Schengen reformu | AVRUPA | DW | 04.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

AVRUPA

Schengen reformu

Schengen bölgesinin dış sınırlarında kanundışı mülteci akınının artması durumunda AB ülkeleri Brüksel’in onayını almak kaydıyla iki yıl boyunca pasaport kontrolü yapabilecek.

Başta İtalya ve Yunanistan olmak üzere münferit AB ülkelerinin mülteci yönetimi eleştirilere hedef oluyor. Tartışma 2011 yılındaki Arap Baharı’yla birlikte başlamış ve Kuzey Afrika’dan gelen binlerce mülteci İtalya üzerinden Fransa’ya geçmişti. Fransa anında tepki göstererek İtalya sınırını kapatmıştı.

Aynı yıl Danimarka’nın, Almanya sınırında yeniden gümrük işlemleri başlatacağını duyurması Berlin’in tepkisini çekmişti.

Bu kez eleştirilerin odağına Yunanistan yerleşti. Bu Birlik üyesi ortakları tarafından Afrika ve Asyalı mültecilerin Türkiye üzerinden AB topraklarına geçişini önlememekle suçlanıyor.

ARCHIV - Dänische Zöllner kontrollieren am 05.07.2011 am deutsch-dänischen Grenzübergang bei Froslev (Dänemark) auf der Autobahn A7 ein Fahrzeug mit einem auf Drogen und Waffen spezialisierten Spürhund. Jetzt steht die Reform zur Reisefreiheit in Europa. Künftig gibt es mehr Ausnahmen, unter denen Staaten ihre Grenzen wieder kontrollieren dürfen. In der Praxis dürfte sich gar nicht allzu viel ändern. Foto: Bodo Marks/dpa (zu dpa 0634 vom 30.05.2013) +++(c) dpa - Bildfunk+++

2011 yılında Danimarka, Almanya sınırında yeniden gümrük işlemleri başlatacağını duyurması Berlin’in tepkisini çekmişti

İçişleri bakanları sınır kontrollerinin yeniden başlatılmasına AB düzeyinde karar verilmesi üzerinde anlaştılar. Buna göre AB'nin dış sınırını oluşturan ülke mülteci akınına uğradığı takdirde sınır kontrollerini yeniden başlatabilecek.

Schengen düzenlemesi iki yıldır Avrupa Parlamentosu, AB Komisyonu ve Bakanlar Konseyi’nde görüşülmekteydi. Reformun özünde üye ülkelerin geçmişte olduğu gibi tek başına karar almasının önlenmesi yatıyor.

ARCHIV - Barbara Lochbihler, menschenrechtspolitische Sprecherin der Grünen\EFA-Fraktion im Europäischen Parlament, aufgenommen am 10.07.2011 während einer ARD-Talksendung. Die Grünen haben angesichts zunehmender Not im Jemen Alarm geschlagen. «Rund zehn Millionen Menschen sind unterernährt», sagte die Vorsitzende des Menschenrechtsausschusses des Europäischen Parlaments, Lochbihler, der Deutschen Presse-Agentur dpa in Berlin anlässlich eines Besuchs in dem Land. Foto: Karlheinz Schindler dpa (zu dpa-Gespräch vom 05.05.2012) +++(c) dpa - Bildfunk+++

Yeşiller Partisi Avrupa Milletvekili Barbara Lochbichler

İnisiyatif Komisyon'da

Şimdiye kadar 26 üye ülkenin onayladığı Schengen Antlaşması 400 milyon Avrupalıya pasaport kontrolü olmadan AB içinde dolaşma imkânı tanıyor. Reformdan önce de olağanüstü durumlarda 30 gün süreyle serbest dolaşım kısıtlanabiliyordu. Bundan böyle bu süre iki yıla kadar uzatılabilecek.

Yeşiller Partisi Avrupa Milletvekili Barbara Lochbichler Schengen Antlaşması’ndaki düzenlemenin temel vatandaşlık haklarını kısıtladığını öne sürdü. AB’nin muhtaç durumdaki insanlara kapılarını kapattığını ve İtalya ile Yunanistan gibi dış sınırları oluşturan ülkelerden kendi başının çaresine bakmasının beklendiğini belirten Lochbichler sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birlik Komisyonunun genel değerlendirmeyle sınır kontrollerini yeniden başlatmaya ihtiyaç olup olmadığına karar vereceği bir çözüm bekliyorduk. Ama şimdi, uygulamanın başlatılması için tek bir devletin girişimi yeterli olacak.”

Avrupa Milletvekili Lochbichler, Nobel barış ödülünün verildiği AB’nin yardıma muhtaç insanlara yardım elini uzatması gerekirken bu sorumluluğu üyelerin tercihine bırakmasının doğru olmadığını söyledi.

Der CDU-Europaparlamentarier Axel Voss sitzt am 29. Januar 2013 in seinem Büro im Brüsseler EU-Parlament und gestikuliert im Gespräch. Voss ist EVP-Schattenberichterstatter für die EU-Datenschutzreform. Foto: Wolf von Dewitz, dpa

Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik partisinin Avrupa milletvekillerinden Axel Voss

Amaç iç güvenliği korumak

Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik partisinin Avrupa milletvekillerinden Axel Voss ise sınır kontrollerinin korunma değil iç güvenliği muhafaza amacını taşıdığı görüşünde.

Voss, “Mültecilerin tek bir ülkeye yüklenmemesi ve diğer üyelerin sınırlarını kapatmaması için koordineli çalışmak ve milli hükümetlerin tek başına karar almasını önlemek gerekir. Fransa, Danimarka ve İtalya’yı bu yüzden çok eleştirdik. Bu nedenle sınır kontrollerinin hükümetler arasında değil de AB düzeyinde karara bağlanmasını sağladık” dedi.

Schengen Antlaşması ile ilgili düzenlemede, sınır kontrollerinin mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının Komisyon tarafından denetlenmesi de yer alıyor.

Acil durum hükmünün pratikte önemli değişiklik getirmesi beklenmiyor. Sınır kontrollerinin yeniden başlatılmasını Komisyon önerecek ve uygulama, Bakanlar Konseyi üçte ikilik çoğunlukla onayladığı takdirde başlatılabilecek. Bu da Schengen sınırlarının sanıldığı kadar kolay kapatılamayacağı anlamına geliyor. Bu uygulamada Avrupa Parlamentosu'na ise gözlemcilik rolü düşüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Sabrina Pabst / Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay