Draghi’nin formülü tuttu mu? | EKONOMİ | DW | 30.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Draghi’nin formülü tuttu mu?

AMB Başkanı Mario Draghi bundan bir yıl önce Euro’yu kurtarmak için her türlü adımın atılacağı vaadinde bulunmuştu. Uzmanlar, AMB’nin son bir yılda izlediği Euro kurtarma programının bilançosunu çıkardı.

Mario Draghi

Mario Draghi

Draghi’nin Londralı yatırım bankası uzmanlarına hitaben yapacağı konuşmanın rutin sözlerden oluşması beklenmekteydi. Ama yeri ve tarihi dikkatle seçilmişti. Çünkü dinleyicilerin arasında Prens Charles, Başbakan David Cameron ve Uluslararası Para Fonu Başkanı Christine Lagarde de vardı. Medyanın gözü, kulağı bu toplantıdaydı. Mario Draghi hâlâ kulaklarda yankılanan müjdeyi veriyordu.

Gazeteciler AMBD başkanının sözlerinin ‘yetkilerimiz dahilindeki’ kısmını kesip atmış ve Draghi’nin açıklaması kamuoyuna, ‘AMB Euro’yu kurtarmak için elinden geleni yapmaya hazırdır. İnanın bana, bu yeterli olacaktır’, şeklinde yansımıştı.

‘Avrupa Para Birliği modelinin yapısını değiştirdi’

Deutsche Bank’ın baş ekonomik danışmanı Thomas Mayer, “Piyasaların sakinleşmesini sağladığı için kısa vadede haklı çıktı. Ama uzun vadede, Avrupa Para Birliği modelinin yapısını da değiştirmiş oluyordu” diyor. Draghi’nin vermek istediği ilk mesaj, ‘Euro’ya karşı spekülasyon yapanın eli yanar’, anlamlına geliyordu ve bu uyarı etkili de olmuştu. Piyasalar yatışmış, devlet tahvillerinin faizi makul seviyeye inmişti, Güney Avrupa ülkelerinden sermaye kaçışı frenlenebilmişti. Ama piyasalardaki sakinliği bedeli çok ağır olmuş, zira Avrupa Merkez Bankası temel strateji değişikliğini göze almıştı.

Mayer, “O tarihe kadar Maastricht kriterlerine uyulması mutlak öncelik taşırken, yani politik para yaratılmayacağı ve her devletin maliyesinden bizzat sorumlu olduğu kabul edilmişken, şimdi bu öncelik tersine dönüyor ve ‘önce Euro, daha sonra Euro ihraç şartlarının belirlenmesi’ halini alıyordu” diyor.

'Dev kefalet yükünden kurtardı'

Dünyanın en büyük sigortacılık şirketi Allianz’ın baş iktisatçısı Michael Heise, Draghi’nin dümen kırmakla bazı ülkeleri dev kefalet yükünden kurtardığını söylüyor:

“Mario Draghi duruma seyirci kalsaydı, Euro Bölgesi’nin dağılma tehlikesi elle tutulur hale gelecekti. Ve böyle bir senaryo Almanya’ya son yıllarda verilen kredi ve yapılan yardımlardan çok daha fazlasını kaybettirecekti.”

Öncelik Euro’da olduğundan, AMB gerektiğinde sınırsız devlet tahvili satın almaya hazır. Draghi’nin kısa açıklamasında ima ettiği ikinci mesaj da buydu. Muhafazakar para politikacıları bunu hazmedemezdi. Onlara göre merkez bankasının tek görevi fiyat istikrarını korumaktı, o kadar. Michael Heisse AMB’nin sınırsız tahvil alımlarına yeşil ışık yakmasının en önemli tabunun yıkılması anlamına geldiği görüşüne katılmıyor. Heise, “AMB’nin on altı aydır devlet tahvili satın almayan tek merkez bankası olduğunu görmezden gelemeyiz. Draghi’nin sözleri piyasalardaki paniği önlemeye yetti. Bunu başarı addetmek gerekir” diyor.

‘Devlet finansmanı kokuyor’

Ancak AMB’nin yeni stratejisini sakıncalı bulanlar, sıkıntıdaki devletlerin borçlanma senetlerini satın almaya hazır olmanın devlet finansmanı koktuğunu, enflasyona davetiye çıkardığını ve borçlu ülkelerin üzerinden reform baskısını kaldırdığını iddia ediyorlar.

Thomas Mayer, “AMB’nin verdiği garanti devlet maliyesini konsolide etme baskısını azaltıyor, Avrupa Para Birliği’nin öngördüğü ortak bölgeden ayrılma riskini ortadan kaldırıyor ve kalıcılık garantisi dediğim gibi reform baskısını azaltıyorsa, bu stratejiyi eleştirenlere hak vermek gerekir” diyor.

İyimser olanlar, Drraghi’nin konuşmasından bir yıl sonra ne oldu?, sorusuna, ‘hiçbir şey olmadı’ yanıtını veriyorlar. Euro’nun cazibesini koruduğunu, ortak para bölgesi üyelerinin 17’den 18’e çıkacağını, piyasaların sakinleşmesiyle reformlara yönelmenin kolaylaştığını söylüyorlar.

Şüpheciler ise AMB’nin batık devletleri kurtarmak için banknot matbaasını devreye sokmasının zaman meselesi olduğunu, Euro’nun temelini oluşturan Maastricht kriterlerinin aşındırıldığını öne sürüyorlar. Allianz’ın baş ekonomi danışmanı Michael Heise onlara şöyle karşılık veriyor:

“Hükümetlerin kararıyla kurulan istikrar fonları da Maastricht kriterlerinin ruhuyla bağdaştırılamaz. Bu bakımdan, AMB’yi antlaşmaları kendine göre yorumlayan ilk merkez olmakla itham edemeyiz.”


© Deutsche Welle Türkçe

Rolf Wenkel / Ahmet Günaltay

Çelik Akpınar

Reklam