Berlinale’nin en romantik filmi | YAŞAM | DW | 14.02.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

YAŞAM

Berlinale’nin en romantik filmi

Sevgililer Günü'nde Berlinale'de de aşk var. Festivali izleyen Aydın Üstünel’in “sadece Berlinale’nin değil, belki de yılın en romantik filmi” olarak nitelendirdiği bir yapım ile ilgili notları...

Sinemaseverler Fransız Céline ve Amerikalı Jesse ile ilk olarak 1995 yılında tanıştılar. “Before Sunrise” filminde trende karşılaşan bu iki genç, Viyana’da trenden inerek bir gece boyunca hem hayat, aşk ve Tanrı üzerine sohbet, hem de birbirleriyle flört ediyordu. Ertesi sabah peronda yolları ayrılırken ise tam altı ay sonra aynı noktada buluşmak üzere sözleşiyorlardı. Ancak tekrar görüşmeleri tam dokuz yıl sonra mümkün oldu. 2004 yılında sinemalara gelen “Before Sunset” filminde, bu sefer Paris’te bir öğleden sonra geçiren Céline ve Jesse, hayatlarındaki mutsuz ilişkilerden bahsederken, birbirlerini aslında ne kadar sevdiklerini keşfediyorlardı.

Romantikler rahat nefes alabilir

Sonu açık biten ikinci filmden sonra yıllarca ikilinin birlikte olup olmadıklarını merak eden milyonlarca romantik sinemasever, artık rahat bir nefes alabilir. Zira Berlinale’de gösterilen “Before Midnight” filminde Céline ve Jesse evliler ve iki çocukları var. Kahramanlarımızın yine bir gün boyunca ilişkilerini ve hayatı konuştukları filmin senaryosu, yönetmen Richard Linklater ve başrollerdeki Julie Delpy ile Ethan Hawke'a ait. Üçlü tekrar gerekli havaya girebilmek için önce ilk iki filmi seyretmiş. Peki, geçen yıllar en çok neyi değiştirmiş? Delpy “Sadece kilom farklı” diyor.

Ethan Hawke ise, bir oyuncu olarak, özellikle de geliştirilmesine katkıda bulunduğu bir rolü tekrar üstlenebilmenin bir ayrıcalık olduğunu vurguluyor.

On ikiden vuran diyaloglar

Julie Delpy ve Ethan Hawke.

Julie Delpy ve Ethan Hawke.

“Before Midnight” filminde Céline ve Jesse yaklaşık 40 yaşlarında artık ve Yunanistan’da tatil yapıyor. Sohbetleri hayat, aşk ve aşkın ne kadar sürebileceği üzerine. Filmin ilk yarısında şakayla karışık birbirlerine takılırken, ikinci yarıda tansiyon yükseliyor ve hafif iğnelemeler şiddetli kavgalara dönüşüyor. Özellikle bu sahneler, tam on ikiden vuran diyaloglarla mükemmele yaklaşıyor. Neredeyse gerçek gibiler. Delpy, “Film, en ince ayrıntısına kadar, haftalarca üzerinde çalıştığımız senaryonun ürünü, doğaçlama hiç yok. Keşke gerçek hayatta böyle tartışmayı becerebilsem!” diyor.

Yönetmen Linklater ise üçlü olarak senaryoyu yazarken hiç kavga etmediklerini, sadece tartıştıklarını söylüyor. Delpy de gülümseyerek “Ve sonuçta hep benim dediğim oluyor” diyor.

“Aşk”ın yeni çevrimi

1995’teki ilk filmden sonra iki devam filmine konu olan Céline ve Jesse’nin yeni bir filmle tekrar hayranlarının karşısına çıkıp çıkmayacağı, tabii ki merak konusu. “Gerçek şu ki, hepimiz yaşlanıyoruz” diyen Delpy, “Son filmimiz herhalde 'Aşk' olacak” diye espri yaparken, Linklater da, Michael Haneke'nin filminin “yeniden çevrimini yaparız muhtemelen” diye ekliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Aydın Üstünel, DW Berlin

Editör: Ercan Coşkun

Önerdiğimiz linkler