatım var. Aslında Türkiye'den ayrılmak istemiyorum. Ama son yıllarda Yahudiler olarak Türkiye'de antisemitizimle mücadele etmek zorunda kaldık. Bunu gündelik iş hayatımızda da hissediyoruz. Örneğin Müslüman bir Türk, Yahudi arkadaşıma borçlu ve ona şunu söylüyor: Borcunun bir kısmını ödüyorum, geri kalanı da senin adına Gazze'ye gönderiyorum:"

Besken, Yahudilerin önce Osmanlı, daha sonra da Türkiye topraklarında geçen 500 yıl boyunca barış içinde yaşadığını anlatıyor. Ancak 9 Türk'ün hayatını kaybettiği Marmara baskınından sonra kendilerine yönelik tutumun değiştiğini belirten Jeff Besken, "Birçok kişi bizi İsrail hükümeti ve Gazze savaşının bir temsilcisi olarak görüyor. Ama bizim bunlarla bir ilgimiz yok" diyor. Çoğu zaman Yahudi kimliğini sakladığını söyleyen Besken, "Adımın nereden geldiğini soran olursa, babamın Amerikalı olduğunu söylüyorum. Mal varlığını satan birçok Yahudi tanıyorum. Çoğu belirsizlikten ve siyasi gelişmelerden endişeli" diye sözlerini sürdürüyor.

Yahudi cemaatinin aktif üyesi ve Şalom gazetesi çalışanı gazeteci Mois Gabay da son yıllarda çok sayıda Yahudi'nin Türkiye'yi terk ettiğini belirtiyor. Özellikle okullarını bitiren gençleri gözlemlediklerini ifade eden Gabay, 2014 yılında ortaöğrenimini bitiren gençlerin yüzde 40'ının yüksek öğrenim için yurtdışını tercih ettiğine dikkat çekiyor. Gabay, "Bir yıl önce bu rakam neredeyse yarısıydı" diyor.

Sosyal medyada antisemitizm

Özellikle sosyal medyada antisemitizmin arttığını dile getiren 30 yaşındaki Gabay, "Türkiye'de Yahudilere karşı dijital tehditler ve nefret söylemleri hayatımızı zorlaştırıyor. Geçen yaz yaşanan Gazze savaşından bu yana Yahudilere karşı nefret artış gösterdi" şeklinde konuşuyor. Şarkıcı Yıldız Tilbe'nin "Allah Hitler'den razı olsun" şeklindeki tweetini örnek gösteren Gabay, hükümetin de bu tür söylemlere yeteri kadar sert tepki göstermediğini ifade ediyor. Gabay, bu tür antisemitist söylemler hakkında cezai soruşturma başlatılması gerektiğini savunuyor.

Neve Şalom Sinagogu

Sinagogların çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırıldığına işaret eden Gabay, bir süre önce Türkiye'nin en büyük sinagogu Neve Şalom'un tehdit edildiğini ve kapısının üzerine 'yıkılacak mekân' şeklinde bir yazı asıldığını belirtiyor. Neve Şalom 1986, 1992 ve 2003 yıllarında saldırıların hedefin olmuş ve onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Ancak koruma önlemlerinin artırılmasının insanları her zaman rahatlatmadığını kaydeden Gabay, "Ne kadar çok polis görevlendirilirse, güvensizlik hissi de o kadar artıyor" diyor. Gabay, "Tüm bunlar bizim için yeni. Daha önce böyle değildi. Geçen yaz İstanbul'da düzenlenen protesto gösterileri açıkça Yahudilere yöneldi. Göstericiler, İsrail hükümetini protesto etmek için bizim sinagoglarımıza yürüyor. Neden sadece İsrail konsolosluğuna gitmiyorlar ki?" diye sözlerini sürdürüyor.

Mois Gabay, İspanyol pasaportunun Türkiye'deki Yahudiler için önemli olduğunu, ancak bunun bütün Yahudilerin hemen Avrupa'ya taşınacağı anlamına gelmediğini de sözlerine ekliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Senada Sokollu / İstanbul