İBB davası: Avukat Mehmet Pehlivan için tahliye talebi
1 Nisan 2026
İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri'deki cezaevi kampüsünde gördüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) "yolsuzluk" davasının 14'üncü oturumunda sanık avukatlarının tahliye taleplerine ilişkin beyanları alındı.
Bu kapsamda Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan'ın müdafi Tora Pekin mahkemede söz aldı.
"Özgeçmişinizi böyle yazmayın"
Pekin, mahkemenin tutukluluk kararlarını sert sözlerle eleştirerek, "12 Aralık 2025, 106 tutuklu, 31 Mart 2026 -arada bir eklemeyle- 107 tutuklu. Sıfır tahliye. Dört ayda tek bir kişiyi bırakmadınız" dedi.
Kararların gerekçesiz olduğunu savunan Pekin, "Dört karar verdiniz, hiçbir gerekçe yok, hiçbir bireyselleştirme yok, tutuklama sebebi, somut delil, olgu, dayanak yok" ifadelerini kullandı.
Pekin, önceki kararları hatırlatarak, "9 Ocak 2026: Altı satırlık sözde bir gerekçe, tutuk devam. 6 Şubat 2026: Kopyala-yapıştır, tutuk devam. 6 Mart 2026: Kontrol C, kontrol V, tutuk devam" diye konuştu. Bu tabloyu "Ce.Ve. Harflerin böyle denk gelmesi rastlantı işte" sözleriyle yorumlayan Pekin, "Kontrol C, kontrol V ile CeVe'nizi, SiVi'nizi yani özgeçmişinizi yazıyorsunuz" diye ekledi.
Bilgisayar klavyelerinde "kopyala-yapıştır" işlemi "kontrol + C" ve "kontrol + V" tuşları ile yapılıyor.
Kararlardaki yazım hatalarına da dikkat çeken Pekin, "O kadar ki ilk karara 'sanıkarın' yazmışsınız, ikinci karar 'sanıkarın', üçüncü karar 'sanıkarın'… 107 kişi için tek bir isim yazıyorsunuz 'sanıklar' diye; onu bile yanlış yazıyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Pekin, heyete "Bize sorarsanız gelin özgeçmişinizi böyle yazmayın" diyerek seslendi.
Özel üye sıfatıyla yargılanıyor
Aralarında CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişinin yargılandığı davada İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, örgüt üyeliği ve suç delillerini gizlemekle suçlanıyor.
Pehlivan, iddianamede 12 kişiyle birlikte "özel vasfa haiz örgüt üyesi" olarak tanımlanıyor. Bu kişilerin "örgütün" çeşitli işlemlerinde özel görev ve sorumluluk üstlendikleri öne sürülerek, Türk Ceza Kanunu (TCK) 220/2 kapsamında cezalandırılmaları isteniyor.
İlgili maddede "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" deniyor.
Savcılık, bu kişiler için ceza tayin edilirken "alt sınırdan uzaklaşılması" gerektiğini vurguluyor.
"Suçlamanın tek nedeni avukatlık faaliyeti"
Pekin, savunmasının devamında suçlamaların temelinde avukatlık faaliyetinin bulunduğunu savunarak, "Mehmet Pehlivan yönünden, suçlamanın tek nedeni Sayın Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını üstlenmesidir. Söylenmeyen ama gerçek neden bu avukatlık faaliyetidir" dedi.
Herhangi bir ayrıcalık talep etmediklerini vurgulayan Pekin, "Ne ben ne dosyada Mehmet Pehlivan için söz kuran diğer avukatlar Mehmet Bey için bir ayrıcalık istiyoruz" ifadelerini kullandı.
"İtirazımız avukatlığın suç olarak görülmesine, avukatlık meslek faaliyetinin suçlama ve tutuklama nedeni sayılmasınadır" diyen Pekin, "Bu sadece avukatları değil avukata ihtiyaç duyan tüm yurttaşları ilgilendiriyor, doğrudan onların haklarıyla ilgili, doğrudan kamuyu ilgilendiriyor" diye konuştu.
"Soruşturma izni alınmadan işlem yapıldı"
Pekin, Avukatlık Kanunu'nun 58'inci maddesine atıf yaparak soruşturma izni alınmadan işlem yapıldığını da belirtti.
"İzin alınmadan soruşturma yürütülmüş ve iddianame düzenlenmiştir" diyen Pekin, bunun "soruşturma ve kovuşturmayı tamamen sakatlayan usuli bir eksiklik" olduğunu ifade etti.
"Tutuklama iki beyana dayanıyor"
Savunmada, tutuklamanın sadece Servet Yıldırım ve Adem Soytekin'in adlı kişilerin itirafçı olarak verdikleri ifadelere dayandırıldığını belirten Pekin, bu beyanların güvenilir olmadığını savundu.
Servet Yıldırım'ın ifadelerine ilişkin Pekin, "Yıldırım, 2 Haziran'daki ifadesinde Mehmet Pehlivan'ın kendisine tehditvari konuştuğunu, daha sonra baskı altında tutulduğunu o nedenle o tarihe kadar gelip ifade veremediğini söylemiştir ve bu beyan müvekkil için tutuklama gerekçesi yapılmıştır" dedi.
Ancak aynı kişinin 15 Nisan'da ifade verdiğini vurgulayan Pekin, "Yani 2 Haziran'a kadar ifade verememesinin gerekçesi olarak ileri sürülen iddia tamamen gerçek dışıdır. Savcılık iki ay önce Yıldırım'ın ifadesini aldığı halde, 2 Haziran'daki beyanın gerçek olmadığını bildiği halde, bu gerçek dışı beyanla tutuklama talep etmiştir" diyerek ekledi:
"285 gündür hapishanedeyiz bu yalanla. Ne diyelim böyle bir -savcılık faaliyeti de diyemiyorum- ameliyeye? Şimdilik yalanınız batsın diyelim, ileride yine konuşuruz."
Adem Soytekin'in iddialarının ise dosyadaki diğer ifadelerle çürütüldüğünü belirten Pekin, Mehmet Pehlivan'ın Soytekin tarafından iddia edilen toplantıya katılmadığını ifade etti.
Soytekin, Mehmet Pehlivan'ın 6 Mart'taki el koyma kararından bir gün sonra bir hukuk bürosunda toplantı organize ettiğini ve burada avukat Onur Büyükhatipoğlu'nu kendisine atadığını iddia etmişti.
Büyükhatipoğlu'nun dosya kapsamında verdiği ifadede, "adı geçen hukuk bürosunda sigortalı olarak çalıştığını, bu büronun 2015'ten bu yana Soytekin ve şirketlerinin avukatlığını yaptığını, kendisinin de Aralık 2024'ten itibaren, önce yetki belgesiyle ardından Şubat 2025'te Adem Soytekin'in kendisine verdiği vekaletnamesiyle avukat olarak temsil ettiğini, söz konusu toplantıyı da müvekkili Adem Soytekin'in organize ettiğini" açıkladığını belirten Pekin, mahkemeye Şubat 2025 tarihli vekaletnameyi sundu.
Öte yandan Soytekin'in etkin pişmanlık beyanlarından sonra "beyanlarının gerçek dışı ve tutarsız olduğu" gerekçesiyle yeniden tutuklandığını hatırlatan Pekin, "E şimdi nasıl olacak? Soytekin'in beyanlarını savcılığın işine yaradığı sürece geçerli sayacağız, bu beyanlarla insanları tutuklayacağız; savcılığın işine yaramadığında ise güvenilmez deyip bu sefer beyan sahibini tutuklayacağız" ifadelerini kullandı.
"Avukatlık faaliyeti suç gibi gösteriliyor"
Pekin, savcılık ve hâkimliğin doğrudan avukatlık faaliyetini hedef aldığını savundu.
Tutuklama gerekçeleri arasında yer alan "avukatları organize etmek" ve "şüphelilerin ifadelerine ulaşmaya çalışmak" gibi eylemlerin mesleki faaliyet olduğunu belirten Pekin, "Gelen yargı saldırısını görüp hukuksal savunma için hazırlığa girişmek, bu kapsamda bir avukatın başka avukatlarla konuşması suç veya tutuklama sebebi sayılabilir mi" diye sordu.
"Başına, bunları 'örgüt kapsamında yaptı' deyince bu sayılanlar avukatlık işi olmaktan çıkmıyor. Bir kez daha vurgulamak istiyorum: Avukatlık suç değildir" diyen Pekin, "Avukatlık suç değildir ama böyle icra edilen bir savcılık suçtur kanımızca" ifadelerini kullandı.
"Özgürlükten daha önemli bir görev yok"
Savunmasının sonunda yargıçların sorumluluğuna dikkat çeken Pekin, "Bir ceza mahkemesi yargıcı için bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olamaz" ifadelerini kullandı ve dosyadaki haksız tutuklama kararının sona erdirilmesini talep ederek sözlerini şöyle noktaladı:
"Gelin insanlar, bu ülkenin kendisine saygısı olan, işinde gücünde iyi yurttaşları, sizinle ilgili olarak desinler ki; bu yargıçlar bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olmadığına kesinlikle inanıyorlar."
İBB davasında yarın tahliye taleplerine ilişkin ara kararını açıklaması bekleniyor.