AB nükleer kaçakçılığa göz açtırmıyor | AVRUPA | DW | 12.05.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB nükleer kaçakçılığa göz açtırmıyor

AB, nükleer madde kaçakçılığına karşı mücadelesini sertleştirdi. Almanya’nın Karlsruhe kenti yakınlarında açılan Avrupa Nükleer Güvenlik Eğitim Merkezi bu mücadelede önemli bir rol üstleniyor.

Radyasyon alarmı! Tatbikat amacıyla kullanılan kamyon, radyasyon ölçüm dedektörlerinin entegre edildiği kontrol noktasından geçerken alarm veriyor. Alarmın nedeni, kamyonun yüksek miktarda gama ışını yayması.

Yasadışı nükleer ve radyoaktif madde kaçakçılığı ile mücadele amacıyla kurulan Avrupa Nükleer Güvenlik Eğitim Merkezi EUSECTRA'daki eğitimlere katılanlar yüksek miktarda radyasyon yayıldığını tespit edince kamyonu durduruyor. Fakat esas zorlu kısım bundan sonra başlıyor. Radyasyonun kaynağı ve miktarı nedir? Yanlış bir alarm olabilir mi, yoksa biri nükleer silah yapımında kullanmak amacıyla plütonyum kaçakçılığı mı yapmaya çalışıyor?

EUSECTRA'da proje yöneticisi olarak tatbikatı kontrol eden Klaus Mayer şunları söylüyor: “Böyle bir durumda kişiler ile maddeleri ayırarak, daha ayrıntılı bir incelemede radyasyonun kaynağının ne olduğunu bulmaya çalışıyoruz.”

Denetçiler, kamyonun her köşesini didik didik arıyor. Ellerindeki ölçüm cihazları sürekli alarm veriyor. Çok geçmeden radyasyon kaynağı tespit ediliyor. Kaynak, sınırlar içerisinde uranyum değerlerine sahip olan bir çuval yapay gübre.

Bu türden bir yanlış alarm, nükleer denetçilerin günlük kontrollerinin bir parçası. Ancak buna rağmen denetçilerin her alarmda müdahale edebilecek durumda olması, radyasyonun kaynağını güvenilir ve hızlı bir şekilde tespit edebilmesi gerekiyor. Zira yanlış tahminlerin ya da özensiz kontrollerin nükleer silah üretiminde kullanılabilecek plütonyumun yanlış ellere geçmesine sebep olabileceği ifade ediliyor.

En zorlu alanlarından biri

Nükleer maddelerin hızla yayılması nedeniyle pek çok güvenlik uzmanı, nükleer tehlikelere karşı yürütülen mücadelenin 21'inci yüzyılın en zorlu alanlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Avrupa Nükleer Güvenlik Eğitim Merkezi'nde proje yöneticisi olarak çalışan Klaus Mayer, uluslararası terörizm kavramının altını çiziyor. Mayer, 11 Eylül olaylarından bu yana terörizm sorunun güvenlik birimleri tarafından daha farklı algılandığını belirtiyor: “Pek çok ülke, nükleer madde kaçakçılığının önüne geçmek için çabalarını hızlandırdı. Bu amaç doğrultusunda buradaki eğitim merkezi çok büyük bir katkı sağlıyor.”

Avrupa Birliği Almanya'nın Karlsruhe kenti yakınlarındaki bu merkeze toplam 2 milyon 300 bin euro tutarında yatırım yaptı. Klaus Mayer, merkezde pek çok olası senaryoya karşı tatbikatlarla hazırlık yapıldığını söylüyor.

Binaya girmek zor

Bu tatbikatların bir kısmı da bina içerisinde yapılıyor. Ancak binaya girebilmek için birçok güvenlik engelini aşmak gerekiyor. Özellikle merkezin kalbi konumundaki laboratuvar sıkı güvenlik önlemleri ile korunuyor. İçeri sadece özel kimlik sahipleri girebiliyor. Binada cep telefonu kullanılması yasak, içeri girenler vücut tarayıcıları ile kontrolden geçiriliyor.

Sıkı güvenlik önlemlerinin nedeni ise burada eğitim amaçlı radyoaktif madde depo edilmesi. Radyoaktif bulaşma tehlikesine karşı su ve tuvalet de bulunmuyor. Klaus Mayer, bu merkez kurulmadan önce hiçbir AB üyesi ülkenin uranyum ya da plütonyum ile tatbikat yapma imkânı tanımadığına dikkat çekiyor: “Biz burada AB üyesi ülkelerin çalışmalarına ilave olarak, yalnızca onlar için değil, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gibi AB dışından da ortakların işine yarayabilecek ilginç şeyler sunabiliriz.”

Uluslararası ortakların ilgisi de oldukça büyük. EUSECTRA'nın nisan ayı ortalarında açılmasından bu yana Kuzey ve Orta Afrika, Asya ve Avrupa ülkelerinden buradaki eğitimlere talep var. Merkezdeki eğitimlere ilgi gösteren ülkeler farklı da olsa hepsinin ortak hedefi nükleer madde kaçakçılığın zamanında ortaya çıkarılması.

©Deutsche Welle Türkçe

Ralf Bosen / Başak Özay

Editör: Banu Wöltje

Reklam