İstanbul’da gözaltına alınan öğrenciler neyle suçlanıyor? | Türkiye | DW | 07.01.2021
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

İstanbul’da gözaltına alınan öğrenciler neyle suçlanıyor?

Boğaziçi Üniversitesi’nde protestoya katıldıkları için şafak operasyonuyla gözaltına alınan ve ‘terör örgütleriyle bağlantılı oldukları iddia edilen öğrencilere ‘terör örgütü üyeliği’ ile ilgili bir suçlama yöneltilmedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Melih Bulu’yu atamasının ardından başlayan protestolara katıldıkları için ev baskınlarıyla gözaltına alınan 37 öğrenciden 23'ü, emniyetteki sorgularının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Öğrencilerin ikisi tutuklamaya sevk edilirken, biri serbest bırakıldı. Diğerleri hakkında adli kontrol talep edildi.

İşlemleri TEM’de yapılmadı

İçişleri Bakanlığı’nın ‘terör örgütleriyle bağlantıları var’ şeklinde iddia dile getirdiği öğrenciler, gözaltı sürelerini Terörle Mücadele Şubesi’nin nezarethanelerinde geçirdi. Ancak, işlemleri Terörle Mücadele yerine toplumsal olayları soruşturan Güvenlik Şubesi'nce yapıldı. Öğrencilerin geneline, ‘izinsiz gösteri yapmak’ ve ‘polise mukavemet etmek’ suçlaması yöneltilirken, ‘terör örgütü üyeliği’ ile ilgili herhangi bir suçlamada bulunulmadı. Polis sorgusunda ise öğrencilere Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan protesto gösterilerine katılıp katılmadıkları ve sosyal medya paylaşımları soruldu. Öğrencilerin bir kısmı sorgu sırasında susma hakkını kullandı.

"Terör soruşturması yok"

Gözaltına alınan bazı öğrencilerin avukatı Engin Kara, basında yer aldığı gibi müvekkilleri hakkında terör soruşturması olmadığını söyledi. Gözaltına alınanların hepsinin öğrenci olduğuna dikkat çeken Kara, bunların arasında Boğaziçi dışındaki üniversitelerde okuyan öğrencilerin de olduğunu söyledi. Rektör ataması meselesinin bütün üniversiteleri bağlayan bir durum olduğunu savunan Kara, başka üniversitelerden öğrencilerin protestoya katılmasının normal bir durum olduğunu ifade etti.

Bazı öğrencilere sosyal medya hesaplarında bulunan paylaşımlar üzerinden terör propagandasına dair sorular da yöneltildiğini söyleyen Kara, "gösterilen paylaşımların büyük çoğunluğunun çok sıradan, herhangi bir propaganda içeriği olmayan" paylaşımlar olduğunu kaydetti. "Aslında emniyet burada sosyal medya trolleri aracılığıyla başlatılan operasyonun, yine sosyal medyada iktidar kanadından yürütülen kampanya içeriğine uygun bir şekilde soru yöneltmek için didikleyip bulunabilen şeyleri dosyaya doldurmuş oldu." ifadesini kullanan avukat Kara, "Bunun haricinde herhangi bir şey mevcut değildi. Öğrencilere terör örgütü üyeliği üzerinden herhangi bir suçlama yöneltilmedi. İfadelerinde de bu yönde herhangi bir soru sorulmadı" dedi.

Çıplak arama ve darp iddiası

Engin Kara

Engin Kara

Hukuk örgütleri, dün yaptıkları açıklamalarda öğrencilere gözaltında çıplak arama dayatıldığına dikkat çekmişti. Avukat Engin Kara da gözaltında görüştüğü öğrencilerin bunu doğruladığını söyledi. Çıplak aramayı reddeden öğrencilerin şiddet gördüğünü söylediklerini ifade eden Kara, net bir bilgileri olmamakla birlikte, bütün öğrencilerin bu dayatmaya maruz kaldıklarını bildiğini kaydetti. Evleri basılan öğrencilerin psikolojik olarak ağır bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Kara, "Nezarethanede çıplak aramaya itiraz eden öğrenciler darp edildiklerini beyan ettiler. Buna rağmen çok ciddi sıkıntısı olan öğrenci arkadaşımız olmadı. Kötü muameleyi protesto etmek için yemek yemeyen arkadaşlardan birkaçının rahatsızlandığını biliyoruz. Bunun haricinde bütün arkadaşların moralleri, kararlılıkları yerinde, sabırlı bir şekilde sürecin tamamlanması ve okullarına geri dönmeyi bekliyorlar" diye konuştu.

"Plastik kelepçeyi kasıtlı olarak fazla sıktılar"

Gözaltındaki öğrencilere çıplak arama dayatıldığı iddiaları resmi tutanaklara da yansıdı. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bir öğrencinin çıplak arama ile ilgili verdiği ifadenin tutanağını sosyal medya hesabından paylaştı. Gergerlioğlu’nun paylaştığı tutanakta, gözaltındaki öğrencinin "Susma hakkımı kullanmak istiyorum. Ancak eklemek istediğim bir kaç husus var. Nezarethanede zorla çıplak arama yaptılar. Plastik kelepçeyi ise kasıtlı olarak fazla sıktılar" ifadeleri yer aldı.

"Türkiye’de çıplak arama vardır"

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Gergerlioğlu, çıplak aramanın bir Türkiye gerçeği olduğunu ifade etti. Aralık ayında bu konuyu Meclis gündemine getirdiğini ve büyük bir yankı oluştuğunu belirten Gergerlioğlu, bu gerçeğin iktidar partisince reddedilmeye çalışıldığını vurguladı. "Ama kral çıplak demek lazım" diyen Gergerlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Apaçık bir gerçek var. Türkiye’de çıplak arama var. En son Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, kayyum rektöre karşı direniş halindeyken evlerine yapılan baskınla gözaltına alındılar. Elde ettiğimiz ifadelere göre, çıplak aramaya uğradılar. Bu, inkâr edilmeye çalışılan gerçeğin apaçık ortaya çıkmasıdır. Biz bu konunun üstüne gitmeye çalışacağız. Kimlik ayırt etmeksizin, çıplak aramanın hiçbir insana, vatandaşa yapılmaması gerektiğini söylüyoruz. En son Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin uğradığı çıplak arama skandalının da artık örtülemeyen bir gerçeğin net bir şekilde ortaya çıkması olduğunu söylüyoruz."

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Ömer Faruk Gergerlioğlu

"Çocuklarımıza yapılan karamaları reddediyoruz"

Çıplak arama dayatması ve gözaltındaki öğrencilerin terör örgütleriyle ilişkilendirilmesi en çok aileleri tedirgin ediyor. Aileler, protesto gösterisi sırasında çocuklarına yapılan sert müdahaleye ve ev baskını ile gözaltına alınmalarına tepkili. Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Emre Can Konyalı’nın babası Ali Konyalı, oğlunun demokratik hakkını kullandığı için gözaltına alındığını düşünüyor.

"İki çocuğum var. İkisinin de öğrenim hayatı başarılarla dolu. Bu çocuklara yapılan her türlü karalama kampanyalarını reddediyoruz, bu uygulamaları şiddetle kınıyoruz. Çocuklarımız gözaltıları hak etmiyor. Oğlumuza güveniyoruz. Asla şiddet yanlısı bir eyleme katılmamıştır ve katılmayacaktır. Demokratik haklarını kullandıkları için gözaltına alınması, hapislere atılmasını da çok yanlış buluyoruz. Buna karşı elimizden gelen mücadeleyi vermeye devam edeceğiz."

Öğrenciler Meclis gündeminde

Üniversite öğrencilerinin, protesto gösterilerine katıldıkları için gözaltına alınmasına tepkiler de sürüyor. CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya da konuyu bir soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı. Kaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması istemiyle TBMM’ye verdiği önergede, "Evleri basılan öğrencilerin zillerine basmak yerine, neden kapıları kırılmıştır? Gözaltına alınan öğrenciler basın toplantısı yapılarak Bakanlığınızca neden terörist ilan edilmiştir?" sorularını sordu.

 

Felat Bozarslan, Burcu Karakaş

© Deutsche Welle Türkçe