Alman toplumu mültecilere nasıl yaklaşıyor? | ALMANYA | DW | 21.04.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Alman toplumu mültecilere nasıl yaklaşıyor?

Humboldt Üniversitesi Ampirik Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Enstitüsü’nün araştırmasına göre, son üç yılda mülteciler için kurulan derneklerin sayısı yüzde 70 oranında arttı.

Tüm dünya ülkeleri gibi Almanya da, son haftalarda Libya açıklarında hayatını kaybeden 950 kadar mültecinin dramı ile sarsıldı. Mülteciler, sadece uluslararası değil, sosyolojik bir mesele olarak da Almanya'da en fazla tartışılan konulardan biri. Pek çok uzmana göre Avrupa değerleri Akdeniz'deki trajedi üzerinden önemli bir sınav veriyor. Almanya'da mülteciler, gerek medyada gerek siyasi platformlarda uluslararası ve sosyolojik tartışmaların bir parçası olarak ele alınıyor. Berlin Humboldt Üniversitesi Ampirik Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Enstitüsü, meselenin toplumda nasıl algılandığını ortaya koymak için Almanya'da mültecilere yönelik fahri çalışmaları ele alan bir araştırma yaptı.

Almanlar, mültecilere karşı insani ve konuksever

Araştırmaya göre, Alman toplumu mültecilere daha çok insani bir bakış açısı ve konuksever bir tutumla yaklaşıyorlar. Son üç yılda mülteciler için kurulan derneklerin yüzde 70 oranında arttığına işaret eden araştırma, fahri çalışmaların yüzde 40'nın da bireysel girişimler olduğunu gösteriyor. Araştırmayı yürüten Oxford Üniversitesi Mülteci Araştırmaları Merkezi'nden Dr. J. Olaf Kleist, bu tespiti, Almanya'nın misafirperverlik kültürünün bir gelişimi olarak değerlendiriyor. Kleist ayrıca, fahri hizmetlerin daha çok resmi işlemler ve tercüme çalışmaları içinde sıkışıp kaldığını belirterek, bunun söz konusu hizmetleri sınırlandırabileceğini söylüyor.

Kleist "Gönüllü hizmet sunanların yarıya yakını resmi daireler ile meşgul. Yani resmi dairelerin mülteci ve göçmenler için yapmaları gereken işleri ne yazık ki gönüllüler üstlenmek zorunda kalıyorlar” diyen Kleist bu konudaki beklentilerini ise şöyle sıralıyor: “Mültecilerin dışarıdan yardım almaksızın işlemlerini yaptırabilmeleri için ise resmi dairelerdeki çalışmaların değişmesi gerekiyor. Ayrıca söz konusu düzenleme sadece göçmenleri ilgilendiren dairelerde değil, sosyal hizmetlerde ve okullarda da olmalı. Böylece gönüllüler bürokratik işlemler yerine, konukseverliğe yoğunlaşabilir" şeklinde konuşuyor.

Göç kültürüne yeni bakış

Araştırmaya katılan Humboldt Üniversitesi Berlin Göç ve Uyum Araştırmaları Enstitüsü'nden Dr. Serhat Karakayalı, resmi dairelerin ve fahri hizmet sunanların mültecilere yaklaşımlarında ciddi farklar olduğuna dikkat çekiyor. Karakayalı, kamuoyundaki tartışmaların aksine gönüllüler için mültecilere yardımın sadece savaştan kaçanlarla sınırlı olmadığını vurguluyor. Uzman, gönüllülerin hangi şartlarda olursa olsun ülkesinden kaçmış ve Almanya'ya sığınmış herkese yardıma açık ve bunun da değerlendirilmesi gereken özel bir durum olduğunu savunuyor.

"Bilindiği gibi fahri çalışmalara yönelik sayılar 2011'den beri yükseliyor. Bu da Suriye savaşı ile ilişkilendiriliyor. Ama gönüllülere sorduğumuz zaman her türlü göç nedenini kabul ediyorlar, bu konuda bir ayrım yapmak istemiyorlar" şeklinde konuşan Karakayalı sözlerini şöyle sürdürüyor: "Kuşkusuz ' Mahallemde, sokağımda ya da şehrimde zorluk çeken birileri var, ona yardım etmeliyim' şeklinde bir motivasyon var. Ama bunun üstünde, bunun ötesinde bir şey var. O da; bu insanlar, Almanya'nın göç ile ilgili kültürünü, yabancılara karşı tutumunu değiştirmek istiyorlar."

Gönüllüler arasında göçmenlerin oranı yüksek

Dr. Serhat Karakayalı araştırmada dikkat çeken diğer önemli tespitleri şöyle aktarıyor: "Son üç dört yıl içinde ilgilenenlerin bu kadar artmasını ilginç bulduk. Ayrıca gönüllülerin yüzde 70'den fazlası kadınlardan oluşuyor. Yine gönüllülerin profiline baktığımızda ebeveyni ya da kendisi göçmen olanların oranının ortalamadan biraz daha yüksek olduğunu gördük. Bu da bizim için ilginç bir tespitti."

Karakayalı ayrıca gönüllüler arasında büyük kentlerde yaşayanların, yüksek öğrenim görenlerin ve göçmenlerle yakın ilişkide olanların oranın yüksek olduğunu da ekliyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Özlem Coşkun / Berlin

Reklam