Ambargoyu delenler yargı önünde | ALMANYA | DW | 25.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Ambargoyu delenler yargı önünde

İran nükleer programı nedeniyle pek çok yaptırımla karşı karşıya. Ancak yaptırımlara karşın yasadışı ticaret tamamen önlenemiyor. Bunun en son örneği Almanya’da yaşandı.

Alman sibopların pek çok ülkeye ihracı şu ana kadar hep sorunsuz olmuştu. Oysa İran'a ihracat yasak. Ancak Kianzad Ka., Golamali Ka., Hamid Kh. ve Rudolf M. adlı dört kişi İran ambargosunu ihlal etti. Hamburg'da davaları başlayan dört zanlı şimdi adalete hesap verecek.

İhracat yasağını ihlal etmekle suçlanan dört kişi Almanya'dan İran'a sibop sevkiyatında ve Hindistan'dan İran'a çeşitli sevkiyatlarda rol oynadıkları gerekçesiyle yargılanıyor. Söz konusu sibopların İran'ın Erak kentindeki ağır su reaktörünün inşasını üstlenen bir firmaya gönderildiği belirtiliyor. Reaktörde nükleer silah üretiminde kullanılan plütonyum üretimi yapılabileceği şüphesi hâkim.

İran ile ticarette neredeyse dünyanın başka hiçbir ülkesiyle olmadığı kadar ağır koşullar söz konusu. Pek çok ülke İran'ın bir nükleer silah geliştirmesinden endişe ediyor.

ABD ve AB özellikle İran bankaları ve enerji sektörüne yönelik yaptırım kararları aldı. Hâlihazırda var olan petrol ithalat yasağının yanı sıra 2012 sonbaharından bu yana İran doğalgazının ithalatına da yasak getirildi. Ayrıca Avrupa ve İran bankaları arasındaki tüm para trafiği durduruldu. Genel olarak İran'ın nükleer programına katkı sağlayabilecek teknolojiler, hizmet servisi ya da diğer bazı desteklere ambargo kondu.

Yaptırımlara rağmen, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan ve Güney Kore'nin yanı sıra Almanya da Tahran'ın en önemli ticari ortakları arasında yer alıyor. Alman firmaları 2012 yılında İran'a 2,5 milyar euroluk mal ihraç etti.

Hangi malların İran'a ihraç edileceğine karar vermek zor. Çünkü bazı ürünler sivil amaçlı olduğu kadar askerî amaçlı da kullanılabiliyor. Alman-İran Ticaret Odası başkanı Michael Tockus, örneğin diş dolgusu için gerekli bazı metal alaşımların İran'a sevkiyatının yasak olduğunu kaydediyor: “Somut bir vaka var. Bu diş doktorları için gerekli metal alaşımlarla ilgili. Yani burada İran'da dolgu olarak kullanılabilecek maddelerden bahsediyoruz. Belirli bir metal içeriği çok yüksek olan dolgu maddesi İran'a satılamadı.”

Son alıcı sorunu

İran'a tüm ihracatın gümrüğe kayıt ettirilmesi gerekiyor. İran ile ticarette sorunlardan kaçınmak için pek çok Alman firması Federal Ekonomi ve İhraç Kontrolleri Dairesi'nden satışlarının sorunsuz olduğuna dair belge alıyor. Çünkü belirli ürünlerin ihracatının yanı sıra hükümete yakın belli başlı firma, banka ve Devrim Muhafızları ile ticaret de yasak. Alman firmalarının bu nedenle müşterilerinin kara listeye alınıp alınmadığını kontrol ettirmesi gerekiyor.

”Stop the Bomb“ adlı girişimin sözcüsü Michael Spaney, tüm kontrollere rağmen yasadışı ticaretin çok kolay olduğunu kaydediyor: "Bizim verilerimize göre, İran ile yasadışı ticaret yapmak çok kolay. Alman firması olarak sadece üçüncü bir ülkeyle ticaret yaptığınızı belirtmeniz yetiyor. Son alıcının İran olduğunu bilmediğinizi belirttiğinizde satış yasal oluyor.“

Spaney, Alman pasaportu sahibi aracı kişilerin Alman yasasına göre bir firma kurduklarını belirtiyor. Yerli firmalara yapılan kontrollerin uluslararası firmalara yapılandan daha az olduğunu ifade eden Spaney, Alman firmalarının Türkiye gibi üçüncü ülkeleri ihracat hedefi olarak gösterdiğini kaydediyor.

Hamburg'daki olayda da benzer bir durum söz konusuydu. Yargılanan dört kişi Türkiye ve Azerbaycan'ı son alıcı olarak göstermişti. Ancak Spaney bu ürünlerin son durağının İran olduğunu belirtiyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Sven Pöhle / Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

Reklam