Gazeteci Uysal: Haberlerim nedeniyle saldırıya uğradım | TÜRKİYE | DW | 02.09.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Gazeteci Uysal: Haberlerim nedeniyle saldırıya uğradım

Türkiye’de bir gazeteci daha saldırıya uğradı. DW Türkçe’ye konuşan gazeteci Levent Uysal, haberleri nedeniyle hedef olduğunu belirterek, "Rahatsız olanlar var, saldırganları onların azmettirdiğini düşünüyorum" dedi.

Gazeteci Levent Uysal

Gazeteci Levent Uysal

Medya çalışanlarına karşı tehdit, darp ve silahlı saldırıların artığı Türkiye'de gazeteciler can güvenliklerinden endişe ediyor. Son olarak Balıkesir'de gazeteci Levent Uysal, evinin önünde, motorsikletle kendisine yaklaşan kasklı iki kişinin silahlı saldırısına uğradı.

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Uysal, saldırganların kendisine altı el ateş ettiğini, kaçmaya çalışırken ayağından giren kurşun sonucunda yaralandığını, sağlık durumunun iyiye gittiğini anlattı.

Balıkesir Yenigün adlı haber sitesinin sahibi gazeteci Uysal, planlı bir saldırıya hedef olduğunu, "birkaç gün, evimin önünde keşif yapılmış, görüntüler var, bunlar emniyetin de elinde" sözleriyle aktarıyor.

Emniyetteki alt kadroların saldırıyı aydınlatmak için gece gündüz mesai harcadığını, bundan memnuniyet duyduğunu söyleyen Uysal, "Ama vali henüz bir geçmiş olsun demek için aramadı. Bu beni rahatsız ediyor. Sonuçta ben gayrı meşru bir olaya karışmış bir insan değilim, bir basın mensubuyum. İlin valisinin en azından bir arayıp ya da ziyaret edip 'geçmiş olsun' demesini beklerdim. Bu da beni bazı şüphelere yönlendiriyor. Umarım bu şüphelerim doğru değildir" diye konuşuyor.

"Haberlerimden ötürü hedef alındım"

Son dönemde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, yöneticileri, akrabalara sağlanan rant, kadrolaşma ve yürütülen projeler hakkında haberler yazdığını anlatan Uysal, gazeteci olarak görevini yaparak bu konularda haber yaptığı için silahlı saldırıya uğradığını düşünüyor.

Uysal, "Kan davam yok, alacak verecek meselem yok, miras veya namus meselem yok… Son dönemde yaptığım haberler var, bunlardan rahatsız olanlar, zarar görenler var, bu insanların azmettirdiğini, teşvik ettiğini düşünüyor, yetkilerden konunu bu yönüyle araştırılmasını istiyorum" diyor.

Gazetecilik dışında ticari bir faaliyeti olmadığını anlatan Uysal, kamu malını, kamu gücünü elinde bulunduran insanların, yerel yöneticilerin yaptıkları hatalar hakkında yazdığını belirtiyor. "Sorgulamak, kamu adına kamu görevini yerine getirenleri denetlemek zaten benim görevim. Yalan, yanlış bilgiler varsa şayet biz her zaman hesap vermeye hazırız" diyor.

"Yazmaya devam edeceğim"

Yazdığı her şeyin arkasında olduğunu söyleyen Uysal, hiç bir haberden dolayı ceza almadığını, hakkında dava da açılmadığına dikkat çekiyor.

Ekonomik zorluklar nedeniyle Balıkesir Yenigün gazetesinin baskısına Mayıs ayının sonunda son vermek zorunda kaldıklarını, internet üzerinden yayına devam ettiklerini anlatan Uysal, "Maalesef bir yere dayanmadan, ticari ilan ve abone satışlarıyla Türkiye'de yerel medyayı ayakta tutma şansınız yok, yerel yönetimlerin ekonomik desteğini almayan bir medyanın ayakta kalması çok zor, hatta imkansız" sözleriyle de yaşadıkları zorlukları aktarıyor.

Ancak Uysal, ekonomik güçlüklere ve hedef olduğu silahlı saldırıya rağmen internet yayınlarına devam edeceğini söyledi.

Desir, Mayıs'tan bu yana altı saldırı düzenlendiğine dikkat çekti

Desir, Mayıs'tan bu yana altı saldırı düzenlendiğine dikkat çekti

Türk Hükümetine çağrı

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Medya Özgürlüğü Temsilcisi Harlem Désir, Levent Uysal'ı hedef alan silahlı saldırı üzerine yaptığı açıklamayla Türk makamlarına saldırının aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkartılması çağrısını yaptı.

Türkiye'de gazetecilere yönelik artan şiddet eylemlerinden endişe duyduğuna vurgu yapan Désir, "Bu, Mayıs ayından bu yana Türkiye'de gazetecilerin hedef alındığı 6'ıncı vahim saldırı. Derin endişeye yol açan bu gidişatın durdurulması, gazetecilerin görevlerini yerine getirebilmesini temin edecek güvenli ortamın sağlanması için daha çok çaba gösterilmelidir" beklentisini aktardı.

Gazetecilere karşı şiddet

Uluslararası basın kuruluşları da gazetecileri hedef alan saldırılardaki artıştan endişeli. Mayıs ayında aralarında RSF ve Uluslararası Basın Enstitüsü'nün (IPI) de yer aldığı, uluslararası alanda basın özgürlüğü için mücadele yürüten 20 kuruluş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup ile gazetecilere yönelik saldırıları açıkça kınama, sorumluları yargı önüne çıkarma çağrısı yapmışlardı.

Ancak bu çağrılar karşılık bulmadı. DW Türkçe'ye konuşan RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, "31 Mart 2019 Yerel Seçimleri'nin ardından bulaşıcı şekilde başgösteren gazetecilere yönelik şiddet, geliyorum dese de, öyle görülüyor ki, ‘siyaseten' iktidar çevrelerinin hesaplarına geldiği için, önüne geçilmesi için hiç bir aklıselim açıklamaya konu olmadı" diyor.

"Gazetecinin can güvenliği asgariye indi"

Önderoğlu, yetkililerin tutumunu 'sorumsuzluk' olarak nitelendiriyor

Önderoğlu, yetkililerin tutumunu 'sorumsuzluk' olarak nitelendiriyor

Yetkililerin tutumunu "sorumsuzluk" olarak nitelendiren Önderoğlu, muhalefet parti milletvekillerinin gazetecileri hedef alan şiddete dair sundukları araştırma önergelerin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatıyor:

"Söz konusu şiddet, ne yazık ki, bugünlere kadar polisin haberciye ters kelepçe taktığı, sokakta gazeteciyle hesaplaşılma yoluna gidildiği keyfi ve tehlikeli bir ortamı cesaretlendirdi. Türkiye'de gazetecinin can güvenliği asgariye indi."

Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabiri Ümit Uzun da, geçen hafta İstanbul'da bir trafik kazasını haberleştirmeye çalışırken polis tarafından tartaklanıp, darp edilmiş, ters kelepçe ile gözaltına alınmıştı.

Basının özgür olmadığı ülkeler sıralamasında Türkiye 157.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün (RSF) 2019 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 157'inci sırada, "basının özgür olmadığı" ülkeler kategorisinde yer alıyor.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin verilerine göre de (MLSA)  Türkiye'de 134 gazeteci ve basın çalışanı cezaevinde.

Binlerce gazeteci de işsiz. Baskılara rağmen mesleğini sürdürmek için çabalayanların artan oranda fiziki şiddete hedef olması ise endişeleri daha da artırıyor. BİA Medya Gözlem Raporu'na göre sadece 2019 yılının ikinci çeyreğinde 10 gazeteci saldırıya uğradı, 3'ü ölümden döndü.

Değer Akal

©Deutsche Welle Türkçe

 

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız