Dink ailesi: Dink′in bahsettiği kişiler soruşturmaya dahil edilmedi | Türkiye | DW | 26.03.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Dink ailesi: Dink'in bahsettiği kişiler soruşturmaya dahil edilmedi

Dink Ailesi, Hrant Dink cinayeti davasındaki yargılamanın kendilerini ikna etmediğini açıkladı. Açıklamada Dink'in son yazısında bahsettiği kişi ya da ilişkilerin soruşturmaya dahil edilmediği belirtildi.

Gazeteci Hrant Dink cinayeti davasında verilen hükme ilişkin Dink ailesi tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada 19 Ocak 2007 tarihinde işlenen cinayetin "Genelkurmay’ın, siyasilerin, yargının, medyanın ve bazı devlet güdümlü sözde sivil toplum kuruluşlarının dâhil olduğu üç yıl süren bir hedef gösterme ve tehdit sürecinin sonunda" gerçekleştiği belirtildi. 

Dink’in öldürülmeden bir hafta önce "Neden hedef seçildim?" başlıklı bir yazıyla not bıraktığı ve son konuşmalarında "Bu, devletin derinliğinin bana haddimi bildirme operasyonudur" dediğine dikkat çekildi.
"Hrant Dink’in bu son yazısında bahsettiği hiçbir olay, kişi veya ilişki 14 yıldır soruşturmaya dâhil edilmedi" denilen açıklamada "Operasyon öldürmeyle son bulmadı; ihmal, örtbas, delil karartma ve yanlış yönlendirmelerle devam etti. Bütün bu mekanizmayı ele almayan bir yargılamanın bizi de kamuoyunu da ikna etmesi mümkün değil" denildi.

"Bugün verilen karar bu hakikatten oldukça uzak" diyen Dink ailesi "Kendi içinde dahi orantısız bazı beraat ve ceza hükümlerini anlamak da anlatmak da oldukça güç. Hele bazı kararlar var ki; sanki kötülüğün kendisi değil adeta sızması cezalandırılmış izlenimi veriyor" açıklamasını yaptı.

"10 yıl sonra bu kadar canımızı yitirmeyecektik"

"Yargılamanın geldiği noktada, 15 Temmuz 2016’da alçakça bir harekâtla yüzlerce insanımızın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına sebep olan, FETÖ olarak tanımlanan odakların 2007’de Hrant’ımızı da öldürmüş olduğu söyleniyor" denilen açıklama şu sözlerle devam etti: 
"Eğer bu doğruysa, başından beri olması için gayret gösterdiğimiz, talep ettiğimiz etkili soruşturma zamanında yapılsaydı, neredeyse 10 yıl sonra bu kadar canımızı yitirmeyecektik. Bu durumda, Hrant Dink cinayetinin zamanında soruşturulmuş olmamasının hesabının yüzlerce insanın ailesine, yakınlarına verilmesi gerekmez mi?"

"Bugün cinayetin işlendiği yıllarda hakim olan iklim hâkim"

Açıklamada ayrıca "Maalesef, bugün de Hrant Dink’in hedef gösterildiği ve cinayetin işlendiği yıllarda hâkim olan iklim ve ideolojinin benzeri hâkim" denildi. 
Dink Ailesi "Bu dava bu haliyle kapatılıp, yılların derin devlet mekanizmasına FETÖ deyip geçilir ve etkili bir soruşturma yürütülmezse, bundan sonraki yıllarda kaybedilecek başka canların sorumluluğu kimin olacaktır? Katil nasıl bir çocuktuysa, FETÖ de Ergenekon da çocuk. Mekanizma ise çok daha yaşlı. Bu mekanizmanın başka canlar almaya devam etmesine müsaade edilmemeli" dedi.
Açıklamada "Nihayetinde umulan şey bir yüzleşme: Toplumun bu suçla yüzleşmesi, suçlunun suçuyla yüzleşmesi ve kurumların gerekli dersi çıkarması" ifadelerine yer verildi.

Gazeteci Hrant Dink

Gazeteci Hrant Dink

Mahkemenin kararı

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 76 sanığın yargılandığı Hrant Dink cinayeti davasında karar bugün açıklandı.

Davanın tutuklu sanıklarından eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca resmi belgeyi yok etmek suçundan eski İstanbul emniyet istihbarat daire müdürü Yılmazer'e 4 yıl 6 ay, eski Trabzon il emniyet müdürü Akyürek'e de aynı suçtan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. 
Mahkeme Fethullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, Ekrem Dumanlı, Adem Yavuz Arslan'ın da bulunduğu 13 sanığın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Samast, Tuncel ve Hayal hakkında "FETÖ üyeliğinden" suç duyurusu

Mahkeme ayrıca Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal hakkında "FETÖ üyeliğinden" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Tutuksuz sanıklar eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun ve eski İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkındaki dava dosyasının zaman aşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildi. 

Davanın tutuklu sanığı eski asker Muharrem Demirkale 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, eski İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli astsubay Yavuz Karakaya "anayasayı ihlal" suçundan müebbet hapis ve "kasten öldürmeye yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'e ise 28 yıl hapis cezası verildi.

Sanıklar Okan Şimşek, Veysel Şahin ve Gazi Günay’a kasten adam öldürme suçundan 25 yıl, resmi belgede sahtecilikten 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Osman Gülbel kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Davanın tutuklu sanığı Ercan Gün "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan" 10 yıl hapis cezasına, Özkan Mumcu yine aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezasına, Abdullah Dinç ile Ahmet Faruk Aydoğdu yine aynı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezasına, Metin Balta aynı suçtan 6 yıl 8 ay hapis cezasına, Şükrü Yıldız yine aynı suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çaprtırıldı.

Hasan Durmuşoğlu ihmal suretiyle adam öldürme suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına, resmi belgeyi yok etmekten 3 yıl 9 ay hapis cezasına, Bekir Yokuş kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Önder Araz resmi belgeyi yok etme suçlamasından 3 yıl 9 ay hapis cezası aldı. 

Mehmet Ali Özkılınç örgüt üyeliği suçlamasından 7 yıl 6 ay hapis cezası, suçluyu kayırma suçundan 1 yıl 18 ay hapis cezasına çaptırılırken Mehmet Ayan ve Uğur Karakaya'ya 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Türkiye’de Ermenice ve Türkçe olarak haftalık yayınlanan Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmüştü. Davanın ilk duruşması, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2 Temmuz 2007'de görülmüştü. Yargıtay’ın bozma kararı ve mahkeme heyetlerinin değişmesi nedeniyle yargılama süreci uzamıştı.

DW / DBN, EC, HT
© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler