Avrupa′da kriz korkusu | EKONOMİ | DW | 04.08.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Avrupa'da kriz korkusu

Portekiz’in Euro kurtarma programından çıkması Avrupa’da Euro krizinin sona erdiği şeklinde yorumlanmıştı. Ancak ülkenin yeniden AB kurumları ve IMF'nin kredilerine ihtiyaç duyması kafaları karıştırdı.

Tüm işaretler iyileşmeyi gösteriyordu. Portekiz, nisan ayında üç yıllık aranın ardından sermaye piyasalarına geri döndü. Mayıs ayında ülke Euro kurtarma programından çıkmayı başardı. Haziranda ise hükümet, Avrupa Birliği kurumları ve IMF'den alacağı son borç diliminden vazgeçtiğini duyurdu. Ne var ki kısa süre önce tüm bu gidişatın tersine bir gelişme yaşandı. Ülkenin en büyük özel bankası Espirito Santo iflasın eşiğine geldi. Yeni bir bankacılık ve finans krizini engellemek için Portekiz hükümeti bankayı 4 milyar 400 milyon euro ile kurtarmaya karar verdi. Bu miktar Portekiz'in krizde olduğu sırada Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası'ndan elde ettiği kredilerle karşılanacak. 12 milyar euroluk krediden hükümetin elinde yaklaşık 6 milyar 400 milyonluk bir meblağ bulunuyor.

Berenberg Bank Baş İktisatçısı Holger Schmieding son gelişmeyi şöyle yorumluyor: "Elbette şimdi bir bankayı kurtarmak zorunda olması Portekiz için bir gerileme. Ama bu Portekiz'in üstesinden gelebileceği bir gerileme. Önemli olan Portekiz'in bu sorunun enerjik biçimde üzerine gitmesi ve zaten nispeten de gitmiş olması. Böylece bunun Portekiz ekonomisine etkileri sınırlı olacak."

Bankacı ailenin lideri gözaltında

Espirito Santo ailesinin finans imparatorluğundaki dalgalanmalar Portekiz finans ve bankacılık branşını aylardır meşgul ediyor. Çatı holding Espirito Santo International'daki düzensizlikler mayıs ayı sonunda fark edilmişti. Holdingin 1 milyar 300 milyon euroluk kaybını gizlediği ortaya çıkmıştı. Buna bankanın müflis duruma gelmesinin neden olduğu sanılıyor. Kısa süre önce de bankacı ailenin lideri konumundaki Ricardo Espirito Santo Salgado, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Peki iflasın eşiğinde olan Esprito Santo Bankası'nın durumu yeni bir mali krizi tetikleyecek mi? İsviçre'den Julius Bär Bankası'nın baş iktisatçısı David Kohl bu görüşte değil: “Burada son derece bankacılığa özgü bir sorunla karşı karşıyayız ve bunun tüm Avrupa'da daha birkaç yıl önce karşılaştığımız sistematik krizle pek az ilgisi var.”

Portekiz eski günlere döner mi?

O dönem emlak balonunun patlamasının ardından İrlanda'da sayısız banka ve kamu finans kuruluşu derin bir krizin içine girmişti. 2008 eylülünde 6 büyük bankadaki toplam 400 milyar euro tutarındaki mevduata verilen sınırsız güvence, devlet bütçesi için aşırı derecede bir yüklenme meydana getirmişti. Ülke böylece uluslararası kuruluşlardan borç alma yoluna gitmişti. Ekonomik sıkıntı içindeki Portekiz de daha sonra Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Birliği'nin yardımına başvurmuş ve yaklaşık 78 milyar euroluk bir kredi almıştı.

Berenberg Bank Baş İktisatçısı Holger Schmieding ise Esprito Santo Bankası'nın durumunun şimdi Portekiz'i tekrar o günlere döndürüp döndürmeyeceğini şöyle değerlendiriyor: “Tek tek bankalarda sorunlar her zaman olacak. Avrupa'da yapmaya çalıştığımız tek tek bankalardaki sorunların diğer bankalara ya da tüm ekonomiye, yani ekonominin yönetilen kısımlarına sıçramasına engel olmak. Ve Portekiz örneğinde bu başarılmış görünüyor. Ayrıca Portekiz'de sorunlara yol açanlar, yani ilgili bankanın sahipleri ve yöneticileri, bereket versin tüm ekonomi ya da tasarruf sahipleri zarar görmeyecek şekilde cezalandırılabildi.”

©Deutsche Welle Türkçe

Hilke Fischer