AB ile ilişkileri nasıl etkiler? | AVRUPA | DW | 27.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB ile ilişkileri nasıl etkiler?

Türkiye’de yaşanan siyasi çalkantılar Avrupa’nın da gündeminde. Çok sayıda medya organında Türkiye ile ilgili yorumlar göze çarparken, AB ile sürecin gelişmelerden nasıl etkileneceği merak konusu.

Türkiye'deki gelişmeler Avrupa'da da yakından takip ediliyor. Noel günlerindeki sakinliğe rağmen, Türkiye'yi sarsan rüşvet ve yolsuzluk skandalı uluslararası medya kuruluşlarının manşetlerini süsledi.

Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, İngiliz The Telegraph gazetesine sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan'ı uyararak, AB'nin temel ilkelerinden biri olan yargı bağımsızlığının güvence altına alınması ilkesinin doğrudan ihlâl edildiğini kaydetmişti. Açıklamada, “Emniyet müdürlerinin görevden alınmasını da içeren son gelişmeler, soruşturmanın bağımsızlığı, verimliliği ve nesnelliğinin yanı sıra kuvvetler ayrılığı ilkesi konusunda da ciddi endişelerin oluşmasına neden olmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öte yandan Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda'nın twitter üzerinden üç bakanın istifasına ilişkin yorumu da büyük yankı uyandırdı.

Ses dosyasını dinle 04:55
Şimdi canlı
04:55 dk

'Yargı politize olmuş durumda'

Swoboda twitter hesabında, “Belki de Türkiye'nin daha az otokratik ve diyaloğa daha açık yeni bir başbakana ihtiyacı vardır” mesajı yayınladı.

Türkiye karşıtı çevreler kullanabilir

TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Avrupa Birliği Temsilcisi Bahadır Kaleğası, DW Türkçe'ye değerlendirmesinde, “Türkiye kendi içinde belli bir çalkantılı dönemden geçiyorken, en önemli milli çıkar konularından biri olan AB süreci de olumsuz etkileniyor ve hızla toparlamazsa, Türkiye aleyhine olan çevreler bunu istismar ederek kullanabilecekler” uyarısında bulundu. Avrupa Birliği açısından bakıldığında ise AB'nin Türkiye politikasının eksikleri olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Kaleağası, “AB Komisyonu Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti ve yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı gibi konularda, şimdiye kadar gerekli derin analizi yapmamış. Ortaya çıkan konulardan biri de bu. Türkiye'de demokratikleşmeyi ve de Türkiye'nin AB standartlarında daha yüksek bir konuma gelmesini itekleyen, buna enerji veren, güç veren bir AB vardı bir dönem. AB bu özelliğini kaybetmiş gözüküyor” sözleriyle AB'yi eleştirdi.

Yeni AB Bakanı

Rüşvet ve yolsuzluk skandalında adı geçen dört bakandan biri olan Eski AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın revizyon sonrası kabine dışında kalması ve yerine Mevlüt Çavuşoğlu'nun getirilmesi, uluslararası politika, özellikle de Türkiye-AB ilişkileri açısından yeni bir dönemin habercisi oldu. Zira 2010-2012 Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı olarak görev yapan Başkanı Çavuşoğlu, AB’yi oldukça yakından tanıyan bir isim. TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Avrupa Birliği Temsilcisi Bahadır Kaleğası değişikliğe ilişkin olarak, “Zaman zaman siyasette değişiklikler olağan.

Ses dosyasını dinle 04:53
Şimdi canlı
04:53 dk

'Kabine değişikliği Erdoğan'ı kurtaramayacak'

Devlet politikası açısından değişiklik ifade edecek bir bakanlık değişikliği değil, dolayısıyla devamlılık olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu AB'ye eleştirel bakan bir isim

Düşünce kuruluşu Avrupa İstikrar İnisiyatifi'nden (ESI) Türkiye uzmanı ve siyasi analist Ekrem Eddy Güzeldere ise DW'ye yaptığı açıklamada, “Egemen Bağış son aylarda Türkiye'nin adaylığı için değil, adeta adaylığına karşı çalışmakla biliniyordu. Başlarda Brüksel ve Washington'da mevcut olan olumlu imajına Gezi protestoları sırasındaki açıklamalarıyla ciddi bir zarar verdi. Onun yerine Brüksel'de ve özellikle de Avrupa Konseyi'ndeki çalışmalarından dolayı Strasbourg'da iyi tanınan Mevlüt Çavuşoğlu getirildi. Ancak Çavuşoğlu da AB'ye eleştirel bakan tutumuyla tanınıyor. Türk tarafından AB konusunda yeni bir hamle beklemek biraz güç” sözleriyle değerlendirdi.

Güzeldere, rüşvet ve yolsuzluk skandalı çerçevesinde yaşananların yurt dışındaki Türkiye imajına zarar verdiğini belirterek, krizin uzun sürmesi halinde bunun Türk demokrasisi hakkında olumsuz düşüncelerin oluşmasına yol açacağı değerlendirmesinde bulundu.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Başak Özay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam