1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Blair'ın yükselişi ve çöküşü

Irene Quaile – Kersken / DW10 Mayıs 2007

İngiltere Başbakanı olan Tony Blair’in, bugün görevini bırakacağını açıklaması bekleniyor. Temmuz ayına kadar başbakanlığı sürdürmesi beklenen Blair’in koltuğunu Maliye Bakanı Gordon Brown’a bırakmasına kesin gözüyle bakılıyor. DW’den Irene Quaile – Kersken, Blair’in yükselişini ve çöküşünü anlatıyor...

https://p.dw.com/p/AZNY
İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın görevini bırakacağını bugün açıklaması bekleniyor.
İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın görevini bırakacağını bugün açıklaması bekleniyor.Fotoğraf: AP

1997 yılının 1 Mayıs’ında tarihi bir seçim gecesi yaşanıyordu. İlk seçim sonuçlarının gelmeye başlamasının ardından zafer kesindi ve 18 yıl sonra muhafazakarların hakimiyeti sona ermişti. İşçi Partisi’nin genç, dinamik, aynı zamanda karizmatik lideri Tony Blair, partisini işçi ve sendikaları temsil eden geleneksel imajından kurtarmış ve partisinin orta sınıfa da hitap etmesini başarmıştı. Blair, hem yeni seçmenler kazanmış hem de partisinin asıl seçmenlerini de kaybetmemişti. Blair 43 yaşında, 1 Mayıs 1997’deki genel seçimleri kazanarak, 1812 yılından bu yana İngiltere’nin en genç Başbakanı olmuştu.

Blair’in yeni İşçi Partisi, geçen 10 yıl içinde üç seçim zaferi daha elde etti. Ancak diğer İşçi Partili başbakanlardan daha uzun süre bu görevi sürderen Blair, şimdi ise gitmeye hazırlanıyor. Blair’in halefi olarak görülen Gordon Brown’ın önümüzdeki genel seçimleri kazanıp kazanamayacağı ise şüpheli. Zira kamuoyu yoklamaları, David Cameron gibi genç bir ismin liderliğindeki muhafazakarların burun farkıyla önde olduğunu gösteriyor.

Blair’in başarıları

Ayrıca geçen yıllar içinde de çok şey oldu, çok şey değişti İngiltere’de. Blair, İngiltere’yi 21. yüzyıla hazır hale getirmeye çalıştı. Yaptığı ekonomik reformlar - bu konuda kuşkusuz Thatcher Dönemi’ne de çok şey borçlu – Birleşik Krallık’a refah ve istihdam getirdi. Arz ve talebin bir kombinasyonu olan “Welfare to Work – yani İstihdam ve Refah” programıyla işsizlik rekor düzeyde düştü ve İngiltere asgari ücretle tanıştı.

Ayrıca eğitim ve sağlık için milyarlarca yatırımlar yapılırken, cezaevleri ya da yol yapımı gibi kamusal hizmetlerde de özel sektörle işbirliğine gidilerek olumlu sonuçlar elde edildi. Ancak bunu, İşçi Partisi içindeki geleneksel seçmenlerin bir kısmı şiddetle reddetmişti. İskoçya ve Galler’e daha fazla özerklik tanıması, ayrıca Kuzey İrlanda sorununun sona ermesi de Blair’in başarıları arasında sayılıyor.

Blair, ilk dönemlerinde sıkıcı politikacıların tozlu imajından kurtulabilmişti. Zira Blair, PR kampanyalarında modern bir ada ülkesi imajı eşliğinde pop starlarla özdeşleştirilerek “Cool Britanya” diye kamuoyuna sunulmuştu. Blair, Kraliyet Ailesi’ni de bu imajıyla etkilemişti. Prenses Diana’nın ölümünden sonra Kraliyet Ailesi’ne insani yönlerini ön plana çıkarmalarını tavsiye eden Blair, Kraliyet’i büyük bir hezimetten kurtarmıştı.

“Teflon Tony”

Ancak bir süre sonra Blair’in medyayı etkileyen PR makinesi tersyüz oldu. Bu PR mekanizmasının en iyi becerilerinden biri de her olaya farklı anlam kazandırma ve olayı Blair’in lehine çevirme sanatıydı. Ancak bu, bir süre sonra hükümetin inanırlılığının sorgulanmasına yol açtı. Hükümetini her skandaldan sıyarabildiği için de Blair, artık karşıtları tarafından “Teflon Tony” olarak adlandırılmaya başlar olmuştu. Irak’ın işgaline verdiği destekle Blair medyadaki olumlu imajını yavaş yavaş kaybediyor ve seçmenler, Blair’in söylediği sözleri daha sık sorgulamaya başlıyordu.

Ve nihayetinde Irak savaşını haklı çıkarmak için söylenen kitle imha silahlarının Irak’ta bulunamaması, seçmenlerin hayal kırıklıklarını doruğa çıkardı. Bu, Blair’in en büyük yenilgisiydi. Nitekim kamuoyu yoklamalarına göre, İngilizler’in yüzde 60’ı Irak savaşını Tony Blair’in en büyük hatası olarak değerlendiriyor. Ve ABD Başkanı George Bush’a verdiği destek, Blair’in üzerindeki spot ışıklarının sönmesine ve şimdi Amerikalıların “fino köpeği” diye çağrılmasına neden oldu.

Ve tüm bu yaşananların ardından 10 yıllık başbakanlığını sonlandırmaya hazırlanan Blair bugün ise Downing Street’i terkedeceğini açıklıyor. Ancak İngiliz basınına göre bu, sadece “sonun başlangıcı”....