Cezasız kalan gazeteci cinayetleri | YAŞAM | DW | 02.11.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Cezasız kalan gazeteci cinayetleri

Birçok ülkede gazeteciler yıldırma, ölüm tehdidi ve şiddet ile karşı karşıya. BM bu nedenle 2 Kasım tarihini, Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasının Önlenmesi Günü ilan etti.

El Arabiya Televizyonu için çalışan, Reuters ve CNN’e de haber geçen Iraklı gazeteci Sabah El Bazi 2011 Martında Tikrit kentindeki bir resmi toplantıdan haber hazırlıyordu. El Kaide teröristleri toplantının yapıldığı hükümet binasına saldırarak, çok sayıda kişiyi rehin aldılar. Irak güvenlik güçlerinin müdahalesiyle rehine dramı sona erdi, ancak yüzlerce kişi yaralanırken en az 58 kişi hayatını kaybetti. Olayda hayatını kaybedenlerden biri de Sabah El Bazi’ydi. El Bazi’nin ölümünden kimin sorumlu olduğu bugüne kadar aydınlığa kavuşturulmuş değil. Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı Joel Simon, “Saldırganlar bomba yüklü araçlarla intihar saldırıları düzenlediler. Çok sayıda insan öldü. Bu o günlerde Irak için tipik bir durumdu. Gazeteciler işlerini yaparken öldüler, ardından ise bir soruşturma açılmadı” şeklinde konuşuyor.

Joel Simon

Joel Simon

Onda dokuzu cezasız kalıyor

Birçok ülkede, özgür ve açık basına yönelik ciddi tehditler söz konusu. Gazeteciler yıldırma, ölüm tehdidi ve şiddet ile karşı karşıya kalıyor. Fakat Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un verdiği bilgiye göre, basın mensuplarına yönelik söz konusu eylemlerin onda dokuzu cezasız kalıyor, bunun sonucu olarak da suçlular cesaretleniyor. BM Genel Kurulu bu nedenle 18 Aralık 2013'te bir karar alarak 2 Kasım tarihini, yani bugünü Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasının Önlenmesi Günü ilan etti. Bu gün ile El Bazi gibi gazetecilerin başına gelenlerin gündeme getirilmesi amaçlanıyor.

Joel Simon, gazetecilerin Tikrit’te öldürülmesiyle ilgili sorumluların yargı karşısına çıkarılıp hesap vereceği konusunda ümitli değil. Ancak Irak hükümetinin ülkedeki, en azından Bağdat yönetiminin kontrolü altında bulunan bölgelerdeki gazetecilerin baskıyla karşılaşmaması için elinden geleni yapmasını bekliyor. Simon’un yöneticiliğini yaptığı Gazetecileri Koruma Komitesi bundan sekiz yıl önce, gazetecilerin katillerinin cezalandırılmadığı ülkelerin kınandığı bir liste hazırlamış. Somali'nin ilk kez liste başına çıktığını belirten Simon, “Bu listeyi oluşturmaya başladığımızdan beri ilk sırada yer alan Irak, şimdi ikinci sırada. Ardından da Suriye geliyor” diyor.

Bangladeş'te gazeteci cinayetlerini protesto gösterisi

Bangladeş'te gazeteci cinayetlerini protesto gösterisi

Öldürülen muhabirlerin çoğu yolsuzluk vakaları ile ilgileniyordu

Joel Simon birçok demokratik ülkede de gazeteci katillerinin sık sık cezasız kaldığına dikkat çekiyor ve örnek olarak Meksika, Brezilya, Filipinler, Sri Lanka, Hindistan ve Bangladeş’i sayıyor. En azından 2006 yılında Rusya’da öldürülen muhalif gazeteci Anna Politkovskaya ile ilgili soruşturmada ilerleme kaydedildiğini belirten Simon, geçen yıl Moskova’daki ağır ceza mahkemesinin olayla ilgili beş kişiyi suçlu bularak ikisi müebbet olmak üzere farklı hapis cezalarına çarptırdığını hatırlatıyor. “Bu Rus hükümetinin ilerleme kaydettiği bir vaka” diyen Simon, Çeçenistan'daki savaş sırasında hükümetin insan hakları ihlallerini ortaya çıkaran araştırmacı gazetecinin öldürülmesiyle ilgili bazı isimlerin hüküm giydiğini, ancak olayın perde arkasında yer alanların henüz adalet karşısına çıkarılmadığını kaydediyor.

Açıklığa kavuşturulmamış en az beş gazeteci cinayetinin işlendiği ülkeler New York’taki Gazetecileri Koruma Komitesi’nin listesine alınıyor. Geçen yıl 13 ülkenin yer aldığı listede, bu yıl 14 ülke var. Dünya çapında 270 vakayı inceleyen Komite, görev başında öldürülen gazetecilerin çoğunlukla o ülkeden gelen muhabirler olduğunu ve bu muhabirlerin ağırlıklı olarak ülkelerindeki yolsuzluk vakalarına ışık tutmaya çalıştıklarını kaydediyor. Komite, gazeteci cinayetleri konusunda perde arkasındaki isimlerin gün ışığına çıkarılmasına çok nadir rastlandığını vurguluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Miodrag Soric

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam