Reina saldırısı: Adalet çıkacağına güvenim yok | TÜRKİYE | DW | 01.01.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Reina saldırısı: Adalet çıkacağına güvenim yok

Geçen yıl yılbaşı gecesi İstanbul'da Reina gece kulübüne düzenlenen saldırının üzerinden bir yıl geçti. Saldırıda hayatını kaybeden Fatih Çakmak’ın ailesinin dava sürecinden olumlu bir karar çıkacağına dair umudu az.

Türkiye geçen yıl yeni yıla İstanbul Ortaköy’deki Reina adlı gece kulübüne düzenlenen saldırı haberinin şokuyla girdi. Fatih Çakmak, saldırıda hayatını kaybeden 39 kişiden biriydi. Beş çocuklu Elazığlı bir ailenin ortancasıydı. Mersin’de büyümüştü. Derslerle arası çok iyi değildi. Özel güvenlik sektöründe çalışmaya 2002'de başlamıştı. Herkesle iyi anlaşır, kimseyle kavga etmezdi. İş çevresinde çok sevilen bir kişiydi. İşten eve, evden işe bir hayat yaşıyordu. Ağabeyi, kardeşinin bir gün bile işinden şikâyet ettiğini hatırlamıyor. Aksine, her güne heyecanla başladığını aktarıyor. Yıllık izinlerini çalışarak geçirecek kadar işini seviyordu.

Bağlı olduğu şirket, Reina ile de anlaşmalıydı. Taşeron firmanın güvenlik amirlerinden olan 34 yaşındaki Çakmak, kendisine bağlı bir ekiple çalışıyordu. Başlarda haftada birkaç gün gittiği eğlence mekânına son zamanlarda hemen her gün gidiyordu. Arada konser veya futbol maçlarında da güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Galatasaraylıydı. Galatasaray maçlarında görevli olduğu günler, en heyecan duyduğu anlardı. Bu tatlı heyecanı, bir Beşiktaş maçı çıkışında kabusa dönecekti.

Reina-Anschlag Opfer Fatih Cakmak und französischer Ex-Fußballspieler Zinedine Zidane

Fatih Çakmak'ınfutbolcu Zinedine Zidane ile fotoğrafı

Beşiktaş saldırısından kurtulmuştu

Çakmak, İstanbul Beşiktaş’ta 10 Aralık 2016’da gerçekleşen bombalı saldırıdan kıl payı kurtulmuştu. O gün stadın güvenliğini sağlayan görevlilerden biri de oydu. Maç çıkışı bindiği servis Dolmabahçe kavşağından döndüğü an patlama yaşanmıştı. Aile saldırıyı öğrendiğinde paniklemiş ancak sonrasında tarifsiz bir rahatlama yaşamıştı.

Beşiktaş’taki patlamadan 21 gün sonra Fatih Çakmak bu kez Ortaköy’deki gece kulübünün girişinde görevliydi. Olay günü, mekâna giren saldırganın üzerine atlamış, bir süre boğuşmuşlardı. Çakmak, saldırganın silahını yere düşürmüştü. O esnada nereden geldiği bilinmeyen bir ateş açıldı. Açılan ateşte Çakmak’ın bedenine sekiz kurşun isabet etti.

Reina’ya tazminat davası açtılar

Fatih Çakmak, Bağcılar’da anne ve babasıyla oturuyordu. Para biriktiriyordu. Ailesinin bildiği kadarıyla bir kız arkadaşı yoktu ama evlenmeyi düşünüyordu. Çakmak ailesi oğullarını kaybettikten sonra Reina’ya 1 milyon 200 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Katliamda gece kulübünün de ihmali olduğunu düşünen aile, mahkemeye verdiği dilekçede, caydırıcı tedbir alınmadığını belirtilerek, “Saldırı olabileceği kendilerine bildirilmiş olduğu halde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlayamayan işletmenin ağır ihmal ve kusuru bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi. Zafer Çakmak, “Reina kale gibi yerdi. O şahıs silahla nasıl içeri girdi? Ölümü göze aldıysan bombayla girersin” şeklinde düşünüyor.

Reina’nın eski işletmecisi Mehmet Koçarslan ise terör saldırısına uğrayan işletmesinin zararının giderilmesi için talepte bulunduğu İstanbul Valiliği’nden ret yanıtı alınca, İçişleri Bakanlığı aleyhine 5’i maddi 10’u manevi olmak üzere toplam 15 milyon liralık tazminat davası açtı.

“Adalet çıkacağına güvenim yok”

Ağabey Çakmak, devam eden Reina davasının ise bir tür senaryo olduğunu düşünüyor. Mahkemeye güven duymadıklarını, konunun bir şekilde kapatılmaya çalışıldığını savunuyor. Çakmak, “Davadan adalet çıkacağına güvenim yok. Asıl önemli olanlar, olayı planlayanlar” diyor.

2017 senesinin kendileri için çok kötü geçtiğini anlatan Zafer Çakmak, ileriye dönük planlarının olmadığını belirtiyor. Çakmak yaptığı hiçbir şeyden zevk alamadığını söylüyor. Kardeşinin piknik yapmayı çok sevdiğini, şimdi artık ailece pikniğe gittiklerinde burukluk yaşadığını dile getiriyor:

“Bu yıl bizim için ne yaptığımızı bilmeden geçti. Hâlâ da öyle…”

Dava ne aşamada?

Olaydan kısa süre sonra IŞİD, Reina saldırısını üstlenen yazılı bir açıklama yaptı. Saldırıya ilişkin iddianame, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mayıs ayında kabul edildi. Saldırıyı düzenlediği iddia edilen Abdulkadir Masharipov'un da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 57 sanık, ilk kez 11 Aralık’ta Silivri Cezaevi’ndeki mahkemede hakim karşısında çıktı.

İddianamede, Masharipov hakkında, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “39 kişiyi nitelikli şekilde kasten öldürme”, “79 kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs”, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması” suçlarından 40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile bin 555 yıldan 2 bin 397 yıla kadar hapis cezası istendi.  

Bir numaralı sanık Masharipov, avukatıyla görüştürülmediği gerekçesiyle ilk duruşmada susma hakkını kullandı. Gelecek duruşmayı mart ayına erteleyen mahkeme heyeti, 7 sanığın tahliyesine karar verdi.

Burcu Karakaş

©Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam