Onur Yaser Can davası: 4 polise 6'şar yıl hapis cezası
10 Nisan 2026
İstanbul Beyoğlu'nda 16 yıl önce narkotik polisi tarafından gözaltına alınıp işkence yapılan ve üç hafta sonra tekrar ifadeye çağrılınca intihar eden Onur Yaser Can'ın ölümüyle ilgili davada karar bugün açıklandı.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, istinaftan dönen önceki kararında olduğu gibi sanık 4 polisi "resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme" suçlarından 6'şar yıl hapis cezasına mahkum etti. Yani eski kararında direndi.
Abla Can: "Önemli bir kazanım"
Onur Yaser Can'ın ablası Ezgi Sevgi Can, kararının açıklanmasından sonra Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde yaptığı açıklamada kararı "önemli bir kazanım" olarak nitelendirdi, polislerin işkence suçundan da yargılanması için mücadele etmeye devam ettiklerini söyledi.
"Bu kaçıncı duruşma bilmiyorum, sayamıyorum artık. Benim ömrüm bu adliyede geçti diyebilirim" sözleriyle 16 yıldır adalet arayışlarını sürdürdüklerini belirten Ezgi Sevgi Can, "Maalesef annem, babam bugünü göremediler. Onların emekleri sayesinde bu sonuç bugün buradan çıktı. Bir yerlerden görüyorlar ama ben buna eminim. Ve biraz olsun orada, oldukları o yerde huzur bulacaklar bu karar sayesinde. Ben buna da inanıyorum" dedi.
"Cezasızlık döngüsü bir nebze kırıldı"
Kararın örnek teşkil edeceğini ve cezasızlık döngüsü kırıldıkça, Türkiye'de polislerin rahatça suç işleyemeyeceğini belirten Can, "Buradan çıkan karar bir mesaj olacak" ifadelerine vurgu yaptı.
16 yıl önce hayatını kaybeden kardeşi için mücadele eden Ezgi Sevgi Can, "Onur Yaser davası için, polis şiddetine, işkenceye karşı verilen hak mücadelesi için, Türkiye için, Türkiye'deki bu hak mücadeleleri adına önemli bir kazanımdır bugün buradan çıkan karar. Emsal bir karardır ve bu cezasızlık döngüsünün bir nebze de olsa kırıldığı bir gündür bugün. Bir zaferdir aslında bizim için" diye konuştu.
"İşkenceden de yargılandıklarını göreceğiz"
Aslında polislerin sadece resmi evrakta sahtecilikten değil, aynı zamanda işkence, cinsel taciz ve insanlık dışı uygulamalardan dolayı da yargılanması gerektiğini söyleyen Ezgi Sevgi Can, "Tabii ki burada adaletin biz sadece kırıntısından bahsedebiliriz. Çünkü yıllardır bu polislerin sadece resmi evrakta sahtecilikten değil, aynı zamanda işkence, cinsel taciz ve insanlık dışı uygulamalardan dolayı yargılanması gerekiyordu. Bu 16 yıldır hiçbir mahkemede, hiçbir adli mercide yapılmadı ve bu yapılmadığı sürece, bu polisler işkence suçundan yargılanıp ceza almadığı sürece biz adaletten bahsedemeyiz" dedi.
İşkenceyle ilgili olarak da polislerin yargılanması için ellerinden geleni yapmaya devam ettiklerini anlatan Can, "İşkenceden de aynı şekilde yargılanacakları günü biz göreceğiz burada. O zaman da sizi aynen bu şekilde, bu kadar kalabalık şekilde yanımda olmanızı bekliyorum. Dayanışmanızı bekliyorum ve çok çok teşekkür ediyorum bu davayı takip eden, sonuna kadar benimle olan herkes için, herkese teşekkürler" diye konuştu.
Kararın önce istinafa, oradan da Yargıtay'a gideceğine işaret eden Ezgi Sevgi Can, zaman aşımı riski bulunduğunu, buna karşı önlem alacaklarını aktardı, kamuoyu ve basına da karar onana kadar davayı takip etme çağrısı yaptı.
Bu akşam rahat bir uyku uyuyabileceğini ifade eden Can, sergilenen dayanışma sürdükçe, Türkiye'nin daha demokratik bir ülke olacağını da sözlerine ekledi.
ANKA, DW/ DA, TY