Dışişlerinde Kavala krizi | Türkiye | DW | 23.10.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Dışişlerinde Kavala krizi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kavala için çağrı yapan 10 büyükelçiyi “istenmeyen kişi” ilan etme talimatı verdiğini söyledi. Ancak DW Türkçe’nin ulaştığı bilgilere göre Dışişleri diplomatları bu kararı geri çevirmeye çalışıyor.

İş insanı Osman Kavala

İş insanı Osman Kavala

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyareti dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamalarda iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için çağrı yapan 10 büyükelçiyi “istenmeyen kişi” ilan etmekle tehdit etmişti. “Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz” diyen Erdoğan, yargı bağımsızlığına vurgu yapmıştı.

DW Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, Erdoğan, büyükelçilerin “istenmeyen kişi” ilan edilmesi talimatını ilk olarak Afrika gezisinde verdi. Ancak Dışişleri Bakanlığı diplomatları kararı geri çevirmeye çalışıyor.

Dışişlerinde “talimat” rahatsızlığı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-20 Ekim 2021 tarihlerinde Angola, Togo ve Nijerya’yı kapsayan bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan dönüş yolunda, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan’a, ABD ve Almanya’nın da aralarında olduğu 10 ülke büyükelçiliğinin Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı da soruldu. “Bu Kavala denilen Soros artığıyla ilgili olarak Türkiye’yi adeta burada mahkum etmek istiyorlar. Bu Soros artığını savunanlar, bunu nasıl bıraktırırız gayreti içindeler” diyen Erdoğan ayrıca, “Bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz” yanıtını verdi.

DW Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, Erdoğan, 10 büyükelçinin “istenmeyen kişi” ilan edilmesiyle ilgili talimatı bu gezide verdi. Bu bilgilere göre, Dışişleri Bakanlığı’nda büyükelçilerin “istenmeyen kişi” ilan edilmesiyle ilgili çalışmalar yapılıyor. Ancak Dışişleri diplomatlarının ise bu girişimi durdurmaya çalıştığı belirtiliyor.

“Gerekli talimatı ben de Dışişleri Bakanımıza verdim”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Eskişehir’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 10 büyükelçinin Kavala bildirisine değindi. Vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Kavala, Kavala. 'Kavala' dediğin Soros'un Türkiye şubesi. 10 tane büyükelçi onun için Dışişleri Bakanlığına geliyor. Bu ne terbiyesizliktir? Siz burayı ne zannediyorsunuz? Burası öyle zannettiğiniz gibi bir kabile devleti değil” ifadelerini kullandı.

“Burada kalkıp Dışişleri Bakanlığı’na gelip talimat verme gibi bir yola giremezsiniz” diyen Erdoğan, Dışişleri Bakanına talimat verdiğini yineledi; “Gerekli talimatı ben de Dışişleri Bakanımıza verdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. 'Bu 10 tane büyükelçi bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmelerini hemen halledeceksiniz' dedim. Zira bunlar, Türkiye'yi tanıyacaklar, anlayacaklar, bilecekler, bilmedikleri, anlamadıkları gün burayı terk edecekler" dedi.

10 büyükelçiliğin yaptığı açıklama sonrası bu ülkelerin büyükelçileri Dışişleri Bakanlığına çağırılmıştı. 19 Ekim’de Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Hadsiz açıklamanın kabul edilemez olduğu, hukuki süreçlerin siyasallaştırılmasına ve Türk yargısına baskı yapmaya yeltenen bu açıklamanın reddedildiği, söz konusu açıklamanın Büyükelçilerin savunduğunu iddia ettikleri hukukun üstünlüğü, demokrasi ve yargı bağımsızlığına da aykırı olduğu iletilmiştir” denilmişti.

Büyükelçilerden Kavala açıklaması

İş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması için on ülkenin büyükelçileri yaptırım uyarısında da bulunan ortak bildiri yayımlamıştı. ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda'nın Ankara büyükelçileri, bildiride Kavala'nın dava sürecinin farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davalar yaratılması yoluyla sürekli geciktirildiğine işaret edilerek bu durumun "Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelediğini" belirtmişti.

DW/AA,BW

©Deutsche Welle Türkçe