Erdoğan’dan sert tepki: Bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz | Türkiye | DW | 21.10.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Erdoğan’dan sert tepki: Bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısını yapan, aralarında ABD, Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu 10 ülke büyükelçisi için, "Bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası yükümlülük ve milli kanunlarını hatırlatan, bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulayarak Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını isteyen 10 ülke büyükelçisine sert çıktı.

Batı Afrika turu dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Soros artığı" olarak nitelendirdiği Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak açıklama yapan ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda'nın Ankara büyükelçilerini sert ifadelerle hedef aldı.

"Bu Soros artığını savunanlar, bunu nasıl bıraktırırız gayreti içindeler" diyen Erdoğan, "Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz" dedi. 

Türkiye’de yargının, "bağımsızlığın en güzel örneklerini verdiğini" iddia eden Cumhurbaşkanı, ifadelerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz? Neymiş? Kavala’yı bırakın. Sen kendi ülkendeki haydutları, katilleri, teröristleri bırakıyor musun? Amerika’sı, Almanya’sı, hangisi böyle bir şeyi şu ana kadar yaptı? Yapmadılar ve yapmazlar. Konuştuğu zaman sana verecekleri cevap şudur, 'yargı bağımsızdır.' Sizde yargı bağımsız da bizdeki yargı bağımlı mı?”

Türkiye’nin Afrika politikaları ve Fransa’nın takındığı tutum hakkındaki soruları da yanıtlayan Erdoğan, bir kez daha Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’u hedef aldı.

Erdoğan, “Fransa, Macron’la aslında çok ciddi bir kriz yaşıyor. Özellikle de son dönemlerin Fransa’sında bu yönetim, Fransa için en talihsiz yönetimdir. Ben Fransa’da Sarkozy ile tanıştım, Chirac ile tanıştım; bunların hiçbiriyle mukayese edilmezdi. Chirac’ta bir devlet adamlığı vardı. Sözse söz, olaya böyle bakardı. Çok ilginçtir, mesela, AB Liderler Zirvesinde üç adam vardı ki onlar Türkiye’yi ezdirmediler; Chirac, Schröder, Berlusconi… Türkiye o dönem içerisinde bütün AB Liderler Zirvesine istisnasız katılmıştır. Fakat Sarkozy ve değerli dostum Merkel geldikten sonra Türkiye’yi Liderler Zirvesine davetle ilgili tutum değişti. Tabi bu bizim Avrupa Birliği'ne giriş sürecimizi de olumsuz etkiledi. Adamların Türkiye’ye bakışı farklı. Eğer Türkiye’nin önünü açacak olurlarsa, biliyorlar ki Türkiye sıçrar. Bunlar Türkiye’nin sıçramasını ister mi, kabul eder mi? Biz şu anda tamamen, kendi imkanlarımızla yolumuza devam ediyoruz" dedi.

Erdoğan’ı kızdıran çağrı

10 ülkenin büyükelçileri tarafından yayımlanan ortak bildiride, "Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye'ye çağrıda bulunuyoruz" ifadesine yer verilmişti.

Bildiride, Kavala'nın dava sürecinin farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davalar yaratılması yoluyla sürekli geciktirildiğine işaret edilmiş, bu durumun "Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelediği" belirtilmişti.

DW /DA, EC

© Deutsche Welle Türkçe