Ayşe Buğra: Durum, hukuka aykırı olmaktan öte trajikomik | TÜRKİYE | DW | 02.11.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Ayşe Buğra: Durum, hukuka aykırı olmaktan öte trajikomik

Prof. Dr. Ayşe Buğra, eşi Osman Kavala'nın Gülen yapılanması mensubu isimlerin görevde olduğu dönemde hazırlanan takip tutanakları üzerinden tutuklandığını söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Buğra eşi Osman Kavala'nın tutuklanmasıyla ilgili kamuoyuna bir açıklama yaptı.

Soruşturmada gizlilik kararı bulunduğunu belirten Buğra, basında yapılmaya çalışılan algı mühendisliği nedeniyle bir açıklama zorunluluğu ortaya çıktığını söyledi.

Buğra "Tutuklama kararında Osman Kavala'nın 'tüm terör örgütlerinin (FETÖ/PDY – PKK/KCK – DHKPC, MLKP) aktif olarak katıldığı ve destek verdiği' Gezi Olaylarının yöneticisi ve organizatörü olduğu ile 15 Temmuz 2016 darbe girişimine katıldığı belirtiliyor" dedi.

Tutuklama kararı için kullanılan tutanakların Gülen yapılanmasına mensup kamu görevlilerinin görevde olduğu bir döneme ait olduğuna dikkat çeken Buğra şunları söyledi:

"Söz konusu karar endişe vericidir. Zira, tutuklama kararı için kullanılan 'iletişim tespit tutanakları ve fiziki takip tutanakları' FETÖ/PDY mensubu kamu görevlilerinin henüz görevde olduğu dönemlere aittir ve bu uygulamalara dayandırılan her türlü karar, yargılanan bir dönemi açıkça meşrulaştırmaktadır. Bu durum ayrıca, Osman Kavala'nın tutuklanmasına neden olan delilleri toplayan örgüt üyeleriyle birlikte darbe teşebbüsüne kalkışmış olması anlamına gelmektedir ve bu durum, hukuka aykırı olmaktan öte trajikomiktir."

Prof. Dr. Ayşe Buğra, eşinin hangi eylemlerle, hangi para hareketleriyle, hangi delillerle Gezi Olaylarını finanse ve organize ettiğinin ortaya konamadığını ifade etti. Osman Kavala'nın o tarihten bu yana hiçbir soruşturma ve suçlamaya maruz kalmadığına dikkat çeken Buğra bugün bu gerekçelerle tutuklanmasının düşündürücü olduğunu söyledi.

Buğra "Tutuklama kararı ile yitirdiğimiz yegane şey Osman Kavala'nın özgürlüğü değil, aynı zamanda demokrasi, barış ve hukukun üstünlüğüne dair umutlarımızdır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

Sivil toplum çalışmaları ile tanınan işadamı Osman Kavala 1 Kasım 2017 tarihinde "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

DW/EC,ÖA

©Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam