30.11.2012 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 29.11.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.11.2012 - Alman basınından özetler

BM’deki Filistin oylaması ışığında AB ve Almanya’nın Ortadoğu politikası ve Yunanistan'ı iflastan kurtarma çabaları, Alman basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Filistin’in ‘gözlemci kuruluş’ statüsünün ‘üye olmayan gözlemci devlet’ konumuna yükseltilmesi için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, Almanya çekimser kalmayı tercih etti. Frankfurter Rundschau gazetesi, oylama ışığında Merkel hükümetinin dış politikasını ele alıyor:

“Filistin’in BM statüsünün yükseltilmesine İsrail’in şiddetle karşı çıkması, iyi bir şey değil ama yine de belirleyici olan bu değil. Zira Berlin 2008 yılında Kosova’nın bağımsızlığını tanımak için Sırbistan’ın onayını bekleme gereği duymamıştı. Ama Filistin konusunda Başbakan Angela Merkel farklı bir karar verdi. Bu karar yanlış bile olsa Merkel, ikinci iktidar döneminde nadir görülen bir şey ortaya koydu: Gerçek bir dış politika! Yani kişisel beğeniler, güncellik veya Almanya’daki kamuoyu yoklamalarına göre değil, aksine stratejik çıkarları göz önüne alan bir dış politika izledi.”

Der Tagesspiegel gazetesinin aynı konuya ilişkin yorum ise şöyle:

“Alman dış politikası! Bu kavramın anlamına yakışır bir politika var mı gerçekten? Goethe “geçti gitti” aptalca bir ifade diyor. Ancak hem Yeşiller ile Sosyal Demokratlar iktidarında hem de Hrıstiyan Birlik Partileri ile liberaller iktidarında yaşananlar, sadece Dışişleri Bakanlığı’ndakileri değil çoğu kişiyi dehşet içinde bırakıyor. Dışişleri Bakanlığı’nın bu şekilde değer kaybetmesi, yakında ne içeride ne de dışarıda telafi edilemeyecek hale gelecek. Bugün artık kimsenin önemli bir konuda Dışişleri Bakanlığı’na daha doğrusu Dışişleri Bakanı’na bir şey sormasına gerek yok. Zira onun tutumu, eğer tutum gerekiyorsa tabii, çekimserlik. Ama bu bir tutum değildir. Karasızlığı akıllıca bir politikaymış gibi kullanmak, değer kaybetmekten de kötü olabilir.”

Stuttgarter Zeitung ise Ortadoğu’ya yönelik dış politikada ortak bir Avrupa yaklaşımının gerekliliğini, yorum sütunlarına taşıyor:

“Almanya’nın Ortadoğu’daki etkisi hiç de az değil; yine de Alman diplomasisi bölgede tek başına bir şey değiştiremez. Ancak ortak bir Avrupa dış politikası bölgede ilerleme kaydedilmesini sağlayabilir. Ve bölgedeki sorunlara ortak bir Avrupa yaklaşımı kaçınılmazdır. Çünkü ABD, bölgeye olan ilgisini belirgin bir şekilde kaybediyor ve bölgedeki dengeleri korumada gelecekte Avrupa’nın kendi başına kalacağı Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu, giderek Avrupa’nın dış avlusu olarak görmeye başlayacak. Washington’un ilgisi çoktan Pasifik Bölgesi’ne kaydı.”

Basın turumuzu Nordwest Zeitung gazetesinin Yunanistan’ı iflastan kurtarma çabalarına ilişkin yorumu ile noktalıyoruz.

“Dramatik ölçülere varan kamu borcu ile Atina’nın taze paraya olan ihtiyacının bir türlü bitmeyeceği acı bir gerçek. Aksine önümüzdeki yıllarda bu borç dağ gibi büyüyecek ki, 2020 yılında toptan eritilsin diye. Bu olay akışı içerisindeki dönemde ise Alman vergi mükellefleri Yunanistan bütçesine doğrudan ödeme yapmaya devam edecek. Sonuç belirsiz. Yunanistan’ı iflastan kurtarmak, giderek boyun eğmek ile ülkenin iflasının daha fazla milyarlara mal olacağından duyulan büyük korku arasında kör bir uçuşa benziyor. Hangisini tercih etsek acaba?”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Başak Sezen

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

  • Tarih 29.11.2012
  • Anahtar kelimeler t
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link https://p.dw.com/p/16st0
  • Tarih 29.11.2012
  • Anahtar kelimeler t
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link https://p.dw.com/p/16st0
Reklam