29.04.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 29.04.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

29.04.2013 - Alman basınından özetler

İtalya'da yeni hükümetin kurulması, Alman Yeşiller Partisi'nin kongresi ve Bayern Münih futbol kulübünün başkanı Hoeness'in adının karıştığı vergi skandalı, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

İtalya'da Başbakan Enrico Letta liderliğindeki yeni merkez sol koalisyon hükümeti hafta sonunda yemin ederek görevine başladı. Yemin töreni yapıldığı sırada başbakanlık binası önünde iki saldırgan etrafa ateş açarak üç kişiyi yaraladı, ancak olayın münferit bir eylem olduğu açıklandı. Dresdner Neueste Nachrichten adlı gazetenin konuya ilişkin yorumunda şu görüşler yer alıyor:

“Hükümet binası önünde ateş açılmamış olsaydı, dün neredeyse İtalya'nın normalleşme yolunda olduğunu düşünebilirdik. Anlaşıldığı kadarıyla iki büyük parti, merkez sol Demokrat Parti (PD) ile merkez sağdaki Özgürlükçü Halk Partisi (PDL) nihayet ülkenin realitesine boyun eğdiler ve başka bir seçenek de olmadığı için bu koalisyon hükümetinde uzlaştılar. Ne var ki dünkü kurşunlama eylemi olmasaydı bile bu hükümetin normalleşme ile bir ilgisi olduğu söylenemez. Zira hükümet siyasî anormalliği kişiselleştirmiş olan Silvio Berlusconi'ye bağımlı durumda.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un aynı konudaki yorumunda, İtalya'da yeni hükümetin kurulmasının Avrupa'ya olası yansımaları analiz ediliyor:

“Başbakan Letta daha hükümet kurulmadan Avrupa politikalarına ilişkin pozisyonunu belirlemişti. Letta tasarrufta yoğunlaşan politikaların çıkmaz yol olduğunu savunuyor ve bu görüşle Euro Bölgesi'nin kurtarılması için Almanya'nın sunduğu reçetelere gittikçe daha belirgin bir biçimde karşı koyan -Fransa dahil- diğer güney AB ülkelerinin pozisyonunu güçlendirmiş oluyor. Oysa ki aslında bu politikalar çoktan gevşetildi. Önce Avrupa Merkez Bankası'nın para politikaları sayesinde, şimdilerde de AB Komisyonu'nun borçlu konumdaki ülkelere malî iyileştirme planlarını uygulamada daha fazla zaman tanımasıyla… . Aradan geçen zaman sonunda Berlin'de de artık vurgu (tasarruftan çok) ekonomik büyümeye yapılıyor. Ancak ekonomik büyüme için Başbakan Letta'nın kendi ülkesinde temel ön şartları oluşturması önündeki en büyük hedef olarak duruyor. Letta'nın başarısı bu hedefi ne ölçüde tutturabildiğine göre ölçülecek.”

Alman Yeşiller Partisi hafta sonunda 800 delegenin katılımıyla düzenlediği kongrede, sonbahardaki genel seçimler öncesinde parti programını belirledi. Yeşiller yeni programlarıyla hem çevreci, hem de sosyal hedefleri öne çıkartıyorlar. Stuttgarter Nachrichten gazetesinin kongreye ilişkin yorumunu okuyoruz:

“Eğer Yeşiller yeniden muhalefete düşmek istemiyorlarsa, hem Sol Parti'ye, hem de Hrıstiyan Birlik partilerine açık olmaları gerekiyor. Almanya'da Sol Parti, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller'den oluşacak bir ittifak, sosyal demokratlarla Yeşiller açısından çok kolay olmaz, ama toplumun merkez sol çizgide olması nedeniyle istikrar sağlayıcı bir faktör olarak kabul görebilir. Yeşiller Partisi, bünyesindeki her üyenin ekonomiye, malî ya da toplumsal politik gelişmelere ilişkin ortaya attığı görüşlerle seçmene hoş görünmeyebilir, ama parti gerçeklerin üstesinden nasıl geleceğini de öğrenmiş durumda. Yeşiller'de tezler ve görüşler, üzerlerinde görüşmek için masaya yatırılıyor – seçmenden korkulduğu için çekmecelere kapatılmıyor.”

Almanya'da Bayern Münih futbol kulübünün başkanı Uli Hoeness'in adının karıştığı vergi skandalı ve genel olarak hükümetlerin vergi politikaları gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel adlı gazeteden seçtiğimiz yorumun eleştiri okları yine Hoeness'e çevrili:

“Geçen zaman sürecinde kumarcı Hoeness'in türbo kapitalizmin mekanizmalarını, sporda centilmence yarıştan daha iyi kavradığı ortaya çıkıyor. Bencilliğin ve hatta vicdansızlığın, iyi bir insan olduğu varsayılan Hoeness'e hiç de yabancı olmayan özellikler olduğu anlaşılıyor. Ama şimdi bunun sonu geldi. Hoeness şimdiye kadar hep saldırı pozisyonundaydı, onun için de affedilmeyi beklemesin. Artık sosyal politik konularda görüş belirtmeye yeltenmesin, çünkü o zaman masalcı amca diye alaya alınacaktır. Uli Hoeness, kendi eliyle ağzını tıkadı. Ne var ki oyun henüz bitmedi.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam