Dünyanın ilk vajina müzesi açıldı | YAŞAM | DW | 16.11.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

YAŞAM

Dünyanın ilk vajina müzesi açıldı

İzlanda’daki penis müzesinden sonra dünyanın ilk vajina müzesi İngiltere’nin başkenti Londra’da açıldı.

Dünyanın ilk vajina müzesinin kurucusu Florence Schechter

Dünyanın ilk vajina müzesinin kurucusu Florence Schechter

Dünyanın ilk vajina müzesi Londra'nın mağazaları, kafeleri ve publarıyla ünlü semti Camden Town'da açıldı. Müzede kadın cinsel organıyla ilgili insanları aydınlatma ve tabularla mücadele etme hedefi güdülüyor. Müzenin kurucusu Florence Schechter "Bir penis müzesi olduğunu ama buna karşılık bir vajina müzesi olmadığını fark ettim. O yüzden de bunu yaptım" dedi. İzlanda'nın başkenti Reykjavik'te bir penis müzesi bulunuyor.

Birçok kadının cinsel organları nedeniyle utanç yaşadığını belirten Schechter bir ankete göre Büyük Britanya'da kadınların dörtte birinin rahim ağzı kanserini tespit için yapılan smear testini rahatsız edici olduğu için yaptırmadığını söyledi. Schechter "İnsanlar kelimenin tam anlamıyla utanmaktan ölüyor" diye konuştu.

Müzede vajina anketi

YouGov Enstitüsü'nün yaptığı bir kamuoyu araştırmasına göre Britanyalıların yarısından fazlası önlerine konan bir çizimde vajinanın yerini gösteremiyor. Müze ziyaretçileri vajinayla ilgili ne ölçüde bilgili olduklarını müzede anket sorularını cevaplayarak ölçebilecek. Müzede "Tampon kullanan bekaretini de kaybeder", "Klitorisin yerini bulmak imkansızdır" gibi vajinayla ilgili çeşitli mitler ele alınıyor. ABD'de 1950 ve 1960'larda popüler olan seks sonrası Coca Cola ile duş almanın hamileliği önlediği miti de müzede yer verilenlerden.

Müzenin bir kısmında da hijyen de konu ediliyor. Bu bölümde "bekaret sabunu" ya da vajina gerginleştirici kremler gibi çeşitli ürünler sergileniyor. Müzenin küratörlerinden Sarah Creed bu tarz ürünlerin "insanların sahip oldukları vajinanın yeterince iyi olmadığı algısını" güçlendirdiğini belirtiyor.

Adet kanamasının da kadınların kendilerine ilişkin olumsuz bir algı yarattığını söyleyen Creed kadınların adet dönemlerinde temiz olmadıklarının yaygın bir inanış olduğunu söylüyor. Müzede kırmızı pullarla kaplı tampon heykeli bu inanışa karşı bir eser olarak yer buluyor.

"Toplumsal dönüşümün parçasıyız"

Müzede duvara asılan vajina sıvılarından sararmış kilot ise bu heykel kadar çekici değil. "Bu benim rengi sararmış iç çamaşırım" diyen küratör Creed "Bunun sorun olmadığını size göstermek için çerçeveledim. Üzgünüm anne!" diyor.

Müzenin kurucusu Schechter kadın cinselliği konusunda son yıllarda açık fikirliliğin gittikçe arttığını belirtiyor. Müzenin açılışı öncesinde düzenledikleri sergileri 2 ile 98 yaş aralığında her çeşit insanın ziyaret ettiğini belirten Schechter "Sanıyorum şu anda büyük bir toplumsal dönüşüm yaşıyoruz ve biz de onun bir parçasıyız" diye konuşuyor.

Camden'da girişin ücretsiz olması nedeniyle içkili bazı gençlerin sergilenen parçalarla dalga geçmek için müzeye gelebileceğinden endişe edenler de var. Ancak müzenin konuyu ele alış biçimi bu tür bir yaklaşıma izin vermiyor. Müzenin mağazasında "Yaşasın Vulva" yazılı kartpostallar ya da kadın cinsel organı şeklinde küpeler satın almak mümkün.

AFP, dpa / EC, TY

©Deutsche Welle Türkçe