Enerjinin yeni oyuncusu: Kaya petrolü | EKONOMİ | DW | 06.11.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Enerjinin yeni oyuncusu: Kaya petrolü

ABD'nin kaya petrol üretimini günde 4 milyon varile yükseltmesinin petrolde dengeleri değiştireceği tahmin ediliyor.

Bugünlerde petrol fiyatlarında yaşanan dikkat çekici düşüş ekonomi gündeminin temel maddelerinden birisini oluşturuyor. Petrolde bir yandan fiyatlar düşerken bir yandan geleceği etkileme potansiyeli olan yeni gelişmeler de yaşanıyor. Bu gelişmelerden bir tanesi ABD'nin kaya (shale) petrolü üretiminde geldiği seviye. 2008'den bu zamana ülkede yapılan kaya petrolü üretimi günlük olarak yaklaşık 4 milyon varile yükseldi. Bu üretim seviyesi, ABD'nin OPEC ülkelerinden yaptığı petrol ithalatının hemen hemen yarısına karşılık geliyor.

Uluslararası danışmanlık firması PWC'nin hazırladığı rapora göre kaya petrolü üretimi küresel petrol üretiminin yüzde 12’sine kadar ulaşma potansiyeline sahip. Bu arzın petrol fiyatlarını 2035’te yüzde 25-40 oranlarına kadar aşağı çekebileceği ve dolayısıyla küresel GSYİH seviyesini en az yüzde 2,3 artırabileceği öngörülüyor. Bu doğrultuda kaya petrolünün üretiminde mesafe almış ABD'de bu üretimin 2035'te milli gelire yüzde 5'e yakın katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. Rusya gibi konvansiyonel kaynaklara sahip bir ülkenin milli gelirinde ise kaya petrolü dolayısıyla aynı dönemde yüzde 2'ye varan daralma yaşanabileceği tahmini yapılıyor.

'ABD'nin elini rahatlatacaktır'

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, kaya petrolünün belli bir dönem etkisinin hissedileceğini ifade ediyor:

"Kaya petrolünde mevcut teknolojiler ve yasal altyapı bakımından ABD öne çıkıyor. ABD bu kaynağın avantajını jeostratejik ve politik olarak hissediyor. Başta İran'a ve Rusya'ya uygulanan yaptırımlarda ABD'nin elinin rahatladığını söylemek mümkün. Bununla birlikte Uluslararası Enerji Ajansı'nın gelecek öngörüleri de dikkate alındığında ABD'nin 2020'ye giderken bu kaynağın avantajını kullanabileceğini, 2030'dan sonra OPEC ülkelerinin arzının geçmişte olduğu gibi önemli olacağı tahmin ediliyor. ABD'nin askeri ve politik olarak konvansiyonel kaynakları olan bölgelerden elini çekmemesi de bu öngörüyü destekliyor. Bu kapsamda Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin gelecekte de enerji trafiği açısından önemini koruyacağını ifade edebiliriz."

Enerjide devrim yaratacak kadar etkili değil

İstanbul Teknik Üniversitesi Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Abdurrahman Satman ise kaya petrolünün enerjide dengeleri kökten değiştirecek bir potansiyeli olmadığını söylüyor.

Satman, "Shale petrolünün bileşim olarak bir farkı yok. Bu petrol türü, oluştuğu yerde sıkışmış petrol kaynaklarını ifade ediyor. Örneğin Suudi Arabistan'daki petrol oluştuğu noktadan hareket etmiştir. Tıpkı shale gazında olduğu gibi shale petrolünde de hareket edemeyen bu kaynakların elde edilmesi için pahalı teknolojilere gerek var. Esasında bu kaynaklar yeni değil fakat bu kaynakları elde etmek için kullanılan teknolojiler yeni. Dünyada pahalı olan bu teknolojileri ABD kullanabiliyor. ABD açısından bu kaynağın belli ölçüde bir etkisi olacaktır fakat ben bu tür petrolün enerjide bir devrim yaratacağını düşünmüyorum. Gelecekte teknoloji ve bu teknolojilerin finansmanı geliştikçe farklı enerji kaynaklarının ortaya çıkacağını öngörebiliriz" ifadelerini kullanıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Selçuk Oktay / İstanbul

Reklam