Seçim güvenliği sağlanabilecek mi? | TÜRKİYE | DW | 30.10.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Seçim güvenliği sağlanabilecek mi?

Türkiye’de seçim güvenliğiyle ilgili endişelerin giderilmediğinden yakınan AGİT, 1 Kasım’da özellikle Doğu ve Güneydoğu’dan gelecek haberlere yoğunlaştı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Seçim Gözlem Heyeti, tıpkı 7 Haziran seçiminde olduğu gibi 1 Kasım seçiminde de Türkiye’de seçim güvenliğiyle ilgili tartışmaları ve gelişmeleri özel gözlemcileriyle mercek altına aldı. Ankara’da 11 uzman ve Türkiye genelinde görev alan 18 uzun dönemli gözlemci ile 28 Eylül’de çalışmalarına başlayan heyet, 1 Kasım’la ilgili özet değerlendirmesini 2 Kasım günü kamuoyu ile paylaşacak. 24 Ekim’de ara raporunu yayımlayan heyetin seçim güvenliğiyle ilgili tespitlerinde ‘Türkiye’deki çatışma ortamı, sokağa çıkma yasakları, seçimin iptaline ilişkin değerlendirmeler, sandıkların birleştirilmesiyle ve saatlerin geri alınmasının ertelenmesiyle ilgili tartışmalar’ öne çıkıyor.

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoglu

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoglu

“Temmuz sonundan beri Güneydoğu’da şiddetin artmasıyla birlikte, çeşitli partilerin binaları ve üyeleri hedef alındı. Muhalif partilerin üyeleri cumhurbaşkanına hakaret etmekle suçlandı. Doğu ve Güneydoğu’da sokağa çıkma yasağı uygulanan yerlerde kötüleşen güvenlik vaziyeti nedeniyle özgürce seçim kampanyası yapabilme olanağı kısıtlandı. Seçim kampanyaları Türkiye’de kutuplaşmayı artıracak şekilde yürütüldü. Basın özgürlüğü de sınırlandı, özgür bir seçim ortamı oluşmadı.”

Bu tespitlerin ara raporda yer aldığını hatırlatan AGİT Seçim Gözlem Heyeti’nin Medya Sorumlusu Emma Sehalic, Deutsche Welle’ye raporun yeni gelişmeler de eklenerek geniş haliyle seçimden sonra yayımlanacağını söyledi. AGİT heyeti, 1 Kasım’dan sonra seçim güvenliğiyle ilgili tartışmalar yaşanmaması için AKP öncülüğündeki seçim hükümetinin çok dikkatli davranması gerektiğini düşünüyor ancak Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen medya kuruluşlarına ‘karartma’ uygulanmasının ‘özgür seçim ortamıyla ilgili endişeleri artırdığından’ yakınıyor. Sehalic, AGİT tarafından bu uygulamaya ilişkin yapılan açıklamanın ‘çok net’ olduğunu belirtirken, “Yetkililer, basının özellikle seçim döneminde özgürce ve güvenli bir ortamda çalışabilmesini sağlamak zorundadır” diyor ve bu açıklamanın hükümet tarafından dikkate alınmasını istiyor.

Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Partiler birbirinden şikayetçi

AGİT heyeti, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, gazeteciler, siyasi parti temsilcileri, diplomatlar ve YSK ile RTÜK gibi kuruluşlar da dahil olmak üzere geniş yelpazede görüşmeler yaparak değerlendirmelerini sürdürüyor. Heyete siyasi partilerin birbirleriyle ilgili şikayetlerde bulunması da dikkat çekiyor. Örneğin AKP, HDP’nin ülkede çatışma ortamı yarattığını, bu ortamın da seçim kampanyalarını etkilediğini öne sürüyor, “Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da seçmenler baskı altına alınmaya çalışıyor” diyor.

7 Haziran’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tarafsızlığını koruyamadığı ve seçim kampanyası döneminde AKP’yi desteklediği yönündeki muhalefet şikayetini yerinde bulanan AGİT heyeti, bu kez muhalefetin “AKP; çatışma ortamında sadece kendi güvenliğiyle ilgilendi” şikayetine hak verdi. 7 Haziran’da seçime katılımın yüksekliğini “Halk, demokrasiyi destekliyor” olarak değerlendiren AGİT, 1 Kasım’da da yüksek katılım bekliyor. Emma Sehalic, “Yurtdışında ya da havalimanlarında kullanılan oyların güvenliği konusunda da henüz bir sorun yok” diyor.

Türkisches Parlament Kemal Kilicdaroglu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

“Vatandaşın gücü”

Peki, seçim güvenliğiyle ilgili endişeler neden öne çıkıyor? Bu konuda çalışmalar yapan Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Ali Çarkoğlu DW’nin sorularını yanıtlarken, “Güven vermeyen siyaset, oyların da doğru düzgün kullanılamayacağı ya da sayılamayacağı, daha da ötesi değerlendirilemeyeceği endişesi yaratıyor” diye konuştu.

Seçim güvenliği dendiğinde sandığın çevresinde alınan önlemlerin ve iş bittikten sonra oyların sayımının özellikle dikkate alınması gerektiğini söyleyen Çarkoğlu, “Vatandaş, ne kadar bilinçlenirse o kadar güçlü olacağını 7 Haziran’da gördü. Oyların sayımıyla ilgili tüm endişeler, sandığa sahip çıkma bilinciyle aşıldı. Doğu ve Güneydoğu’ya ilişkin kaygılar var ama vatandaşın her durumda oylarını takip edeceğini siyasetçiler de biliyor artık. O yüzden 1 Kasım Türkiye için şeffaflığın da gücü olacaktır” dedi. Modern demokrasilerde devlet ve halkın birlikte oy sayımının güvenliğini garantiye aldığını hatırlatan Çarkoğlu, “Eğer bu konuda 1 Kasım’da sıkıntı yaşanırsa siyasi partiler halka aralarındaki güvensizliği aşmakta daha da zorlanırlar. Bu noktada siyasi partilerin daha dikkatli davranması gerekiyor” uyarısında bulundu.

Herkes önlem aldı

Seçim güvenliği konusunda hem hükümet hem de muhalefetin özel önlemleri var. 1 Kasım günü Türkiye genelinde 255 bin emniyet görevlisi, 130 bin de jandarma görev yapacak. Olası elektrik arızalarına karşı Enerji Bakanlığı’nın özel önlem aldığı belirtiliyor. Sandık alanlarına gidiş ve geliş yollarında özel güvenlik önlemleri alınacak. Hükümetin önlemlerini yeterli bulmayan muhalefet de kendi müşahitleriyle çalışacak. Muhalefetin 500 binden fazla müşahitle sandık başlarını kontrol etmesi bekleniyor. Oy ve Ötesi, Benim Oyum gibi sivil oluşumların da sandık güvenliğinde etkin olmasına dönük çalışmalar sürüyor.

Yurtdışında oy kullanan seçmen sayısının 7 Haziran seçimlerine göre yüzde 22,5 artmasının, oy kullanma oranının yurtiçinde de yüksek olacağını gösterdiğine işaret ediliyor. Seçim araştırmalarıyla bilinen Tarhan Erdem, DW’ye “Çünkü siyasete ilgi yüksek ve herkes bu seçimin kritik olacağını az çok hesap ediyor. Katılımın, seçim sonuçlarını ciddi şekilde etkilediğini bu seçimlerde bir kez daha gözlemleyeceğiz. Seçim güvenliği ile ilgili sıkıntı yaşanması da, siyaseti büyük sıkıntıya sokar. Halk endişeliyse, bu endişeleri gidermek de devletin temel görevidir” dedi.

Türkei Selahattin Demirtas Chef der pro-kurdischen HDP

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş

Saatler de ayarlandı

Seçim güvenliği konusunda bir tartışma da; tüm dünyada saatler bir saat geri alınırken Türkiye’nin seçim nedeniyle bu uygulamayı seçim sonrasına ertelemesinden dolayı yaşandı. ‘Saatler neden geri alınmadı’ sorusu yanıtlanırken, kimilerince YSK’nın bilgisayar sistesi SEÇSİS’te oy kullanma işleminin 17.00’de bitmesine rağmen saatin 16.00 olarak görüleceği ve bir saatlik boşlukta seçim sonuçlarında oynama olacağı iddia edildi. YSK’daki parti temsilcilerinden Hadimi Yakuoğlu bu iddiayla ilgili DW’ye konuşurken, “Böyle bir durum sözkonusu değil. Sistemimizde gerekli tüm ayarlamalar yapıldı. Mükerrer seçmen de yok, fazla oy pusulası da yok. Yapılması gereken tek şey; insanların sandığa gitmesi ve sandık görevlilerinin de sandık başında durmasıdır. YSK kararına karşın sandık taşıma kararı alan tüm ilçe seçim kurulları kararları da kaldırılmıştır. Doğu ve Güneydoğu’da da alınabilecek tüm önlemler alınmıştır” dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Reklam