Kobani Davası: Ayhan Bilgen ve üç kişiye şartlı tahliye | Türkiye | DW | 15.06.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Kobani Davası: Ayhan Bilgen ve üç kişiye şartlı tahliye

Ankara 22'nci Ağır Ceza mahkemesi'nde görülen ve kamuoyunda Kobani Davası olarak bilinen davanın bugünkü duruşmasında dört şartlı tahliye kararı çıktı.

Aralarında HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu 108 kişi hakkında açılan Kobani Davası'na bugün devam edildi. Ankara 22'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Kars'ın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ile dönemin milletvekili olmayan HDP MYK üyelerinden Can Memiş, Berfin Özge Köse ve Kanada'daki Carleton Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Cihan Erdal'ın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartları ile tahliyesine karar verildi.

Davanın 3'üncü duruşmasının 3'üncü oturumuna yarın devam edileceği bildirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesini hazırladığı davada yargılanan 108 sanığa aralarında, "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma", "adam öldürme", "adam öldürmeye teşebbüs", "yağma", "alıkoyma", "alıkoymaya teşebbüs", "mala zarar verme", "yakarak mala zarar verme", "kamu malına zarar verme", "yakarak kamu malına zarar verme" gibi çok sayıda suçlamaları yöneltiliyor.

İddianamede "olayları organize edip yaymak" ile suçlanan 108 sanığın arasında, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın yanı sıra Ayla Akat Ata, Gültan Kısanak, Sebahat Tuncel, Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna ile firari Murat Karayılan, Cemil Bayık, Sabri Ok, Salih Müslüm, Zübeyir Aydar, Ertuğrul Kürkçü, Mehmet Hatip Dicle gibi isimler yer alıyor.

Ne olmuştu?

2014 yılının sonbahar aylarında, Kürtlerin özerk bir yönetim kurduğu Suriye'nin kuzeyindeki Kobani kasabasına IŞİD güçlerinin saldırması sonucu, her iki tarafta yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği bir savaş yaşandı. Türk hükümetini saldırıları izlemek ve bölgedeki sivil halkı korumamakla suçlayan çok sayıda kişi, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde, dönemin üst düzey HDP'li yöneticilerinin de çağrısı ile protesto gösterileri düzenlemiş ve 35 il, 96 ilçe, 131 yerleşim yerindeki bu gösterilerde çıkan şiddet olaylarında 37 kişi hayatını kaybetmişti.

DW, ETO, HS

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler