Flynn′in eski iş ortağına ABD′de Türkiye suçlaması | DÜNYA | DW | 17.12.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Flynn'in eski iş ortağına ABD'de Türkiye suçlaması

Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in iş ortağı Türkiye adına yasa dışı lobicilik faaliyetleri yürütmekle suçlanıyor. Türk iş insanı Ekim Alptekin'e de Türkiye adına "komplo kurma" suçlaması yapıldı.

Bijan Rafiekian ve Michael Flynn

İran asıllı ABD'li iş insanı Bijan Rafiekian, solda, ve Michael Flynn

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın kabinesinin ilk Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in eski iş ortağı Bijan Rafiekian'a Türkiye adına yasa dışı lobicilik faaliyetleri yürütme suçlaması yöneltildi.

Başkent Washington'ın güneyindeki Alexandria kentinde mahkemeye çıkarılan İran asıllı ABD'li iş adamı Rafiekian, resmi olarak federal lobicilik kurallarını ihlal etmekle suçlanırken, Türkiye ve Hollanda vatandaşı Kamil Ekim Alptekin'e de karşı aynı suçlamalar yapıldı ve Alptekin ek olarak FBI müfettişlerine "yalan beyanda" bulunmakla suçlandı.

Savcılığın mahkemeye sunduğu iddianameye göre Flynn'in şirketi adına çalışan Rafiekian ve Türkiye Cumhuriyeti hükümeti adına faaliyet gösteren Alptekin, Gülen yapılanmasına karşı Türkiye adına ABD yasalarında tanımlanmış lobicilik faaliyetlerinin ötesinde çalışmalar yürüttü ve Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesi için kamuoyu yaratma girişimlerinde bulundu. Rafiekian duruşmadan sonra tutuksuz yargılanmak üzere kefaletle serbest bırakılırken, Alptekin ise ABD dışında bulunduğundan duruşmaya getirilemedi.

İddianamede, Rafiekian ve Alptekin, "ABD Adalet Bakanı'nın yasa gereği bilgilendirilmesi gerekliliğini ihlal ederek yabancı bir hükümetin ajanı, söz konusu durumda Türkiye'nin ajanı olarak, kasıtlı bir şekilde ABD'de faaliyet göstermiş ve başkalarının faaliyet göstermesine neden olmuştur" ifadesi yer aldı.

"Ankara gizlemeye çalıştı"

Bir dönem Flynn'in danışmanlık şirketi Flynn Intel Group'un başkan yardımcılığını yürüten Rafiekian'ın, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı ile birlikte Gülen'in iadesi konusunda 2016 yılında çalışmalar yürüttüğü belirtilirken, soruşturma ABD'deki Kasım 2016 Başkanlık Seçimi'ne yapılan dış müdahale kapsamında değerlendiriliyor.

Mahkemeye sunulan 21 sayfalık iddianamede, Türkiye'nin, ABD'deki sıkı lobicilik yasalarını ihlal ettiğinin anlaşılmaması için faaliyetlerini Alptekin'in yönetimindeki bir şirket ile gizlemeye çalıştığı ifadesi yer alıyor.

Buna göre ABD'de Gülen'i itibarsızlaştırma yönünde Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden doğrudan talimat alan Alptekin, bu talimatların Ankara tarafından verildiğini gizlemek için Flynn'in şirketi ile anlaştı.

İddianamede, Flynn'in şirketini "müşteri" olarak belirleyen Alptekin'in hizmet karşılığı ödemesi gereken ücreti de kendi şirketi aracılığıyla yaptığı, ancak bu ödemelerin "net bir şekilde" Türk hükümeti tarafından sağlandığı ortaya atıldı.

İsmi geçmeyen Gülen

İddianamede Fethullah Gülen'in ismi doğrudan geçmezken, kendisi bir "imam, yazar ve siyasi figür" olan Türk vatandaşı şeklinde tanımlanıyor. "Türk vatandaşının" Türkiye ve diğer ülkelerde çeşitli okullar ve yardım kuruluşları ile faaliyet gösteren bir örgütün başı olduğu ve ABD'de ikamet ettiği  belirtliyor.

Mahkemeye sunulan belgede Gülen'in iadesi için Türkiye'nin 2016 yılının başından bu yana ABD Adalet Bakanlığı ile irtibatta olduğu kaydedilirken, 15 Temmuz darbe girişimini takip eden dönemde bu talebin resmiyet kazandığı ve ABD'nin ise iade için yeterli "yasal standartların" henüz sağlanmadığı gerekçesiyle olumsuz yanıt verdiği ifadesi yer alıyor.

Bu çerçevede Türkiye'nin harekete geçerek Flynn'in şirketi aracılığıyla lobi faaliyetleri yürütmeye başladığını öne süren iddianamede, davalı Rafiekian ve Alptekin arasında geçen ve Flynn'in de kimi zaman dahil olduğu yazışmalar bulunuyor.

Robert Mueller

Özel Yetkili Savcı Robert Mueller, Flynn'in Türkiye konusunda yalan söylediğini açıklamıştı

Ağustos 2016'da "Hakikat Kampanyası"

Darbe girişiminden yaklaşık bir ay sonra 10 Ağustos 2016 tarihli ve "Hakikat" başlıklı bir e-posta yazışmasında Alptekin'in iki Türk bakanla görüşmesi sonrası kendi şirketi ile Flynn'in şirketinin yapacağı sözleşmenin "gizliliği, bütçesi ve kapsamının" görüşülmesi için "yeşil ışık yakıldığı" belirtiliyor.

Ertesi gün Rafiekian'ın Alptekin'e gönderdiği bir e-postada Flynn ile "kampanyanın tasarımının" ve "kaynakların aktarımlarının" konuşulduğu söylenirken, finansal kaynaklar Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden Alptekin'in sahip olduğu Hollanda merkezli bir şirkete kaydırılıyor.

İddianamede söz konusu yazışmaları takip eden diğer irtibatın tüm ayrıntıları yer alırken, Flynn'in şirketine 200 biner dolardan üç ödeme halinde toplam 600 bin dolarlık hizmet bedeli ödeneceği bilgisi bulunuyor.

Ünlü görüş yazısı

Eylül, Ekim ve Kasım 2016'daki yazışma ve görüşmelerde taraflar arasında Gülen'in iadesi için ABD'li yetkililere çağrıda bulunan bir görüş yazısının kaleme alınması kararlaştırılıyor.

Rafiekian'ın kaleme aldığı ve ABD'ye Gülen için "güvenli liman" sağlanmaması çağrısında bulunan  yazı, "Müttefikimiz Türkiye krizde ve desteğimize ihtiyacı var" başlığı ve Michael Flynn'in imzası ile ABD Başkanlık Seçimi'nin düzenlendiği gün olan 8 Kasım 2016'da siyasi yorum internet sitesi The Hill'de yayınlanıyor.

Bu yazının ardından söz konusu lobicilik faaliyetleri ABD Adalet Bakanlığı'nın "Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası" (FARA) denetimini yapan birimin radarına takılıyor ve Flynn'in şirketine bu konuda resmi makamlara bilgilendirme yapılması talebi iletiliyor.

Ocak 2017'den Mart 2017'ye kadar geçen dönemde Flynn'in şirketi bağımsız hukukçular tarafından inceleme altına alınırken, iddianamede Rafiekian ve Alptekin'in şirket hukukçularına ve dolayısıyla FARA Birimi'ne, Türkiye hükümeti yetkililerinin projede yer aldıkları bilgisini saklamak için yalan beyanatta bulundukları belirtiliyor.

Michael Flynn

Flynn hakkındaki karar Salı günü açıklanacak

Flynn kararı yarın

ABD'de Rusya'nın 2016'daki seçimlere olası müdahalesini inceleyen Özel Yetkili Savcı Robert Mueller, Başkan Donald Trump'ın soruşturma kapsamında itirafçı olmayı kabul eden eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in Türkiye ile ilgili ifadelerinde yalan söylediğini belirtmişti.

Yürüttüğü soruşturma kapsamında görüşünü 5 Aralık'ta mahkemeye sunan Mueller, 7 Mart 2017'de Flynn'in kendi adını taşıyan danışmanlık şirketi Flynn Intel Group'un, "esasen Türkiye Cumhuriyeti'nin yararına yürüttüğü bir projeyle ilgili Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası gereğince sunduğu belgelerde maddi olarak yanlış ifadeler kullandığını" bildirmişti.

Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı hakkındaki karar ise Salı günü açıklanacak. Flynn'in Rusya konusunda FBI'ya yalan söylediği gerekçesiyle ceza alması bekleniyor.

DW,rtr/ÇÖ,GA

© Deutsche Welle Türkçe

Reklam