′AB′nin değerleri Akdeniz′de battı′ | BASIN | DW | 18.03.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

'AB'nin değerleri Akdeniz'de battı'

AB-Türkiye zirvesi ve mülteci pazarlığı Avrupa basınında da geniş yer alıyor.

Muhafazakâr Norveç gazetesi ‘Aftenposten':

“Şimdiye kadar, Türkiye ile kapsamlı anlaşmayı konu alan zirve gibi birbiriyle çelişen çıkarların çarpıştığı başka bir AB zirvesi olmamıştı. Avrupa, Türkiye söz konusu olduğunda iletişimin iki anlamlaştığının farkına varmalı. Türkiye bir yanda Batılı destekçi ve İslam dünyasına açılan yararlı bir kapı sayılıyor. Diğer yanda ise Bizansvari ve hesaplanamaz olduğu söylenip, ‘en iyisi onu dışarıda bırakmak' deniliyor. AB zirvesindeki hukuki ve pratikle ilgili sorular uzayıp gidiyor. Ama hiçbiri siyasi iradeyle çözüme kavuşturulamayacak cinsten değil.”

Bölgesel Fransız gazetesi ‘Le Republicain Lorrain':

“28 AB ülkesinden, rahatını bozmamak ve radikallerin renklendirdiği seçmen kitlesini darıltmamak için Türk padişahının metotlarına göz yumması isteniyor. Bedel yüksek, ama bu ücreti Avrupa'nın kapısındaki bekçisi istiyor. Bu ürkütücü pazarlıkta kabul edilmesi mümkün olmayan Türkiye'nin tutumu değil, son değerlerini de Akdeniz'de batıran Avrupa'nın davranış şeklidir.”

‘De Morgen' adlı Belçika gazetesi:

“Brüksel'de mültecilerin geri gönderilmesiyle ilgili temel anlaşmanın AB ile Türkiye arasındaki pazarlık sürerken, Türkiye'nin sığınmacı merkezleri çoktan hazırdı. Çünkü anlaşma yeni sayılmaz. 2013 Aralığında AB Komisyon üyesi Cecilia Malmström ile zamanın Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında mülteci hareketleriyle ilgili mutabakat sağlanmıştı. Türkiye, topraklarından AB'ye geçen kaçak mültecileri geri almayı taahhüt etmişti. Karşılığında Türk vatandaşları AB ülkelerine vizesiz seyahat edebileceklerdi. Şimdi pazarlığı yapılan mutabakat bu uzlaşmayı temel alıyor. Tabii mali desteğin tutarı oldukça arttı. Vize serbestisinin başlayacağı tarih de öne alındı. AB aynı zamanda, Türkiye'ye gönderilecek her bir sığınmacı karşılığında Türkiye'den bir Suriyeli mülteciyi almayı da kabul etti.”

Alman ‘Bild' gazetesi:

Angela Merkel ısrarla ‘Avrupa bünyesindeki çözüme' Türkiye'yi de dahil etmek istiyor. Bu ahlâki bakımdan temiz bir uzlaşma olamaz: Cumhurbaşkanı Erdoğan demokratik özgürlükleri ayaklar altına alıp halkının bir kısmıyla savaşıyor. Otokratlaşmak istediği anlaşılıyor. Aynı zamanda mülteci krizindeki kilit konumundan da sonuna kadar yararlanmaya çalışıyor. Eleştiriler ne kadar haklı da olsa, horlamak ve görüşmeleri kesmek olmaz. Türkiye, başka devletleri de derinden sarsacak boyuttaki terörle mücadele ediyor. AB üyesi olan münferit Doğu Avrupa ülkelerinin hükümetleri de demokrasilerine kendilerine göre yeniden şekil vermeye uğraşıyorlar. Haklı nedenlerle Doğu Ukrayna'nın barışa kavuşturulması için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile masaya oturulmasını doğru bulan, Türkiye ile anlaşmaya varılmasına itiraz etmemelidir. Türkiye, sadece mülteci kriziyle sınırlamaksızın, AB'nin ortağı olarak kalmalıdır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Reklam