Türkiye açılmaya hazır mı? | Türkiye | DW | 11.05.2021
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Türkiye açılmaya hazır mı?

Türkiye'de tam kapanmanın 17 Mayıs'ta sona ereceği konuşuluyor. Peki tedbirleri kaldırmaya elverişli ortam var mı? Kapanma için konulan hedeflere ulaşılacak mı?

Tam kapanma sonrası koronavirüs tablosu nasıl değişti? 

Türkiye koronavirüs vakalarının yüksek seviyede seyretmesi ile 29 Nisan'da tam kapanmaya gitti. O günkü veriler 339 vefatın ve 37 binin üzerinde yeni vakanın olduğunu söylüyordu. Vaka sayısı 16 Nisan'da 63 bin 82 ile pik yapmış, 13 Nisan'da kısmi kapanma başlamıştı. Kapanmanın ardından vaka sayılarında bir düşüş trendi başladı. 29 Nisan'la birlikte bu trend hızlandı. Vaka sayısı önce 30 binin, ardından 20 binin altına düştü. 10 Mayıs'ta ise vaka sayısı 13 bin 604, hasta sayısı bin 734 olarak açıklandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Pazartesi akşamı açıkladığı haftalık insidans verilerinde de düşüşün olduğuna işaret etti.

Vefat sayıları neden yüksek?

Ağır hasta sayısı 29 Nisan'da 3 bin 581, 10 Mayıs'ta ise ağır hasta sayısı 2 bin 983 olarak kaydedildi. Ölümler ise aynı tarihlerde 339'dan 282'ye düştü. Rakamlar, vaka sayısında azalış gözlenirken ağır hasta ve vefat verilerinde aynı düşüş sağlanamadığı dikkat çekiyor. "Vaka sayılarındaki düşüş yüzde 60'a yakınken ağır hasta ve ölüm sayılarında neden yüzde 20'nin altında?" sorusunu Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, "Ağır hasta sayımız çok fazla, içlerinde entübe vakalar da var. Ölümler vakanın tespiti ve hastaneye yatıştan bir süre sonra gerçekleşiyor" şeklinde yanıtladı. Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Esin Şenol Davutoğlu da tablolarda en son iyileşen verinin ölüm verisi olduğuna işaret ediyor.

Test sayısı neden azaldı?

Vaka sayılarının düşmesiyle yeni bir tartışma da başladı. "Test sayısı azaldığı için mi vaka sayısı azaldı?" şüphesi gündeme geldi. Prof. Esin Davutoğlu, bu süreçte test sayısının yüzde 50 oranında azaltıldığını ifade ediyor. Davutoğlu, bununla birlikte testlerin yalnızca hastaneye gidenlere yapılmasının, filyasyonun etkin uygulanmamasının da test sayısını azalttığı görüşünde. Doç. Dr. Ali İhsan Ökten de bu sayının artırılması gerektiğini ifade ediyor. İngiltere'de bin civarında vaka varken test sayısının 500 binin üzerinde olduğunu hatırlatıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise test sayısına yönelik eleştirilere, "Kısıtlamalarla birlikte temasın azalması beklenen bir durumdur. Bu da müracaatları ve filyasyon kaynaklı testlerin sayısını düşürmektedir. Test sayılarının düşmesi, vaka sayılarının düşmesinin sebebi değil sonucudur" yanıtını vermişti.

"Günde 5 binin altı" hedefine ulaşılacak mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tam kapanmanın ilan edildiği 26 Nisan’daki konuşmasında hedefin 5 bin vakanın altına inmek olduğunu söylemişti. Peki bu hedefe ulaşılabilecek mi? Prof. Davutoğlu, düşük test sayısı sayesinde vaka sayısının 5 binin altına inebileceğini söylüyor ve "Hızla 5 binlere doğru gidiyoruz, bunu bilimsel yöntemlerle açıklayabilmek çok mümkün değil. Zirvenin tepesinden bu kadar hızla gidecek bir kapatma yapılmadı" diye devam ediyor. Salgınla ilgili genel yaklaşıma yönelik endişelerini dile getiriyor, ortaya konulan hedefe "bir şekilde" ulaşılabileceğini belirtiyor.

Normalleşme için doğru zaman mı?

Kulislerde 17 Mayıs'tan itibaren sokağa çıkma kısıtlamasının yalnızca akşam saatlerinde olacağı, kafe ve restoranların açık bölümlerinin hizmete gireceği ve AVM'ler, kuaförler ve spor salonlarının açılacağı konuşuluyor. Ancak her iki uzman vaka sayıları binin altına inmeden normalleşilmemesi görüşünde. Prof. Davutoğlu, "Salgın tamamen kontrol altına alındı" diyebilmek için ise günlük ölüm sayısının 10'un altına inmesi gerektiğini belirtiyor. Doç. Dr. Ökten ise normalleşme zorunlu bile olsa bazı kuralların izlenmesi gerektiğini kaydediyor. Bunlar okullara öncelik verilmesi, yalnızca kritik sektörlerdeki (ulaşım, altyapı, belediye hizmetleri vs.) işlerin devam etmesi; düğün, cenaze, asker uğurlama gibi törenlerin yapılmaması. Ökten, kafe ve restoranların ise ancak çok iyi tedbirler alınırsa açılması gerektiğini dile getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde yapılacak kabine toplantısında normalleşme takvimini açıklaması bekleniyor.

Türkiye'de aşılama ne durumda?

Kapanmalarla birlikte aşılamalar da yakından izleniyor. Salgını toplumsal bağışıklığın, yani aşılamanın bitireceği hep dile getiriliyor. Prof. Esin Şenol Davutoğlu da kapanmanın faydalı olabilmesi için hızla aşı yapılması gerektiğini söylüyor. Çünkü 1 Mart'taki açılmadan yaklaşık bir buçuk ay sonra, 15 Nisan'da, günlük vaka sayıları 50 bin civarında artmıştı. Temmuz'a kadar benzer tablonun oluşmasından endişe ediliyor. Tam kapanmanın başladığı 29 Nisan günü tek doz aşı yapılan kişi sayısı 13 milyon 500 binin, iki doz aşı yapılan kişi sayısı 8 milyon 700 binin biraz üzerindeydi. Bugün itibarıyla bu sayılar 14 milyon 640 bin ve 10 milyon 450 bin civarında. İki doz aşı yapılan kişi sayısı ise toplumun yüzde 12'si düzeyinde. Yeni aşıların da önümüzdeki dönemde Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Sağlık Bakanı Koca, geçtiğimiz günlerde 240 milyon doz aşı için anlaşma imzalandığını kaydetmiş, "Yaz döneminde 18, belki 16 yaş üstü herkesi aşılayabiliriz" demişti.

Batu Bozkürk

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler