′Kurban değil mücadele eden bir kadındı′ | ALMANYA | DW | 07.02.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

'Kurban değil mücadele eden bir kadındı'

11 yıl önce Berlin'de erkek kardeşleri tarafından öldürülen Hatun Sürücü 7 Şubat'ta öldürüldüğü yerde bir protesto gösterisiyle anıldı.

23 yaşındaki Hatun Sürücü, görücü usulüyle evlendirildiği eşinden ayrılmış, 5 yaşındaki oğluyla birlikte Berlin'de tek başına yaşıyordu ve Alman bir erkek arkadaşı vardı. Genç kadın, 7 Şubat 2005 tarihinde küçük kardeşi Ayhan Sürücü tarafından evinin önünde vurularak öldürüldü. O tarihte 18 yaşında olan Ayhan Sürücü verdiği ifadede, bir Alman gibi yaşayan ablasını, yaşam tarzını kabullenemediği için öldürdüğünü belirtmişti. İki büyük erkek kardeşi tarafından cinayete azmettirilen Ayhan Sürücü, 9,5 yıl hapis yattıktan sonra Türkiye’ye sınır dışı edildi.

Bugün ataerkil toplum yapısının kadına dayattığı namus, töre, zoraki evlilik gibi kavramların sembolü olan Hatun Sürücü, her yıl ölüm yıldönümünde öldürüldüğü yerde kadın örgütleri, kadın hakları savunucuları ve kadından sorumlu siyasetçiler tarafından çeşitli etkinliklerle anılıyor. Genç kadın, bu yıl da kadın hakları örgütü Terra Des Femmes öncülüğünde 'Erken Evliliklere Dur De - Evlilik Yerine Eğitim' sloganıyla anıldı.

'Zoraki evlilikler sürüyor'

Deutsch Türkische Persönlichkeiten Flash-Galerie

Dr. Necla Kelek

Terre des Femmes'in yönetim kurulu üyesi Dr. Necla Kelek, örgütün iki yıldır zoraki ve erken yaşta evliliklerle mücadele ettiğini belirterek, Hatun Sürücü'nün üzücü yaşam öyküsünün bu çalışmalara ilham verdiğini söyledi. Kelek ayrıca, Sürücü cinayetinin uyum tartışmalarına malzeme edildiği yorumlarına da cevap vererek, bunun haksız bir yaklaşım olduğunu ifade etti:

"Bu olay, 11 sene önce olmuştu ve ne yazık ki hâlâ kızlar küçük yaşta hoca nikâhıyla evlendiriliyor, zoraki evliliklere mahkûm ediliyor. Bunlara uyum çerçevesinde baktığımızda da bilhassa söz konusu kızların ailelerinin bu tutumlarıyla eşit yurttaşlık hakkının hâkim olduğu demokratik ülkelere uyum sağlamadıklarını görüyoruz. Terre des Femmes'in çeşitli enstitülerle yaptığı bir araştırmaya göre 2007 yılında bugüne kadar sadece Berlin'de 460 zoraki evlilik yapılmış. Elbette bir tarafta topluma uyum sağlamış büyük bir grup var; ama hâlâ aşiret anlayışına uyan ve kadınlarını mağdur eden aileler de var."

'Kadına yönelik şiddet başka bir sorunla bağlantılandırılmamalı'

Sol Parti'den Berlin Eyalet Milletvekili Evrim Sommer ise kadına yönelik şiddetin uyum da dâhil olmak üzere, başka hiçbir sorunla bağlantılandırılmadan tek başına ele alınması gereken acil bir sorun olduğuna dikkat çekti. Sommer, kadına yönelik şiddetin bugünden yarına çözülemeyecek kadar derin olduğuna işaret ederek, bunun çözümünü sadece kadınlardan beklemenin de doğru olmadığını ekledi:

"Belki kadın cinayetleri değil ama dört duvar arasında her gün kadınlar şiddete uğruyor. Mesela Berlin'de kadın sığınma evleri dolu ve buradaki kadınların çoğunluğunu bizim kadınlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla hepimizin toplumsal olarak bu konuyu ele alması gerekiyor. Sadece kadınlara yönelik bir sorun olarak bakmamak gerekiyor; sadece kadın kuruluşları bu sorunla ilgilensin, bitsin gitsin diyerek bir çözüme ulaşılmaz. Birlikte çalışmamız lazım, kadın-erkek eşitliğini her yerde birlikte göstermemiz lazım."

'Hakları için mücadele eden örnek bir kadındı'

Dilek Kolat

Dilek Kolat

Hatun Sürücü'nün anma törenine katılan Berlin’in Çalışma, Uyum ve Kadından Sorumlu Senatörü Dilek Kolat, Sürücü'yü namus cinayeti kurbanı olarak değil, hakları için mücadele eden örnek bir kadın olarak gördüğünü dile getirdi:

"Hatun Sürücü istemediği bir evlilikten kurtuldu, daha sonra tek başına çocuğunu büyütmeye başladı ve çok güzel bir meslek öğreniyordu. O yüzden kadınlar için bir örnek teşkil ediyor. Çok cesurca kendi istekleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmeye çalışmış bir kadın, ama maalesef bunu hayatıyla ödedi. Bu nedenle şu anda bu durumda olan genç kadınlara farklı hizmetler sunabilecek birçok yardım kuruluşumuz var. Bilhassa Berlin'de bu konuda bir hayli yol kat ettik."

Kolat ayrıca, göçmen kadınların haklarını güvence altına almak üzere bazı yasaların da hayata geçirildiğini şu sözlerle aktardı:

"Yasal zeminde de gelişmeler var; örneğin zoraki evlilik Almanya'da artık bir suç olarak kabul ediliyor. Anne, baba ya da kardeş zoraki evliliğe neden olacak şeyler yaptıysa ve bu kanıtlanırsa cezai müeyyidesi oldukça yüksek bir durumla karşı karşıya kalacaktır. Ancak yasayı şu an için dini evlilikler kapsamıyor. Fakat biliyoruz ki zoraki evlilikler bu yolla da yapılabiliyor. Onun için meseleye dair özel girişimlerim oldu, yani bu konudaki mücadelemiz hep devam ediyor."

'Bir kadın cinayeti bile çok fazla'

Hatun Sürücü'nün yaşadığı ve öldürüldüğü semt olan Tempelhof- Schöneberg'in Belediye Başkanı Angelika Schöttler, Sürücü'nün öldürülmesinin toplumda kadın hakları konusundaki yetersizlikleri gözler önüne serdiğini kaydetti. Bunun için kadın haklarına saygıyı ve eşitlik prensibini toplumun her kesimine yaymanın temel görev olduğunu belirten Schöttler, Köln'de ayrıldığı Alman erkek arkadaşı tarafından öldürülen Türk kızı Gizem Peker'e de değinerek, şunları söyledi:

"Kadın cinayetleri her durumda fazladır, çünkü tek bir kadın cinayeti bile bizim için çoktur. Amacımız tamamını önleyebilmektir. Bu tür cinayetler arasında bir bağlantı kurabilmek ise çok zor, çünkü bana göre hepsi bireysel, dolayısıyla farklı motifler içeriyor. Ancak burada önemli olan ve vurgulanması gereken şey, kadının kendi kararlarını verme ve bağımsız yaşama hakkına sahip olduğudur."

©Deutsche Welle Türkçe

Özlem Coşkun / Berlin

Önerdiğimiz linkler

Reklam