Türk yargısında hakim - savcı sıkıntısı | TÜRKİYE | DW | 08.09.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Türk yargısında hakim - savcı sıkıntısı

Türkiye'de 15 Temmuz sonrası hakim ve savcıların beşte birinden fazlası görevden alındı. Bu durum, adliyelerde varolan sorunları daha da arttırdı. Yeni yargıç ve savcı alımları için staj süresinin kısaltılması gündemde.

İstanbul Adalet Sarayı

İstanbul Adalet Sarayı

Türkiye’de adli yılın başladığı 1 Eylül günü 543 yargıç ve savcının daha görevden alınmasıyla 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevden alınan yargıç ve savcıların toplam sayısı yaklaşık 3 bin 400’e yaklaştı. Toplam 15 bine yakın yargıç ve savcı vardı. Dolayısıyla beşte birden fazlası Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla görevden uzaklaştırılmış durumda.

Hükümet yetkililerinin yargının süratle işlemesi için gereken önlemlerin alınacağını söylemiş olmasına karşın, bu durum, şimdiden adliyelerde sıkıntılara yol açmış durumda. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi eski başkanı avukat Zeynep Ceren Boztoprak’a göre “çok ciddi bir tıkanıklık" yarattı.

"Boşanma davasına bakacak hakim yok"

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan avukat Boztoprak, “Örneğin, bir boşanma davası ya da işçi alacağı davasını bile görecek hakim yok adliyelerde. Türkiye’de dava yükünden, dosya fazlalığından dolayı adaletli yargılama zaten yapılamıyor. Şimdi bir de böyle bir tıkanıklık yaşanması, dosyaların sonuçlanma süresini çok ciddi biçimde uzatacak, öyle görünüyor” diyor.

Avukat Boztoprak, yargıda yapılan operasyonun hukuka uygun olması koşuluyla gerekli olduğunun da altını çiziyor: “Hukuka aykırı işlem yapan ya da darbe girişimiyle alakalı bir hakim veya savcı hakkında, tabii ki soruşturma yapılması gerekir. Hakim-savcı açığı olacak demek doğru değil.”

Hükümete göre, binlerce yargıç ve savcının görevden alınması, “Türk yargısını esaretten kurtarma operasyonu”ydu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık 10 gün sonra yaptığı bir açıklamada, bu operasyonu şöyle anlatıyordu: “Yargının bağımsızlığını koruma-kollama operasyonudur. Tarafsızlığını yitirmiş, artık Fethullah Gülen’e esir olmuş, aklını rehin etmiş bir yapıyı yargıdan temizleyerek, onun yerine anayasasına, yasalarına ve hukuka bağlı bir yapıyı oluşturmaktır.”

Üç bin kişi alınacak

Kuşkusuz yeni yargıç ve savcı alımları hükümetin gündeminde. HSYK, geçen hafta 956 hakim ve savcının mesleğe kabulüne karar verdi. Geçen hafta yayınlanan bir kanun hükmünde kararnameyle, emekli hakim ve savcılara 2 ay içinde başvuru yapmaları koşuluyla mesleğe dönüş yolu açıldı. Adalet Bakanlığı, Kasım ayında 1500 yargıç ve savcı adayı alımı için yapılması planlanan sınavda, 3 bin kişinin alınacağını ilan etti.

Başbakan Binali Yıldırım, geçen hafta hükümetinin 100. günü nedeniyle yaptığı basın toplantısında, 20 Temmuz’dan bu yana bölge idare mahkemelerinin çalışmaya başladığını söyledi. Böylece bazı davaların Yargıtay ya da Danıştay’a gitmeden, temyiz aşamasının bu mahkemelerde görülmesinin yargıyı hızlandıracağını söyledi.

Pek çok hukukçu, istinaf mahkemeleri de denilen bu mahkemelerin açılmasına olumlu yaklaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul milletvekillerinden avukat Sezgin Tanrıkulu da bu görüşte olanlardan. Ancak Tanrıkulu, yargıç ve savcı eksikliğinin bu mahkemelerin işleyişini de zorlaştıracağanı belirtiyor.

Tanrıkulu, DW Türkçe’nin sorularını yanıtlarken, şöyle devam ediyor: “Türkiye gibi yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda büyük şüphelerin olduğu ve yargıçların göreve başlamasından, atanmasına ve terfisine kadar birçok alanda tarafsız ve bağımsız olunmadığı bir ortamda ne kadar başarılı olacağını uygulamada göreceğiz.”

CHP milletvekili Tanrıkulu, yargıç ve savcı açığının kapatılması konusunda kendisi açısından en iyi önerinin, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun geçen haftaki önerisi olduğunu söylüyor. Tanrıkulu, “5 veya 10 yılını doldurmuş avukatlar arasından bir seçim yapmak, mesleğe kabul etmek en doğru yoldur” diyor. Ancak, bu seçimin objektif yapılması gerektiğinin altını önemle çizdiğini belirtiyor.

Staj süreleri kısalacak

Türkiye’de 100 bin civarında avukat var. Yargıç ya da savcı olabilmek için, hukuk fakültesi mezunları başvuru yapabiliyor. Adaylar, Adalet Bakanlığı tarafından açılan yazılı ve sözlü sınavı kazandıktan sonra, 2 yıllık bir eğitim, staj ve yeni bir sınav sürecine tabi tutuluyor. Başarılı olanların ataması, HSYK tarafından yapılıyor.

Adalet Bakanı Bozdağ, Temmuz ayında staj süresinin bir yıla ya da daha altına düşürülebileceğini söylemişti. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar ve Yönetim Kurulu eski üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski raportörü Profesör Osman Can, bunun yargı kalitesi açısından ciddi sıkıntılar doğuracağı görüşünde.

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Profesör Can’ın bu konudaki görüşleri şöyle: “Çünkü, yeterli deneyime sahip olmayan ve yeterli hizmet içi tecrübe kazanmayan kişiler, çok hızlı bir şekilde kürsüye geçip, adalet dağıtmaya çalışacaklar. Yeteri kadar deneyime sahip olmayan kişilerin, hukuku doğru bir şekilde uygulayabilmesi her zaman mümkün olmuyor. Yargıda deneyim çok önemli.”

© Deutsche Welle Türkçe

Kürşat Akyol / İstanbul

Önerdiğimiz linkler

Reklam