Papandreu yeni parti kuruyor | AVRUPA | DW | 04.01.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Papandreu yeni parti kuruyor

Yunanistan’da heyecanla beklenen erken seçimlere üç hafta kala eski başbakanlardan Yorgo Papandreu yeni bir parti kuruyor.

Yunanistan’da 25 Ocak’ta yapılacak erken seçimler öncesinde siyaset sahnesi hareketlendi. Eski başbakanlardan Yorgo Papandreu, babasının kurduğu ve kendisinin de genel başkanlığını yürüttüğü PASOK’tan ayrılarak yeni bir parti kurduğunu açıkladı. Demokratlar ve Sosyalistler Hareketi adlı parti, kısa adıyla KIDISO, ülkeyi krizden çıkarmayı, bunu yaparken de herkesin gücüne göre yük üstleneceğini vaat ediyor.

Papandreu’nun bu adımı, Yunanistan’da 20 yıl iktidarda kalan PASOK’un sonu ve Yunan solunda bölünme olarak değerlendiriliyor. Yeni partiye katılanların çoğunlukla Papandreu’nun eski yol arkadaşları olması dikkat çekiyor.

Duisburg/Essen Üniversitesi'nde Avrupa bütünleşmesi ve Yunanistan ağırlıklı araştırmalar yapan Profesör Heinz-Jürgen Axt, PASOK’un yeterince gözden düştüğü, yeni partinin önemli bir darbe indirmeyeceği değerlendirmesinde bulunuyor: “PASOK'un mevcut durumuna baktığımızda, korkmalarına gerek olmadığını söylemek gerek. Çünkü PASOK zaten seçmenin gözünde son derece büyük güven kaybına uğradı. 1980’li yıllarda yüzde 50’ye yaklaşan oy oranından son seçimlerde yüzde 7’lere gerilediler. Kayıp o kadar büyük ki, Papandreu ancak bu küçük orandan bir parça koparabilir.”

"Syriza'dan oy koparmak kolay değil"

Düşünce kuruluşu Güneydoğu Avrupa Derneği’nin Başkan Yardımcısı olan Axt, sol ittifak Syriza’nın anketlerde konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, Syriza'dan oy koparmanın kolay olmayacağı görüşünde.

Axt, ülkeyi iflasın eşiğine getiren borç krizinde yirmi yıllık PASOK iktidarının rolü bulunduğuna da dikkat çekiyor ve Papandreu’nun hareket alanının bu nedenle sınırlı olacağını vurguluyor: “Diğer yandan Yorgo Papandreu serbest bir şekilde seçmenlerine istediği vaatte bulunabilecek biri değil. Çünkü 2009 yılında borç politikası felaketi ortaya çıktığında başbakan olarak sorumluluk taşıyordu. Ve troykanın bugün hala gösterdiği rotayı o dönem kendisi de izlemişti. Geçmişte PASOK’tan Syriza’ya geçen seçmenlerin sayısı hiç de az değil. Papandreu şimdi siyasi ve kişisel olarak kendine yakın isimleri sadece kısmen geri kazanabilecektir. “

Karizma faktörü

İktidardaki muhafazakâr Yeni Demokrasi Partisi ise en büyük rakibi Syriza'nın Papandreu'ya kaptırabileceği oyların hesabını yapıyor.

Profesör Axt, Yunan seçmenin ikilemini şöyle özetliyor: “Yeni Demokrasi ve PASOK. İktidardaki iki parti de ‘eski’ partiler. Yunan seçmen kime oy vereceğini düşünüyor. Euro Bölgesi’nde kalmak isteyenlerin, borç krizine katkıda bulunmuş ‘eski’ partilerden birinin adayına oy vermesi gerekir. Çünkü muhalefetteki Syriza mavi gökyüzü vaat ediyor ama vaatlerini nasıl hayata geçireceğini henüz ortaya koyabilmiş değil.”

Axt çok spekülatif olmasına rağmen Papandreu’nun farklı cephelerden gelecek destekle yüzde 3’lük barajı aşıp parlamentoya girebileceği görüşünde. Peki, ağır bir kriz döneminin ardından siyasi partiler Yunan seçmenin gözünde hala bir anlam taşıyor mu? Axt bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Yunanlar her şeyden önce karizmatik liderlerin peşinden gidiyor. Seçim araştırmaları da bunu doğruluyor. Yunan siyasetinde lider kişiliklerin hep üç aileden çıkması tesadüf değil. Miçotakis, Karamanlis, Papandreu aileleri… Seçmenleri cezbeden de parti programlarından ziyade karizmatik kişilikler olageldi. Avrupa'nın çekirdeğinde alışık olduğumuz şekliyle parti programları Yunanistan'da büyük bir rol oynamıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Noll

Reklam