Gazeteciler ′ekonomik darbe girişimi′nden yargılanıyor | TÜRKİYE | DW | 20.09.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Gazeteciler 'ekonomik darbe girişimi'nden yargılanıyor

Bloomberg muhabirleri ile aralarında Merdan Yanardağ ve Sedef Kabaş’ın da yer aldığı toplam 38 kişi 'ekonomik darbe girişimi' soruşturması kapsamında 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Türk Lirası'ndaki değer kaybı ile ilgili haber yapan ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg'in iki Türkiye muhabiri hakkında açılan davanın görülmesine bugün İstanbul'da başlandı.

10 Ağustos 2018 tarihinde Kerim Karakaya ve Fercan Yalınkılıç'ın ekonomik kriz ve dövizdeki dalgalanmalarla ilgili Bloomberg'te yer alan haberleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından mahkemeye taşındı. Soruşturma dosyası daha sonra Sermeye Piyasası Kanunu'na muhalefet ettikleri iddiasıyla dövizdeki artış, bankalar ve Türkiye ekonomisine yönelik sosyal medya paylaşımlarında bulunan 36 kişinin dosyasıyla birleştirildi.

2-5 yıl arasında hapis istemi

Sosyal medya paylaşım platformu Twitter üzerinde paylaşım yaptığı için yargılananlar arasında gazeteci Merdan Yanardağ, Sedef Kabaş ve ekonomist-yazar Mustafa Sönmez de bulunuyor.

"Ekonomik darbe girişimi" adı verilen soruşturma kapsamında Bloomberg muhabirleri Kerim Karakaya ve Fercan Yalınkılıç ile birlikte toplam 38 kişi için 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası talep ediliyor. Duruşmaya 17 Ocak 2020'de devam edilecek.

İddia ekonomik istikrarı zayıflatmak

BDDK'nın şikayeti üzerine hazırlanan iddianamede, Bloomberg muhabirlerinin "Türkiye ekonomisinin istikrarını zayıflatmaya çalıştıkları" ileri sürülüyor. Söz konusu haberde 10 Ağustos tarihinde dolardaki yükseliş sonrası bankaların döviz taleplerini karşılamadığı, bu talepte bulunanlara, bunu bir sonraki iş günü olan pazartesi günü yapabileceklerinin belirtildiği ve BDDK'nın bankaların üst düzey yöneticileriyle hafta sonu bir toplantı düzenleyeceği ifadeleri yer alıyordu.

Haberde imzası bulunan muhabirlerden Kerim Karakaya, savunmasında, BDDK'nın söz konusu haberle ilgili sadece toplantı yapılacağı hususunu yalanladığını, buna da ertesi gün güncelledikleri haberde yer verdiklerini vurguladı. Ancak iddianamede güncellenen haberin yer almadığını ifade eden Karakaya, "Bloomberg bütün dünyada 100 ülkede ekonomi haberciliğiyle uğraşan bir medya şirketi. 10 Ağustos günü de piyasalar ve ekonomi için önemli bir gündü. O gün dolar yüzde 24 yükseldi. Yaşananları okuyuculara ilettik, yapmamız gereken işimizi yaptık. Haberle ilgili bir maddi menfaat söz konusu olmadığı gibi sermaye aracılığıyla ilgili de bir husus yoktur. 15 yıldır gazetecilik yapıyorum. Çok kez kriz konusunda yazdım. İlk defa yargılanıyorum" dedi.

Muhabirlerden Fercan Yalınkılıç ise Bloomberg yönetiminin şirket kuralları gereği hesaplarını düzenli olarak kontrol ettiğini belirterek, "Sermaye piyasasında işlem yaptığımız tespit edilirse bu iş akdinin feshi nedenidir. Haberi kendi gözlemlerimizle yaptık. Banka yetkilileri bize döviz veremediklerini, bir sonraki iş gününe çağırdıklarını beyan ettiler" diye konuştu.

"Haber tamamen doğru"

Bloomberg muhabirlerinin avukatı Köksal Bayraktar da "Bir gazeteci kamu yararı varsa, güncel ve doğru ise haber verir. Haber tamamen doğrudur. Dolar 5.60 TL iken 6.80 TL olmuş. Bir günde 1.5 lira değer kazanan parayı yayınlamayacak da ne yapacak" diye sordu. "Twitter mesajlaşmalarından sonra dolar karşısında lirada bırakın değer kaybı olsun dolar gerilemiştir" diyen Bayraktar, sanıkların beraatini talep etti.

Twitter üzerinden paylaşımda bulunan sanıklar da söz konusu dönemde Türkiye ekonomisi ve paranın değeri hakkında endişe duyduklarını, bu nedenle bu paylaşımlarda bulunduklarını belirttiler.

Savunmalarda ayrıca sanıkların herhangi bir menfaat elde etmesinin söz konusu olmadığı, aksine zarar göreceği endişenin taşındığı belirtildi.

Sanıklardan Halil Tokkuş, doların yükselişi sonrası zamların geleceğini dile getirdiği tweeti ile ilgili, "Zaman haklı olduğumu gösterdi. İnsanlar 4-5 derece sıcakta tanzim kuyruklarında bekledi. Buradaki insanların birkaç tweeti ile ekonomi yıkılıyorsa bu ülke yansın" dedi.

Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargılanan gazeteci Merdan Yanardağ Twitter'daki görüşlerine tamamen katıldığını söyledi. Yanardağ, "BDDK'nın işi batık kredilerle, yolsuzluklarla, spekülasyonlarla ilgilenmektir. Ben işimi yapıyorum dövizdeki yükselişin sorumlusunun gazeteciler ve bu konuda yorum yapan insanlar olduğu bir süreç yaşıyoruz. Ekonomik darbe yapmakla suçlanıyoruz. SPK ve BDDK hakkında buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Ortada bir ekonomik kriz var ve bundan benim bir çıkar elde etmem mümkün değil" diye konuştu.

"İfade özgürlüğü kapsamında"

Gazeteci Sedef Kabaş da Twitter'daki paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurgulayarak bu paylaşımların yalnızca ekonomik krize eleştirileri olduğunu ve hiçbir kişisel menfaat elde etmesinin söz konusu olmadığını söyledi.

Ekonomist yazar Mustafa Sönmez ise savunmasında bu davanın ekonomik değil politik bir dava olduğunu vurguladı. Sosyal medyayı Anayasa'da yer alan ifade özgürlüğü kapsamında etkin bir mecra olarak kullandığını ifade eden Sönmez, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve BDDK hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Sönmez, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada da "Ne benim ne başkasının twitleriyle Türkiye bankacılık sistemi acze düşer. Düşüyorsa vah o sistemin haline. Bu dava ile yapılmak istenen ifade özgürlüğünün kısıtlanmak istenmesi, korku ve yılgınlık yaratılmaktır" ifadelerini kullandı.

Savunma avukatları sanıkların derhal beraatini talep etti. Sanıklar ve sanık müdafilerinin savunmaları tamamlandıktan sonra SPK ve BBDK avukatları söz aldı. SPK avukatı, sanıkların söz konusu suçlardan yargılanmaları taleplerini yineledi. BDDK ise dosyaya suçtan zarar gördüğü gerekçesiyle müdahil olma talebini iletti.

38 sanıktan 19'u mahkemede hazır bulunurken, mahkeme başkanı, hem tüm sanık ifadelerinin alınmaması hem de dosyanın geldiği aşama nedeniyle sanıklar ve sanık müdafilerinin beraat taleplerini reddetti. BDDK’nın suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya müdahil olma talebi ise kabul edildi. Duruşma 17 Ocak 2020 tarihine ertelendi.

Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Foreign Media Assocation, Punto24 ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndan yetkililer de izledi.

"Ekonomi haberciliği hedef alınıyor"

RSF'den Erol Önderoğlu, DW Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, "Bloomberg muhabirlerine Sermaye Piyasası Kanunu’ndan açılan dava, Evrensel gazetesi yetkililerine Asliye Ceza'da açılıp Ticaret Mahkemesi'ne kaydırılan davalar, gazeteci Cengiz Erdinç'e Yurt gazetesinde Ziraat Bankası'nı eleştirdiği için Bankacılık Kanunu'ndan ceza verilmesi, son dönemde ekonomi haberciliğini hedef alan endişe verici yeni bir sürece işaret ediyor. RSF olarak, ağır hapis cezalarıyla ekonomi ve finansa dair düşüncelerin bastırılmasına son verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

Pelin Ünker

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler