″Türk yargısı kötü bir sınav verdi″ | TÜRKİYE | DW | 27.11.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

"Türk yargısı kötü bir sınav verdi"

Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Aykut Küçükkaya, Can Dündar ve Erdem Gül'e yönelik tutuklanma kararın açıklanmasının ardından yaşananlara ilişkin DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR'larıyla ilgili haberlerinden dolayı tutuklandı. Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Aykut Küçükkaya, dün akşam kararın açıklanmasının hemen ardından Deutsche Welle’nin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe: Aykut Bey, siz Can Dündar'ın yanındaydınız, Erdem Gül'ün yanındaydınız. Nasıl geçti gün?

Aykut Küçükkaya: Büyük bir maraton gibiydi. Biz bugün gazetemizin manşetinde “Özgür gazeteciliğin tarihi sınavı” demiştik. Ama Türk yargısı kötü bir sınav verdi. Hem gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hem de Ankara Temsilcimiz Erdem Gül yaklaşık bir on saatlik sorgunun ardından ilk önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İrfan Fidan’a ifade verdiler, daha sonra tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildiler. İstanbul 7. Sulh Hâkimliği’nde de saat dokuzu çeyrek geçe, 20 geçe gibi iki isme de tutuklama kararı çıktı. Gazetecilik tutuklandı, diyebiliriz. Gazetecilik yapmışlardı, habercilik yapmışlardı. Maalesef başta da dediğim gibi, bugün gazetecilik bu tarihi sınavı kaybetti. Ancak Can Dündar karar açıklanmadan önce ara verildiğinde yanımıza geldi, hâlâ yüzü gülüyordu. Yaptığı gazeteciliğin doğru olduğundan emindi. O yüzden dışarıdakilere kendisi ‘Rahat olun’ diyerek teselli verdi, diyebilirim. Belki onlar bu kararı bekliyorlardı ama biz yine de arkadaşlarımıza tabii ki böyle bir şey konduramıyoruz, çünkü onlar Türkiye’nin gerçek gazetecileri. Maalesef 26 Kasım Perşembe herhalde Türk basınındaki en kötü günlerden birisi olarak da tarihe geçecek.

DW Türkçe: Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Can Dündar’ın ve Erdem Gül’ün ifadeye çağrılmasını yorumlarken “Anormal süreçlerden geçiyoruz” ifadesini kullanmıştı. Tutuklama kararı bu anormal sürecin nereye gittiğinin işareti sizce?

Tabii ki çok doğru. Gazetemizin avukatları duruşma sırasında yaptıkları savunmada çok önemli bir ayrıntıya dikkat çektiler. Biliyorsunuz, Can Dündar’ın haberi 29 Mayıs 2015’te, Erdem Gül’ün haberi 12 Haziran’da yayınlandı. Aslında Türkiye’de şöyle bir kural var, kanun var, yasa maddesi var. Haberlerle ilgili davalar dört ay içerisinde açılmadığı zaman bu kişilerle ilgili olarak zaman aşımı uygulanıyor. Israrla bunu avukatlarımız gündeme getirdiler duruşmada. Fakat ne sorguyu yapan cumhuriyet savcısı bunu dikkate aldı, ne de tutuklama kararlarını veren mahkeme heyeti bunu dikkate aldı. Yani çok büyük bir hukuk skandalı yaşandı bugün. Herhalde Yargıtay’daki en üst düzey yetkili ismin söylemek istediğini bugünkü bu skandal da bence birazcık belgeliyor.

DW Türkçe: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MİT’e atılan iftiralarla ilgili dava açtığını’ söylemişti ve canlı yayında deyim yerindeyse ‘Bunu yanlarına bırakmayacağım’ demişti. Bu, bizi Türkiye’de adalet sistemi konusunda nasıl bir öngörüde bulunmaya zorluyor?

Bu sorunuz aslında yargılamayı, şu anki tutuklama kararlarını da özetliyor. Erdoğan, biliyorsunuz, bu soruşturmanın şikayetçisi şu anda. Ülkemizin en önemli ismi, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Can Dündar’dan kişisel olarak şikayetçi oldu. Bu savcılığın kâğıdında yazıyor. Cumhurbaşkanı bu dilekçesinde ‘Bu haber gazetecilik değil’ diyor, gazetecilik olmadığını söylüyor. Dündar’ın bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapisle cezalandırılmasını istiyor. Bırakın da bunlara tarafsız yargı karar versin. Yani herhalde dünyada bir cumhurbaşkanı yoktur ki bir genel yayın yönetmeninden şikayetçi olsun ve bu dava, bu soruşturma sonucunda gazetenin genel yönetmeni tutuklansın. Şu anda bu süreci yaşıyor Türkiye.

DW Türkçe: Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda ciddi endişeler var. Cemaat’e yakın çizgisiyle tanınan medyaya gözdağı veriliyor, kanalları uydudan çıkarılıyor, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklandı. Can Dündar kararın açıklanmasının ardından, „Üzülmeye gerek yok, bu bizim için şeref madalyası. Mücadelemiz devam edecek” dedi. Nasıl devam edecek, hangi ortamda devam edecek bundan sonra?

Onların içeride dik duracakları her hallerinden belliydi. Biz de gazete olarak haberlerimize aynı şekilde devam edeceğiz. Cumhuriyet aynı şekilde gazetecilik yapacak. Buradaki hukuksuzlukları, hem bu yargılamadaki hukuksuzlukları hem de Türkiye’deki diğer yargılamalardaki hukuksuzlukları gündeme getireceğiz. Nasıl Ergenekon’da, Balyoz’da hukuksuzlukları gündeme getirdiysek, Cemaat operasyonlarındaki hukuksuzlukları gündeme getirdiysek… Bizim tek çizgimiz var burada. Girdiğimiz haberin, bir, doğru olması, iki, demokrasi ve insan haklarından yana olması. Gazetecilikte zaten başka bir çizginin olmaması gerekiyor. Gazetecilik ilkeleri, uluslararası ilkeler, evrensel ilkeler zaten bunu gerektiriyor. Cumhuriyet bunu yaptığı sürece de dimdik ayakta kalacaktır diye düşünüyorum.

© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Aydın Üstünel

Reklam