DEVA Partili Metin Gürcan neden tutuklandı? | Türkiye | DW | 30.11.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

DEVA Partili Metin Gürcan neden tutuklandı?

"Siyasi ve askeri casusluk" iddiası ile tutuklanan DEVA Partisi kurucu üyesi Metin Gürcan, İspanyol ve İtalyan diplomatlara "devlete ait gizli bilgileri vermekle" suçlanıyor.

DEVA Partisi üyesi Metin Gürcan

DEVA Partisi üyesi Metin Gürcan

"Siyasi ve askeri casusluk" iddiasıyla tutuklanan DEVA Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, emekli Asker Metin Gürcan'a yönelik suçlamaların ayrıntıları netleşti. Gürcan, İspanya ve İtalya'nın Ankara büyükelçiliklerinde görevli iki diplomatla yaptığı görüşmelerde bu kişilere "devlete ait gizli bilgileri" vermekle suçlandı. Bu diplomatlara; Libya, Suriye, Doğu Akdeniz, Karabağ gibi Türkiye'nin dış politika konularında raporlar hazırladığını belirten Gürcan, "danışmanlık hizmeti" adı altında bu raporlar karşılığında elden para aldığını kaydetti. Gürcan, bu raporlardaki bilgileri açık kaynaklardan edindiğini söyledi.

DEVA Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, emekli asker Metin Gürcan, 26 Kasım'da siyasi ve askeri casusluk iddiasıyla İstanbul'da gözaltına alınmıştı. Dört gün Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan Gürcan, 29 Kasım'da Ankara Adliyesi'ne çıkarıldı. Gürcan, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından "gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek" suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.

Dosyadaki iddialar neler?

Peki, güvenlik uzmanı Metin Gürcan hangi eylemlerden dolayı "casusluk" iddiasıyla suçlandı. Bu sorunun yanıtı, emniyette verdiği 29 sayfalık sorgu zaptında yer aldı. Buna göre Gürcan, İspanya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde görevli birinci konsolos Rafeal adlı bir diplomat ve İtalya Büyükelçiliği'nde görevli Antaonio adlı bir çalışanla görüşerek, "devlete ait gizli bilgileri vermekle" suçlandı. Sorguyu yapan polisler, söz konusu diplomatların "istihbaratçı" olduğunu iddia etti.

Gürcan'ın görüşmeleri izlendi

Soruşturma dosyasına göre, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda 27 Kasım 2020 tarihinden itibaren Metin Gürcan'ın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerleri teknik cihazlarla izlenmeye ve kayda alınmaya başladı. Metin Gürcan'ın bu kapsamda Ankara'da İspanya ve İtalya'nın Ankara Büyükelçiliğinde görevli iki diplomatla bir alışveriş merkezi ile otelde yaptığı görüşmeler takip edildi.

Rapor verdiğini kabul etti

Sorgu sırasında, Metin Gürcan'ın 30 Kasım 2020 tarihinde Hotel Cinnah'ın lobisinde kayıtlara "X1" geçen kişiyle ne görüştüğü, bu kişinin kendisine zarf içinde ne verdiği soruldu. Bu kişinin İspanya Büyükelçiliğinde görevli diplomat "Rafael" olduğunu belirten Gürcan, görüşmeye ilişkin şunları anlattı:

"Kendisi ile zaman zaman halka açık, umumi kafelerde görüşüp fikir alışverişinde bulunuruz. Kendisine faydalanması maksadıyla açık kaynaklardan hazırladığım sadece Türkiye'yi değil Irak, İran, Suriye, Afganistan, Libya zaman zaman Yunanistan ve Ukrayna gibi ülkelerdeki haftalık gelişmeleri içeren çizelge ve analizleri sunarım. Rafael Bey, Türkiye'de akademik camianın, uzmanların, gazetecilerin tanıdığı, bildiği sık sık kendisiyle görüştüğü, bir saygın bir diplomattır. Bana verdiği zarf içerisinde çizelgelerle ilgili bilgi notu ve elden aylık düzenli olarak yaptığı 400 dolar bulunmaktadır."

Metin Gürcan, 6 Ocak 2021 tarihinde de aynı otelin lobisinde İspanyol diplomatla görüştü. Gürcan, ifadesinde görüşmeye ilişkin "Kendisiyle ülkelerin kendi içişleri ile alakalı ve İspanya'yı ilgilendiren boyutta Libya, Doğu Akdeniz, Suriye'deki gelişmeler, Suriye'deki Rusya ve Amerika varlığı, mülteci krizi ve Avrupa Birliğindeki gelişmelere dair fikir alışverişinde bulunduk" dedi.

Görüşme kayıtları soruldu

Gürcan'ın bu görüşme sırasında yaptığı konuşmanın kayıtları da sorgu sırasında gündeme geldi. Kayıtlara göre, İspanyol diplomat "Ekonomik durum da çok kritik" derken, Gürcan, "Evet çok kritik. O yüzden bu raporu yazıyorum. Bu raporu 20 Ocak gibi teslim etmek üzere hazırlıyorum. Yani bu senin için başka bir özel kargo olacak. Sana gönderdiğim raporlardan memnun kaldın mı?" yanıtını verdi.

Sorguyu yapan polisler, Gürcan'a bu raporları hangi amaçla hazırladığını sordu. Gürcan, "Bölgesel jeopolitik çizelgelerde yer alan Suriye'nin ekonomik durumu, Şam Merkezi yönetimiyle Fırat Doğusu ve Fırat Batısında bulunan özerk bölgeler arasındaki ekonomik ilişkileri inceleyen bir rapor olduğunu hatırlıyorum" dedi. Bu raporu hazırlarken asla kamu görevlileri ve muvazzaf subay gibi kişilerle görüşmediğini belirten Gürcan, kaynağının belli başlı akademisyen ve gazeteciler ile sosyal medya olduğunu kaydetti.

Kavala ve Demirtaş konuşması

Gürcan'a yöneltilen başka bir soru ise görüşme sırasında Doğu Akdeniz krizi konuşulurken, "Gördüğüm kadarıyla Almanlar, Kavala ve Demirtaş'ın serbest bırakılması konusunda çok daha agresif bir tutum içerisine girecekler. Eğer Biden yönetimi ve AB yetkilileri arasında bir koordinasyon olursa, bu yaptırımlar konusunda da olur. Erdoğan'ın yüzünü AB'ye çevirmesi samimi bir teşebbüs olmaz" şeklinde kullandığı ifadeler oldu.

Gürcan, buna ilişkin soruya "Bir sene önceki görüşmede sübjektif yorumlarımı cümle cümle ve konu konuşma metni içerisinde cımbızlayıp alıntı yaparak soruyorsunuz. Metnin tamamını görmem lazım yorum yapabilmem için" yanıtını verdi.

Sorguda, Gürcan'ın görüşme sırasında Karabağ'da kullanılan "Türk drone'ları", Rusya'dan alınan S400'ler, Suriye'ye yapılacak olası operasyon, Libya'daki durum gibi konularda yaptığı konuşmaları da gündeme geldi. Bunlara ilişkin konuşmaların kendi kişisel düşünceleri olduğunu belirten Gürcan, bilgileri ise açık kaynaklardan aldığını kaydetti. Gürcan, İspanyol diplomatla olan ilişkisini şöyle özetledi:

"Burada açık kaynaklardan derlediğim ve fikri ürünüm olan sadece Türkiye değil, Suriye, Irak, İran, Afganistan, Libya zaman zaman Yunanistan ve Ukrayna'yı içeren haftalık çizelgeleri kastediyorum. Daha önce ifade ettiğim gibi çizelgeler açık kaynak bilgileri ve sübjektif yorumlarımdan oluşur. Aylık 500 dolar ücret alırım. Altı aylık 3000 dolar yapar. Çizelgeleri kendisine yaklaşık bir buçuk senedir düzenli olarak göndermekteyim. Ödemeyi nakden alırım."

İstihbaratçı suçlaması

Metin Gürcan, İspanyol diplomat ile görüşmesinde, kendisinden istedikleri İran ve IŞİD konusundaki raporları hazırlayacağını belirtirken, "Acele mi? Yani merkezin iş birliğimizden rahatsızlık duyuyor mu?" ifadesini kullandı. İngilizce gerçekleşen görüşmede, Gürcan "merkez" kelimesini "Headquarter, HQ" olarak kullandı. Sorguyu yapan polisler ise bu ifadenin istihbarat ve askeri kuruluşlar için kullanıldığını belirterek, "Yabancı ve istihbaratçı olduğunu bildiğiniz bir şahısla görüşmelerinizi neden sürdürdünüz?" diye sordu.

Gürcan ise şu yanıtı verdi:

"Ben burada vaktimin kalmadığını kendi Parti Genel Merkezine gitme vakti geldiğini vurgulamak istedim. Burada bir karışıklık var. Bu arada HQ ifadesi iş dünyasında bile sivil hayatta bile sıklıkla kullanılan İngilizce başlangıç seviyesinde bile bilinen bir ifadedir. Bu soruyu bu nedenle yanlış, yönlendirici ve HQ ifadesine zoraki bir anlam yükleme çabası olarak değerlendiriyorum. Ben Rafael'i Dış İşleri Bakanlığına bağlı İspanya Büyükelçiliğinde diplomatik misyon temsilcisi olarak bilirim. Hal ve hareketlerinden asla bir istihbaratçı tavrı çıkarmadım."

İtalyan diplomatla da görüşme

Gürcan'a 2021 yılı içinde Ankara'daki bir AVM'nın kapalı otoparkında İtalyan Büyükelçiliği'nden görevli bir kişiyle araç içerisinde yaptığı görüşmeler de soruldu. Gürcan, İtalyan elçilik çalışanıyla zaman zaman Ankara'da görüş alışverişinde bulunduğunu belirterek, şu ifadeyi verdi:

"Görüşmede Suriye çizelgesini beğendiğini ifade etti. Aynı zamanda Doğu Akdeniz, Libya, İtalya, Yunanistan ilişkileri, mülteci hareketliliği, gene Misyonlarını yani elçiliğini kapattığı Afganistan'daki gelişmeler hakkında bilgi alışverişinde bulunduk."

Bu bilgileri açık kaynaklardan topladığını, hazırladığı raporları danışmanlık hizmeti olarak sunduğunu belirten Gürcan, bunun karşılığında İtalyan diplomattan elden 500 euro aldığını kaydetti.

'Gizli bilgi paylaşmadım'

Gürcan, ifadesinde bu görüşmelerde sunduğu bilgilerin hiçbirini askeri yetkililerden almadığını vurgulayarak, şu açıklamayı yaptı:

"Burada en önemli vurgulamak istediğim şey ifade de bahsi geçen İtalya ve İspanya diplomatla hiçbir 'hizmete özel, gizli, çok gizli, kozmik çok gizli' gizlilik derecelerinde hiçbir resmi bilgi ve belgeyi paylaşmadım. Yine aktif görevde yani muvazzaf askeri personelle, resmi istihbarat personeliyle, kritik kurumlarda çalışan kamu görevlileriyle yüz yüze bir görüşmem, bilgi, belge alışverişim asla olmadı. Bu ifadeye konu ve şifrelerini rızamla verdiğim bilgisayarım ve telefonumdaki Türkiye ile alakalı tüm yazı ve notlar açık kaynaklardan derlenmiştir. Talep edilirse her bir yazı kaynağını sunabilirim.

Normalde geçen seneye kadar Antaonio Bey ve Rafael Beyle prensip gereği iç siyaset konuşmazdım. Ancak Mart 2020 başlayan siyasi kimliğim nedeniyle zaten kamuoyuna medya ve yazılarım üzerinden paylaştığım siyasi görüşlerimi de paylaşmak zorunda kalıyordum. Ancak ifade de görüleceği gibi bu cevaplarım hızlı ve kaçamak cevaplardı."

Belgeler avukatlarla paylaşılmadı

Öte yandan Gürcan'ın avukatı Deniz Doğan, soruşturma kapsamında kısıtlama kararı bulunmayan belgelerin kendilerine gösterilmediğini tutanağa geçirdi. Doğan, "müvekkilime hukuki yardımda bulunduğum sırada amir konumunda kolluk personeli tarafından bana yönelik meslek onur ve saygınlığına yakışmayan tutum sergilenmiştir" dedi.

Alican Uludağ

© Deutsche Welle Türkçe