1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye’nin “aşıyla" imtihanı

12 Ocak 2021

Türkiye’de Covid-19 aşılama programı daha başlamadan bilmeceye dönüştü. Çin’le yapılan anlaşmanın geleceği, yeni aşıların devreye girip girmeyeceği, aşının herkese yetip yetmeyeceği kestirilemiyor.

https://p.dw.com/p/3nprG
Sinovac aşısı
Sinovac aşısıFotoğraf: picture-alliance/dpa/A. Lucas

Koronavirüs salgınında 10 ayı geride bırakan Türkiye’de hafta sonuna doğru başlayacak aşılama programı için nefesler tutuldu. Ancak bu programın düzenli ve kesintisiz sürüp sürmeyeceğinden, aşı sepetinin genişletilip genişletilemeyeceğine, aşılamanın uygun yerlerde yapılıp yapılamayacağından halkın kafasındaki soru işaretlerine kadar uzanan geniş yelpazede aşı programı tam bir bilmeceye dönüştü. Bu bilmecenin içinde en önemli soru da herkesin etkin ve güvenilir aşıya ulaşıp ulaşmayacağı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Covid-19 aşısının Perşembe ya da Cuma günü uygulanmaya başlayacağını söyledi. Sağlık Bakanlığı, aile merkezleri başta olmak üzere tüm hastanelerde aşı hizmeti verileceğini duyurdu.

Aşı temininde ve yaygın aşılamanın başlamasında geç kalındığından yakınan sağlık meslek örgütleri ile siyasi muhalefet, Türkiye’de faz çalışmaları süren inaktif aşı Coronavac’ın Çin’den Türkiye’ye gelişi ve uygulamaya geçirilişinde hükümetin tıpkı vaka sayıları ve maske dağıtımında gözlemlenen ‘sorunlu bir tablo’yu sergilediğinden yakınıyor.

1 aylık rötar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin Sinovac’ın ürettiği Coronavac aşısının  Türkiye’de 11 Aralık’ta  uygulanmaya başlanacağını duyurmuştu. Dünya genelinde aşılama programları yaygınlaşırken Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyuna duyurulduğu tarihlere göre hareket edememesinden yakınan Türk Tabipleri Birliği (TTB) akıllardaki soruları bakanlığa iletti. Ancak, o sorulara bir türlü yanıt yok.

TTB Merkez Konseyi 2.  Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten DW Türkçe’ye “Çin’le anlaşma yapıldı, tamam. Nasıl bir anlaşma? Türkiye’ye ne kadar aralıklarla, kaç doz aşı geleceği, aşılamanın nasıl yapılacağı, kimlere yapılacağı gibi birçok soru var ortada” diyor. Türkiye’de pandemi sürecinin başından beri çelişkiler yaşandığından yakınan Ökten, bu çelişkilerin kaynağını da Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyuyla şeffaf bilgi paylaşımı yapamamasına bağlıyor.

Dr. Ali İhsan Ökten
Dr. Ali İhsan ÖktenFotoğraf: Privat

Sağlık Bakanlığı, Çin Sinovac’la 50 milyon dozluk bir aşı anlaşması yapıldığını, ilk aşamada 30 milyon dozun Türkiye’ye getirileceğini açıklamıştı. Ancak daha sonra 3 milyon dozun Türkiye’ye getirileceği söylendi ve öyle de oldu.

Ökten; “Sonrası yine meçhul. 3 milyon dozdan sonra ikinci parti aşı ne zaman gelecek Türkiye’ye? Geldiğinde kimlere yapılacak? Aşı merkezleri kurulacak mı? Bakanlık bunları net bir şekilde açıklamış değil” diyor.

Aşı odaları

Sağlık Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği yazı gereğince, Türkiye’ye gelen 3 milyon doz Coronavac aşısı aile sağlığı merkezleri ile kamu, özel ve üniversitelere ait hastanelerde yapılacak. Bu hastanelerde “aşı odaları” kurulumu sürüyor.

50 ve altında yatak sayısı olan hastanelerde 5, yatak sayısı 51-199 arasında olan hastanelerde 10, yatak sayısı 200-399 olan hastanelerde ise 15 aşı uygulama odası oluşturuluyor. Bu sayı hastanenin yatak kapasitesine göre 25’e kadar çıkarılabilecek.

Planlamaya göre ilk aşamada sağlık çalışanları ile huzurevlerinde bulunan kişiler aşılanacak. Daha sonra asker, polis, jandarma, adli personel, cezaevinde kalanlar ile çalışanlar, sonrasında da 65 yaş üzeri vatandaşlar aşılama programına dahil olacak. Sonra da kronik rahatsızlığı olanlar aşılanacak.

Vatandaşlar kendisine ne zaman aşı sırası geleceğini e-nabız veya Merkezi Randevu Sistemi (MHRS) platformlarından öğrenebilecek. Aşı olmak zorunlu değil. Olmak isteyenler hastanelere başvurmadan önce MHRS üzerinden randevu alacak. Aşı, 28 gün arayla iki doz şeklinde uygulanacak.

Biontech aşısına ne oldu?

Sağlık Bakanlığı’nın duyurduğu bu bilgilerin kamuoyunda  aşıyla ilgili merak edilenleri tam olarak yansıtmadığını düşünen Dr. Ali İhsan Ökten, Türkiye’nin aşı arayışlarını sürdürürken Pfizer-Biontech aşısını da Türkiye’ye getirmek için Almanya’daki Biontech’in kurucu ortağı Uğur Şahin’le de temasa geçildiğini hatırlatıyor.

Bu temaslar sonrasında Biontech’le bir anlaşma imzalandığını ve Türkiye’ye Almanya’dan da 30 milyon doz aşı getirilebileceğini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca daha önce açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Alman firmasıyla görüşmelerin sürdüğünü” söyledi. Ortada bir anlaşmanın olup olmadığı belirsiz. Dr. Ali İhsan Ökten, “Burda tam bir netlik yok. Türkiye’ye Almanya’dan aşı gelip gelmeyeceğinin belirsiz olması endişelerimizi daha da artırıyor” diyor.

Peki nedir bu endişe? Ökten bu soruyu “Bizim sadece Sinovac’tan ya da tek bir firmadan aşı almamız en baştan uygun değildi. Diğer ülkelerdeki gibi en az 2-3 firma ile anlaşma yapılmalıydı. Çünkü tek bir firmaya bağlı kaldığımız zaman yaşanacak en küçük olumsuzlukta bütün aşılama planı dağılacak. Ayrıca, 50 milyon doz aşı kime yetecek? Bu da çok iç daraltan bir soru” sözleriyle yanıtlıyor.

“Aşı karşıtlığı yok, aşı yokluğu var”

CHP Ankara milletvekili Dr. Murat Emir de Sinovac ve Biontech aşıları konusunda Sağlık Bakanlığı’nın çelişkilerinin açıkça gözlendiğini söylüyor. Emir, “Sadece bir aşı konusunda neden bu kadar ısrarcı olunduğunu anlamıyoruz. Bütün ülkeler aşı kaynağını çeşitlendirirken,  Türkiye sadece Sinovac aşısının  iyi olduğu düşüncesinden hareket etti. Çin’le bir sözleşme yapıldı mı, ayrıntıları neler? Bu aşının fiyatı nedir, aracı firma kullanıldı mı, firma bundan para kazanıyor mu? Sorularımız yanıtsız kaldı” diyor.

Dr. Murat Emir
Dr. Murat Emir Fotoğraf: Privat

Türkiye’nin aşı yarışında geride kaldığını düşünen Emir,  aşıyla ilgili gözlemlerini “Çin aşısına mahkumiyet halkta kaygıyı artırıyor. Çünkü tüm faz çalışmaları tamamlanmadı. Faz 3 aşamasına geçmiş bir aşısı yok Türkiye’nin. 65 yaş üstü için faz 3 çalışması olmayan Sinovac’ın kullanılacak olması da sıkıntı. Bu vatandaşlarımız için Biontech aşısı devreye sokulabilir” sözleriyle aktarıyor.

“Nedir bu Çin aşkı”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Selçuk Özdağ da, Türkiye’nin kendisini sadece Çin aşısı ile sınırlamasının sorgulamaya değer olduğunu söylüyor. “Nedir bu Çin aşkı” çıkışında bulunan Özdağ, Çin’den de istenen miktarda aşı alınamadığını söylüyor.

Selçuk Özdağ
Selçuk ÖzdağFotoğraf: DW/H. Köylü

Özdağ, “Hasta sayılarını, vefat sayılarını doğru düzgün açıklayamadılar, maskeyi dağıtamadılar. Şimdi de Çin’den gelecek aşıların dozlarını tutturamıyorlar. Çok ciddi bir istikrarsızlık yaşanıyor. Aşı sürecini de ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar” çıkışıyla da hükümetin aşı yönetimine sert yükleniyor. 

Almanya'dan Türkiye'ye 25 bin doz Biontech aşısının geldiğini herkesin bildiğini ancak bu aşının kimlere kullanılacağının belli olmadığını anlatan Özdağ, “Hükümet, Rusya’yla da anlaşma yapacağını söylüyor ama önce Çin’le yaptıkları anlaşmanın belgesini yayınlasın. Halkımız nasıl bir anlaşma olduğunu görsün” çağrısı yapıyor.

Özdağ’a göre Türk hükümeti denemeleri süren Çin aşısında ısrar ederek halk sağlığını da görmezden geldi. Özdağ “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir anlayışını kabul etmiyoruz. Çin aşısı anlaşmasını görelim, hükümet bu konuda da denetlensin” diyor.

Hilal Köylü / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe