Mülteci kampını yuva tuttular | DÜNYA | DW | 16.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Mülteci kampını yuva tuttular

Ürdün'deki Zateri mülteci kampında yaşayan 120 bin Suriyeli, orada kendilerine bir hayat kurmaya başladı. Kampta manavdan fırına, kuaför salonundan restorana kadar bir yıl içinde 3 bine yakın dükkân açıldı.

Ürdün'ün kuzeyindeki Zateri mülteci kampında çok sayıda bej renkli çadır ve beyaz konteyner ev göze çarpıyor. Burası ülkelerindeki iç savaştan kaçan 120 bin Suriyeli mülteci için şimdilik son durak.

Bir yıldan beri İbrahim'in de evi burası olmuş. Şimdi kaldıkları yerde bir fırın işleten genç adam, ailesiyle birlikte Dera'dan Ürdün'e kaçmış. Ailenin Suriye'de de bir fırını varmış. Artık kendilerine Zateri'de bir hayat kurmuşlar.

İbrahim, "Buraya vardığımızda mülteciler için sadece hazır yemekler dağıtılıyordu. Ekmek yoktu, satın alacak hiçbir şey yoktu. İnsanlar ekmeği kendileri yapıyordu. Sonra kardeşimin aklına tekrar ekmek yapma fikri geldi. Aletleri, gazı ve gerekli her şeyi kaçak yolla getirdik. Biraz tehlikeliydi. Başlangıçta, sadece bir çadırımız vardı. Pide ve felafel sattık. Şimdi piyasa gelişti ve artık bu fırına sahibiz" diyor.

Wenig Hoffnung auf baldige Rückkehr nach Syrien (zeigt den syrischen Flüchtling und Bäcker Ibrahim) Quelle: DWTV/Tania Krämer Aufnahmeort: Zaatari Jordanien Datum: 26.9.2013

İbrahim mülteci kampında bir fırın işletiyor

Artık bölgede dükkânlar birbiri ardına sıralanıyor. Kuaför salonları, manavlar, küçük restoranlar… Bazılarının Paris'in pahalı alışveriş caddesinden esinlenerek ironik bir biçimde Champs Elysees diye adlandırdıkları Zateri'nin bu ana caddesinde neredeyse yok yok. Caddede, 3 binden fazla prefabrike dükkân olduğu tahmin ediliyor. Oysa bir yıl öncesine kadar çöl ve kumdan başka bir şey görmek mümkün değildi. Kamp, 2012 yılının temmuz ayında birkaç gün içinde kurulmuş.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne bağlı kampın müdürü olan ve pratikte Zateri'nin belediye başkanı gibi görev yapan Kilian Kleinschmidt, yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor: "Bu insanî yardım olarak kurulan mülteci kampının, dükkânlarıyla, faaliyetleriyle geçici bir kente dönüşmesi sadece bir yıl sürdü. Bunlar daha önce hayal bile edemeyeceğimiz girişimler."

Camp Director Kilian Kleinschmidt of the Office of the United Nations High Commissioner for Refugees briefs U.S. Secretary of State John Kerry about the Za'atri camp for Syrian refugees during a visit on July 18, 2013. [State Department photo/ Public Domain]

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne bağlı kampın müdürü Kilian Kleinschmidt

Yeni projeler için para gerekiyor

Kamp hakkında çıkan haberlerde uzun süre şiddet olayları ve suç örgütleri ağırlıktaydı. 120 bin insan kampta 9 kilometrekarelik bir alanda yaşıyor. Suriye sınırı sadece 12 kilometre uzaklıkta. Ülkedeki çatışmaların etkisi kampta da hissediliyor. Her mülteci, korkunç olayları ardında bırakıp geliyor. Huzur ve güvenlik için kolay bir ortam değil. Ancak Kleinschmidt, ilerlemeler de gördüklerini anlatıyor: "Burası altı ay önce bulduğum aynı kamp değil. O zaman mültecilerle bir anlaşmazlık yaşandığında sosyal görevliler olarak gerçekten korku içinde yaşıyorduk. Artık mülteciler burasının geçici yurtları olduğunu ve bir süreliğine burada kalacaklarını anladı. Son aylarda diyaloğa çok fazla zaman ayırdık. Yani insanlar artık neden burada olduğumuzu biliyor. Biz de mültecilerin kim olduğunu anlıyoruz, farklı iktidar yapılarını tanıyoruz. Pek çok gerginlik rekabetten kaynaklanıyor. Ama aynı zamanda mülteci kampında yaşamanın getirdiği stresten de."

Altyapının geliştirilmesi yoluyla da günlük yaşamın biraz daha iyileştirilmesi ve gerginliklerin giderilmesi umut ediliyor. Yollar asfaltla kaplanıyor, elektrik ve su tesisatı iyileştiriliyor, semtler oluşturuluyor. Ancak tüm bunlar için para gerekli. Sadece şu anki masraflar günde 500 bin doları buluyor. Kamptaki mültecilerin sayısı ise düzenli olarak artıyor. Ancak Kleinschmidt, geçen yıla kıyasla kampa gelenlerin sayısında büyük düşüş yaşandığını söylüyor.

Kleinschmidt, "Şu anda Suriye'den daha az mülteci geliyor. Sınırı geçme konusunda zorluklar yaşanıyor. Hem lojistik açıdan hem de buradan 10 kilometre kadar uzaklıkta yaşanan ağır çatışmalar yüzünden. Mülteciler için buraya ulaşmak zor. Çoğu buranın 200 kilometre doğusundaki çöller üzerinden geliyor. Hem zor, hem tehlikeli, hem de ulaşım tabii ki pahalı. Yani artık geçen sene buraya günde bin 500, 2 bin ya da 3 bin mülteci gelirken artık günde en fazla 150-200 mülteci geliyor" şeklinde konuşuyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Tania Krämer / Najat Abulhaq / Başak Sezen

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Reklam