Türkiye dâhil sekiz ülke İran yaptırımlarından muaf | DÜNYA | DW | 05.11.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

DÜNYA

Türkiye dâhil sekiz ülke İran yaptırımlarından muaf

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İran'a yaptırımlardan Türkiye'nin de aralarında olduğu sekiz ülkenin muaf tutulduğunu açıkladı. Pompeo, Trump olduğu sürece İran’ın nükleer silah sahibi olamayacağını belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Pazartesi günü devreye giren ve İran'ın özellikle petrol ve petrokimya endüstrisini hedef alan yaptırımlardan ilk aşamada muaf olacak devletleri açıkladı.

Türkiye'nin yanı sıra, Çin, Hindistan, İtalya, Yunanistan, Japonya, Güney Kore ve Tayvan İran'a karşı getirilen yaptırımlardan geçici olarak muaf tutulurken, sözlerine devam eden Pompeo, söz konusu ülkelerin son altı ayda İran'dan ithal ettikleri ham petrolde kayda değer düzeyde bir kesintiye gittiklerini kaydetti.

İran'ın petrol ticaretini sıfırlamak için tüm devletlerle müzakerelere devam edeceklerini açıklayan ABD Dışişleri Bakanı, ayrıca İran'ın söz konusu ülkelerle devam eden petrol ticaretinden elde edeceği gelirin uluslararası banka hesaplarında tutulacağını söyledi. Pompeo, Tahran yönetiminin bu parayı sadece insani malzeme ticaretinde ve yaptırımlardan etkilenmeyen alanlarda kullanabileceğini belirtti.

Pompeo İran'ın nükleer programı ile ilgili de bir dizi açıklamada bulundu. Sürmekte olan üç nükleer silahsızlanma projesine geçici olarak devam edileceğini duyuran Pompeo, İran'ın barışçıl nükleer faaliyetlerinin sıkı bir denetime tâbi tutulmak şartıyla devam etmesine izin verileceğini ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı, "İçiniz rahat olsun. Başkan Trump'ın gözetiminde, İran hiçbir zaman nükleer silah sahibi olmaya yaklaşamayacak" ifadesini kullandı.

Mnuchin: İran terörün en büyük devlet destekçisi

Pompeo'nun açıklamaları sonrası söz alan ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, 2015 yılında ABD Başkanı Donald Trump'ın selefi Barack Obama döneminde imzalanan ve kamuoyunda İran nükleer anlaşması olarak bilinen protokolü "ölümcül bir şekilde kusurlu" sözleriyle değerlendirdi.

Hazine Bakanı, İran için "dünyada terörün en büyük devlet destekçisi" sözlerini kullanırken, Pazartesi günü devreye giren yaptırımların, 700'den fazla bireyi, kurumu, hava ve deniz aracını hedef aldığını kaydetti.

5 Kasım tarihli önlemlerin ABD Hazine Bakanlığı'nın bugüne kadar bir günde yürürlüğe koyduğu en büyük yaptırım paketi olduğunu vurgulayan Mnuchin, 2015 tarihli anlaşma sonrası yaptırım listesinden çıkarılan bazı kişi ve kurumların tekrar dahil edildiğini belirtti.

Mnuchin, İran'ın bankacılık, taşımacılık ve enerji sektörlerini hedef aldıklarını belirtti ve Tahran'ın "istikrar bozucu" davranışlarını değiştirmediği sürece mali izolasyon çabalarına devam edeceklerinin altını çizdi.

İran'ın yaptırımlardan kurtulmak için balistik füze programını ve nükleer silah sahibi olma çabalarını terk etmesi gerektiğini söyleyen Mnuchin, gözlerinin Tahran'ın üzerinde olduğunu ve caydırıcı önlemlerin giderek daha da şiddetleneceğini belirtti.

İran: Yaptırımlar ABD’nin psikolojik savaşının parçası

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani

Pazartesi günkü yaptırımların yürürlüğe girmesi sonrası bir açıklama yapan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran’ın "ekonomik bir savaş" ile karşı karşıya olduğunu ve İran’ın yaptırımlara karşı geleceğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de konuyla ilgili açıklama yaparak ABD’nin yürürlüğe giren yaptırımlarının ABD'nin propaganda ve psikolojik savaşının bir parçası olarak nitelendirdi ve "verimsiz" ifadesini kullandı.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de haftasonu yaptığı açıklamada "ABD'nin yaptırım uygulamaktaki amacı milli ekonomimizin büyümesini felç etmek ve engellemekti ancak bu İran'da bir kendine yeterlilik hareketinin doğmasıyla sonuçlandı. İran milleti yıllarca her şeyi ithal ediyordu, şimdi ise bir her şeyi kendi üretme alışkanlığı geliştirdi" şeklinde konuşmuştu.

Yaptırımların kapsamı

Yaptırımlar, Washington'un nükleer anlaşmadan 8 Mayıs itibarıyla çekilmesini takip eden 90 ve 180 günlük sürelerde devreye alınacak şekilde tasarlandı. 
Pazartesi günkü yaptırımlar uyarınca İranlı petrol ve petrokimya şirketlerinin uluslararası ticaretine engel getirilmesinin yanı sıra üçüncü devlet ya da şahısların da bu kalemde İran ile ticaret yapmasının engellenmesi hedefleniyor.
Yaptırımlarla ayrıca İran Merkez Bankası'nın ve belirli İranlı şirketlerin yabancı mali kuruluşlarla para alışverişi yapmasının önlenmesi de öngörülüyor. Son olarak sigortacılık, taşımacılık, gemi inşaatı, limancılık ve genel hatlarıyla enerji sektörü de yaptırımlar kapsamına alınıyor.

İlki 6 Ağustos tarihinde devreye alınan yaptırımlar uyarınca da İran hükümetinin Amerikan Doları satın almasının ya da bu para birimi ile ticaret yapmasının engellenmesi öngörülmüştü. İran'ın altın ve diğer değerli metallerle ticaret yapmasına da engel getirilmesinin yanı sıra, alüminyum, çelik, kömür gibi hammaddelerin doğrudan ya da dolaylı satışının önlenmesi hedeflenmişti. Ağustos'taki yaptırımlar ayrıca İran riyalini, otomotiv sektörünü ve ticari uçakların satın alımını kapsarken, sanayiye ilişkin yazılım alımına da engeller getirmişti.
 

DW,ÇÖ,GA

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam