Almanya′da 2013′e damgasını vuranlar | ALMANYA | DW | 30.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da 2013'e damgasını vuranlar

2013 yılında Almanya'ya genel seçimlerin yanı sıra NSU davası ve dinleme skandalı damgasını vurdu. Bahar aylarında ülkenin güney ve doğusunda yaşanan sel baskınları da kamuoyunu günlerce meşgul etti.

Video izle 04:12
Şimdi canlı
04:12 dk

Almanya'da yıla damgasını vuranlar

2013 yılında Almanya’ya genel seçimler damgasını vurdu. Hrıstiyan Birlik Partilerinin yüzde 41,5 oranında oy aldığının açıklanması, Angela Merkel ve partisi için önemli bir andı.

Yüzde 26 dolayında oy alan Sosyal Demokratlar ise şaşkındı. Başbakan adayları Peer Steinbrück daha iyi bir sonuç bekliyordu.

En büyük darbeyi ise liberal Hür Demokratlar aldı. Parti, yüzde beşlik barajın altında kalarak tarihinde ilk kez Federal Meclis'e giremedi.

Bu sonuçla, Hür Demokratlar Merkel’in olası koalisyon ortakları listesinden de çıkmış oldu. Ancak tek başına iktidar için de oyları yeterli gelmedi.

Merkel'i dinlemişler

2013 yılına bir de dinleme skandalı damgasını vurdu. Merkel’in cep telefonunun dinlendiğinin anlaşılması, ABD’nin Almanya Büyükelçisi'nin huzura çağırmaya yeterli oldu.

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA’in Merkel’i yaklaşık on yıldır dinlediği öne sürülüyor. Amerikan istihbaratı eski çalışanı Edward Snowden, Alman-Amerikan dostluğunu da sarsan NSA skandalına dair binlerce belgeyi deşifre etti.

Bahar aylarında ise Almanya’nın güneyi ve doğusunda ciddi sel baskınları meydana geldi. Elbe, Tuna ve Saale nehir boylarındaki tüm kentler su baskınına uğradı. Büyük mal kayıplarına yol açan sel baskınlarında, tüm mahsul yok oldu. Zarar gören ev ve işletmeler, devlet kredisiyle onarılmaya çalışıldı.

NSU davası

Aynı sıralarda Münih’te, baş sanığın Beate Zschäpe olduğu NSU davası başladı. Zschäpe, aşırı sağcı üç kişilik terör hücresinin hayatta kalan tek ismi. Üçlü, yabancı düşmanlığı saikiyle 2000 ila 2010 yılları arasında 8’i Türk, 1 Yunan ve biri de polis olan 10 kişiyi öldürmek, bombalı eylemler ve banka soygunları düzenlemekle suçlanıyor.

Polis, zanlı Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos’un izini sürerken, ikili intihar etti. Soruşturma, ikilinin NSU ile bağlantısını ortaya çıkardı.

Federal Meclis’te, bir araştırma komisyonu kurulması için yeterince neden vardı. Yetkililer, cinayetleri ve suç eylemlerini aydınlatabilmek için bir dosya yığını arasında çalışma yapmak zorunda kaldı.

Aylar süren koalisyon müzakerelerinin ardından, yılın son haftalarında koalisyon sözleşmesi imzalandı ve ardından Sosyal Demokrat Parti üyeleri tarafından da onaylandı. SPD’nin evet oyuyla, Almanya‘da dört yıl aradan sonra yeniden kurulan Büyük Koalisyon, gelecek dört yılda ülkeyi yönetecek.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/SB/GA/BÖ/NH

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam