Gazeteci Bülent Kılıç polisten şikâyetçi oldu | Türkiye | DW | 27.06.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Gazeteci Bülent Kılıç polisten şikâyetçi oldu

Beyoğlu'ndaki Onur Yürüyüşü sırasında polisin sert müdahalesine maruz kalan gazeteci Bülent Kılıç, emniyet güçlerinden şikâyetçi oldu. Kılıç'ın yere yatırılarak kelepçelenirken "Nefes alamıyorum" dediği duyulmuştu.

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Twitter hesabından verilen bilgiye göre, Beyoğlu Kaymakamlığı'nın yasaklamasına karşın Onur Yürüyüşü için Taksim'de toplananlara yönelik polis müdahalesinde 30'dan fazla kişi gözaltına alındı. Söz konusu Twitter hesabında, gözaltındaki kişilerin sağlık kontrollerinin ardından serbest bırakılacağı bilgisi paylaşıldı.

Beyoğlu Mis Sokak'taki olayları takip eden AFP fotomuhabiri Bülent Kılıç'ın da polislerce yere yatırılıp kelepçelendiği görülmüştü.

Yerde üzerine bastırılırken "Nefes alamıyorum" diye bağırdığı duyulan Kılıç, daha sonra polisten şikâyetçi oldu.

Kılıç, sosyal medyadaki tartışmalar üzerine "Boynuma mı basılmış sırtıma mı basılmış buyrun siz karar verin" diye tweet atarak boynuna polis tarafından basıldığının görüldüğü bir kareyi de paylaştı.

Kılıç, Twitter'dan paylaştığı mesajlarda ayrıca, "Canıma kast edilmeye çalışıldı, nefesim kesilmek istendi, bana bunu yapandan, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları, her ne ise, bu dünyada hangi mahkemeyse hesap soracağım, yaşadığım sürece bunun mahkemede hesabı verilecek. Ulu Divan'a kalmayacak. #NefesAlamıyorum #Pride2021" ifadesini kullandı. Kılıç, "Metin Göktepe'yi Eyüp spor salonunda öldüren kötülük bugün boynuma bastırıp beni nefessiz bırakmak istedi ama başaramadılar. Saolsun halk gazetecisine sahip çıktı. Tüm dostlar seferber oldu. Kolay değil öyle. Daha işimiz var" diye ekledi.

"Cesedim çıkardı"

ANKA Haber Ajansı'na da konuşan Kılıç, "Orada bir gazeteci öldürülmeye çalışıldı. Orada o insanlar tepki vermese, yan sokaktaki karanlık İmam Adnan Sokak'ta olsaydım benim oradan cesedim çıkardı" dedi.

Kılıç'ın avukatı Zelal Pelin Doğan'la görüşen gazeteci Kazım Kızıl, "resmi bir gözaltı" yapılmayan AFP fotomuhabirinin darp raporu aldığını aktardı.

Kızıl, Twitter'da paylaştığı mesajda, "Bülent Kılıç avukatı aracılığı ile işkence, kötü muameleye maruz kalma, yaralamaya teşebbüs, öldürmeye teşebbüs şikayetlerinde bulunuyor. Savcılık önce sadece mala zarar verme bakımından soruşturma izni veriyor. Israrlar sonucu 'görevi kötüye kullanma'yı da ekliyor buna" ifadesini kullandı.

Avukat Doğan'dan aldığı bilgiler doğrultusunda paylaşımlarda bulunan Kızıl, Kılıç'ın kelepçelendiği anlara ilişkin şunları aktardı:

"Bülent Kılıç fotoğraf çekerken polis tarafından engelleniyor. Gazeteci olduğunu söylemesine rağmen polis basın kartını göstermesine fırsat vermeden fotoğraftaki gibi kelepçeliyor. Önce gözaltı aracına çıkarılıyor. O esnada gazeteci olduğu anlaşılınca araçtan indirilip Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülüyor. Emniyet Müdürü kendisinden özür dileyip çay ikram ediyor. Zararının karşılanacağı söyleyip kamerayı tamire gönderiyor."

Kızıl, avukat Doğan'ın ayrıca, "Kameranın onarıldığına ilişkin tutanak verilmek istenmedi. Uzun tartışmalar sonucunda güç bela alabildik. Bülent Kılıç, onarıldığı iddia edilen kameranın şu durumda kullanılamaz halde olduğunu ifade ediyor" dediğini belirtti.

AFP yönetimi, Kılıç'ın "sadece bir gazeteci olarak görevini yaparken şiddete başvurularak" kelepçelenmesini protesto etti.

Kılıç'a yönelik polis müdahalesi Sınır Tanımayan Gazeteciler'in Türkiye temsilciliği tarafından da kınanmıştı.

DW,/CÖ,BÖ

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler